"Melike Karakartal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melike Karakartal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melike Karakartal

Hayret ediyorum!

Birilerinin başarısızlığını/şansızlığını kendisine başarı kapısı olarak algılayanlara:

Çarşamba günü Yüksek Sadakat, Eurovision’da finale kalamadığında, Twitter’da birtakım popçularımızın kopardığı gürültüye hayret etmemek elde değil. “Bence Eurovision’a seneye sen katılmalısın” diyen hayranlarının sözlerini retweet edenler mi dersiniz, “Ben demiştim, olmaz o iş” diyenler mi... O bir kenara, insan niçin kendine gelen övgüleri durmadan retweet eder ki? 
- ÖSYM’nin bitmek tükenmek bilmeyen bombalarına:
Kendileri için her gün “sana diyecek sözümüz tükendi” diyoruz ama durmaksızın yeni bombalar patlatmaktalar. Şimdi de boş kağıda 420 puan vermişler sağ olsunlar. Ah sen neredeydin ben lisedeyken a ÖSYM. Acaba, diyorum, bu Eurovision’da onların parmağı mı var. Öyleyse yani, bilemiyorum, bence birinci olmuştuk ama ufak bir teknik sorun filan oldu. Bence itiraz edelim. Umarım Eurovision Müdürlüğü itiraz başına 5 lira istemez.
- Survivor’cıların kavgalarına:
Sen git binlerce kilometre uzağa ama memleketindeki alışkanlıklarını tropikal adaya götür. Madem böyle yapacaktınız, evinizde oturaydınız, dedikodunuzu kavganızı burada yapaydınız a Survivor’cılar. Şöyle iki yüzün, güneşlenin, balık avlayın, ne bileyim. Hadi bir evde tıkılsan anlarım da, gitmişsin güzelim tropik adaya, tadını çıkarsana... Bol güneş, güzel hava, nefis bir deniz, varsın “lüküs hayat” olmayıversin, yemekler bir öğünle geçiştiriliversin. 
- Siyasetçilerin hakaretlerinden, seks kasetlerinden:
Böyle siyaset olmaz olsun arkadaş. Birbirine zeka yoksunu hakaret edenler mi dersiniz, ortalara dökülen seks kasetleri mi dersiniz... Acaba ne zaman karşılıklı bağrışmanın, çamur fırlatmaların, kasetlerin vatandaş tarafında sandıkları gibi bir etki yaratmayacağını anlayacaklar? Son zamanlardaki siyasi sahneyi genel olarak özetleyecek olursak, “Koy bir kaset de neşemizi bulalım” olur herhalde.

Trafiğe süper çözüm

Yıllardır düşünüyorum. Acaba, diyorum sinyal vermeden sağa sola sapanları, önümde zart diye duranları, kurallara uymayanları nasıl uyarsam.
Bir ara megafon projem vardı.
Beni trafikte haksız yere delirtenlere camı açtığım gibi avazım çıktığı kadar bağıracaktım.
Olmaz tabii. İşleri daha da kaosa sürüklerim diye vazgeçtim.
Sonra “hafif iğneli, hatalarını yüzüne tatlı tatlı vuran çıkartma” projemi geliştirdim.
Lakin dedim ki, “arabada bebek var” çıkartmaları işe yarıyor mu ki benimki yarasın.
Ondan da vazgeçtim.
Ve sevgili trafik delisi Habitus okuru, biri benim düşünemediğimi düşünmüş.
Bir arazi araçlı amca, arka camına kocaman harflerle “İstanbul’da hoşgörü ömrü uzatır, trafiği azaltır” yazmış.
İçinde bulunduğum araç kendisinin yanından hızla geçtiği için fotoğrafını da çekemedim ama bir kez daha karşılaşırsam muhakkak çekeceğim.
Görmemek, gülümsememek elde değil.
Seni tebrik ediyorum muhterem amca.
En güzelini sen yapmışsın. Ben de yapacağım.
Şu anda düşünme aşamasındayım. Aracımın camına yazacak en güzel sloganı arıyorum.
Öneriniz olursa beklerim efendim!

X