"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Hayvan katili olmayalım

HAYVANSEVERLER Türkiye’de ayaklanmış durumda. İktidar, hayvanlarla ilgili yasayı değiştirmek istiyor.

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nı, Meclis’in yeni döneminde gündeme sokmak istiyor. Çok soru geliyor akla, iktidar hayvan haklarına neden saygı göstermez?
Prof. Dr. Mirat D. Gürol bir yazı gönderdi. 36 yıldır ABD’nin çeşitli bölgelerinde yaşayan Gürol, köşemize gönderdiği yazıda dersler veriyor:
“Hayvan haklarının en yüksek seviyede korunduğu zannedilen bu ülkede meta olarak görülen kedi ve köpeklerin üretim ve satışlarının teşvik edildiğine, her AVM ve sokak başında petshop’larda satışa sunulduğuna, üretim fazlasının ve terk edilmiş hayvanların ise barınaklara toplanıp buralarda sürekli olarak imha edildiğine ve variller dolusu cesetlerinin yakıldığına şahit oldum. Sokaklarında kedi ve köpek görmediğiniz çoğu Avrupa ülkesi için de durum aynıdır.
Son 3 yıldır, 2004’te (İÜ Hukuk Fakültesi’nden 548 sayfalık ‘Hayvan Hakları’ kitabını Türkiye’ye kazandıran Prof. İsmet Sungurbey’in adını unutmayın!) çıkarılan bir kanun sayesinde sokaklarında kısırlaştırılıp aşılanan hayvanların yaşamasına müsaade edilen ülkemde yaşamaktayım. Tarihi boyunca mağdur hayvanları için vakıflar kuran ve köşe başlarında sokak hayvanlarını besleyen bir toplum içinde olmaktan da çok memnunum. Ancak hükümetin hazırladığı 11 Eylül 2012 tarihli bir tasarı Batı ülkelerinin etkisinde kalarak sokaklarımızda kedi ve köpek kalmamasını sağlamak için kaleme alınmış görünmektedir.”
HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
Prof. Dr. Mirat D. Gürol tepkisine devam ediyor:
“Bu tasarı şu anda mevcut olmayan ve gelecekte de teknik ve ekonomik nedenlerle olması imkânsız ‘Doğal Yaşam Alanları’nda sokak hayvanlarının toplatılmasını öngörmektedir. Sadece İstanbul’da 150.000’in üstünde ve Türkiye çapında milyonlarca sayıdaki sokak köpeğinin hangi alanlara konulacağı, bakım için kaç veteriner ve bakıcı gerekeceği ve mamaları ve aşıları ile kaç trilyon liralara mal olacağının hesaplanmadığı ve bu yüzden uygulanmasının imkânsız olduğu bu yarım yamalak tasarı Meclis’e sunulmayı hak etmemektedir. 
Sorulması gereken mevcut olan az sayıdaki bakımevlerinde 100 hayvanı açlıktan ve bakımsızlıktan öldüren belediyelerin yüz binlerce hayvanı nasıl toplayıp nereye koyacakları ve nasıl besleyecekleridir? Bu tasarı kanunlaşırsa kapılarımızda bir lokma ekmekle baktığımız kedi ve köpeklerin toplanarak Doğal Yaşam Alanı denilen şehir dışı bölgelere yığılacağı, bakımsızlık ve hastalıktan birbirlerini yiyerek ölecekleri açıktır.
Bu ülkede yıllardır uygar bir topluma yakışır bir hayvan hakları yasası çıkarmak için uğraşan sivil toplum örgütlerinin fikirleri alınmadan, hayvan üretimi, satışı ve kanunsuz ithalatının durdurulması yerine hayvanların toplatılıp ölüme terk edilmesi teklifini teessüfle karşılıyorum.”
İtirazı olan var mı?
Yasayı durdurmak, seslerini duyurmak isteyen hayvanseverler yarın saat 14.00’te farklı şehirlerde eylemler yapacaklar.

