Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hayri Çetinkaya: Piyasada paket hüsranı

Hayri ÇETİNKAYA

Hükümetin açıklayacağını önceden ilan ettiği ekonomik paket dopingini hafta içinde alan Borsa, dün paket açıklanmayınca tam bir hüsran yaşadı. Dün hisse senetlerinin ortalama yüzde 1.5 değer kaybetmesiyle birlikte Borsa haftayı 5.676 puandan kapattı.

BAŞBAKAN Bülent Ecevit'in dünkü Bakanlar Kurulu'na getireceklerini söylediği ekonomik paketin açılmaması, piyasalarda da huzursuzluk yarattı. Ecevit'in dün sabah Bakanlar Kurulu toplantısı öncesinde, yetiştiremedikleri için ekonomik paketin Bakanlar Kurulu'nda görüşemeyeceklerini açıklaması, piyasalarda hayal kırıklığı yarattı.

Bu açıklama ile birlikte borsada satışlar artarken, bono faizleri de gelen satışlarla yükselmeye başladı. Gün boyu devam eden satışlarla borsa, günü 87 puan kayıpla 5 bin 676 puandan kapattı. Hisseler ortalama yüzde 1.5 oranında eridi.

PÜRÜZ KAYGILARI

Ekonomik paketin dün açıklanmaması, piyasalarda hükümet ortakları arasında pürüz olduğu yolunda endişeleri de artırdı.

Borsa kulislerinde önce, ortakların sadece, ekonomik pakete ilişkin vergi erteleme ve faiz geliri beyanına ilişkin bazı konularda anlaşamadığı konuşulmaya başladı.

Öğleden sonra ise anlaşmazlığın boyutlarının daha büyük olduğu duyulmaya başladı. DSP Milletvekili Uluç Gürkan'ın, ANAP Lideri Mesut Yılmaz'la ilgili değerlendirmelerinin yanısıra, DSP'li bazı milletvekillerinin ANAP'ın kamuda kadrolaşma faaliyetlerine ilişkin eleştirileri, hükümette kavganın büyüdüğünü açık bir göstergesiydi.

Piyasalarda hükümet ortakları arasındaki kavga için ortaya atılan bir iddia da, MHP'nin Türk Telekom yönetimini tamamen kendisine geçmesinde ısrar etmesiyle ilgili. Piyasada konuşulanlara göre, MHP'nin, özelleştirme adına, Türk Telekom'un yönetim kurulunda üye olarak bulunan Özelleştirme İdaresi Başkanı Uğur Bayar'ın ayrılmasında ısrar etmesi, hükümet içindeki pürüzleri büyütüyor.

Hükümet ortaklarının, daha bir iki ay bile geçmeden partizanlığı ön plana çıkarmaya kalkışması ile piyasaya yansıyan uyumlu hükümet imajı da yara almaya başladı. Eğer ortaklar böyle devam ederse, reformların gerçekleşmesi bir yana, bir süre sonra tekrar hükümetin geleceği tartışılamaya başlanır. Böyle bir durumun piyasalara nasıl yansıyacağını kestirmek zor değil.

Türkiye IMF ile ekimde

anlaşma imzalayabilir

PİYASADA paketin açıklanmasının yarattığı hayal kırıklığı yaşanırken yurtdışından olumlu bir mesaj geldi. Credit Swisse First Bostan (CSFB) Bankası'nın uzmanlarınca hazırlanan bir raporda, Türkiye'nin ekim ayında IMF ile bir anlaşmaya varmasının beklendiği belirtiliyor.

CSFB'ın gelişmekte olan piyasalara dönük hazırladığı haftalık bültende yeralan değerlendirmede, bono ve borsanın, hükümetin IMF'nin öne sürdüğü koşulları gerçekleştirme yolunda attığı adımlar sonrasında bir ralliye girdiği belirtilerek, ‘‘IMF ile anlaşmaya ekim varılmasını bekliyoruz’’ denildi.

Hükümet ortaklarının sosyal güvenlik reform tasarısı üzerinde anlaşmaya varmasının önemini vurgulayan CSFB, yasanın IMF'nin ana koşulunu karşılayacağına yer verdi. CSFB, ‘‘yasa, kısa sürede sağlayacağı mali etkiden çok, hükümetin popülist olmayan ancak önemli yapısal reform önlemlerini alma yeteneğini ortaya koyması açısından önemlidir’’ dedi.

Gecelik repo yüzde 55'e indi

BORSA'nın yanısıra, bono cephesinde de dün öğleden sonra hükümet içindeki uyuşmazlık endişelerinin ağır bastığı gözlendi. Önceki gün yüzde 91'e gerileyen bono faizleri 1-2 puan artarak yüzde 93'e yükseldi.

Bono ve borsadaki olumsuzluğa karşın, interbankta gecelik oranlar düşüşteydi. Birkaç gündür memur maaş ödemelerinin de etkisiyle, yüzde 70'lerin üzerine çıkan gecelik faiz ve repo oranları, dün yüzde 60'ın da altına geriledi.

Nakit açısından rahatlayan piyasada gecelik repo, kapanışta yüzde 55'e kadar gerilediği gözlendi. Aslında Merkez Bankası, dün repoda alım yaparak, oranların daha aşağılara yüzde 50'ye kadar düşmesini önledi. Gecelik oranlardaki hızlı düşüş dövize talebi artırdı.

Bu gecelik oranlarla dövizi fonlamanın karşılığı çok düşük olması, bankaların dövize yöneltti. Bunun üzerine Merkez Bankası da bankaların dövize olan bu talebine karşı, döviz interbankında dolar satarak cevap verdiği gözlendi.



X