GÜNÜN SÖZÜ

“İktidar kirletir, mutlak iktidar mutlaka kirletir.”
(Michael Bakunin)

Frankfurt’ta 100. yılın acısı

BALKAN Savaşları’nın 100. yılı anısına düzenlenen etkinliklerden biri, Rumeli Balkan Federasyonu Almanya Temsilcisi Frankfurt Rumeli Balkan Türkleri Derneği tarafından 27–30 Eylül tarihleri arasında Frankfurt’ta gerçekleştirilecek. Bugünkü panelde Prof. Dr. İlber Ortaylı, Av. Özcan Pehlivanoğlu, gazeteci–yazar Nevval Sevindi, E. Alb. Süheyl Çobanoğlu ve Doç. Dr. Murat Hatipoğlu konuşma yapacak. Frankfurt Rumeli Balkan Türkleri Derneği Başkanı Hüseyin Adalı yaptığı açıklamada “Avrupa Türkleri olarak atalarımızın geldiği topraklarda yaşanmış olan Balkan Savaşları’nın 100. yılına kayıtsız kalamazdık. Biz Avrupa Türkleri, ancak tarihimize, kültürümüze ve dinimize bağlı kalırsak varlığımızı sürdürebiliriz. Amacımız Avrupa’da yaşayan Rumeli, Balkan, Trakya insanına milli şuur vererek manevi değerlerimizi korumak. Bu vesile ile Avrupa’daki hemşerilerimizi ve Avrupa Türklerini birliğe ve beraberliğe davet ediyoruz” dedi.
Ayrıca, eski Devlet Bakanı Rıfat Serdaroğlu da ‘Ortadoğu’da Sıcak Gelişmeler... Türkiye Nereye Koşuyor?’ konulu bir konferans verecek.
(Bilgi 0049-0172-6083525)

İnsanlık lafta kaldı

YEĞENİ kadın döver /‘Aferin’ der dayısı /Şenlikte(?), kutlamada(!) /Kim vurduya giderler /Yoldan gelip geçenler /Silah tutuşturulur /Kalem tutan ellere /Kan bulaşır güllere /Teröre kurban olur /Anasının kuzusu /İnsanlık rafa kalktı /Budur işin doğrusu /Gittikçe çoğalıyor /Ayıların sayısı   Erhan TIĞLI

Balyoz cezası neden verildi

DARBEYE eksik teşebbüsten 20 yıl ceza aldılar, yani subaylarımız beceriksizliklerinin cezasını çekiyor. İnsanlar başarısız olduklarında kesinlikle cezalandırılır. Ya işinden olur, ya sınıfta kalır, ya para kaybeder vs. Kesinlikle başarısızlık cezalandırılır. Subaylarımız darbeye teşebbüs ettikleri için değil, darbeyi beceremedikleri için cezalandırıldılar. Bence bu seviyeye gelmiş subayların darbeyi becerememesi beceriksizliktir. Olağanüstü mahkemelerimiz olağanüstü ceza vermekte haklıdır!
Hasan ANARAL

Hangi güç ama neyin gücü!

AKP, kurultay nedeniyle bütün bilboardlar’ı afişlerle doldurmuş.
Dikkat çeken, ‘Büyük millet’,
‘Büyük güç’, ‘Hedef 2023’.
Genelkurmay Başkanlığı bir süre önce ‘Güçlü ordu, güçlü Türkiye’ sloganını kullanıyordu.
Gerçekten güçlü millet olmak mı, güçlü ordu mu önemli?
Sınır mı önemli, çok çocuk yapmak mı?
Balyoz’la her şey dağıtıldı.

Biliyor musunuz

İSTANBUL Kadın Kuruluşları Birliği’nin düzenlediği, İstanbul Baro Başkanı Doç. Dr. Ümit Kocasakal’ın konuşacağı söyleşinin bugün 11.00-13.00’te Beşiktaş Akatlar Kültür Merkezi’nde yapılacağını...

X