"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Hayırlı işler İstanbul’um

İSTANBUL ‘kentsel’ açıdan imarlı, ihaleli, sorulu ve ilginç kulislerin yer aldığı bir hafta geçirdi.

Yeni yıl geliyor ya; Büyükşehir kaynak arıyor ya.

İstanbul’u yine sel bastı; 15’inci yılda Büyükşehir yine yenik düştü. Büyükşehir’in deprem, ulaşım (trafik) ve afet (sel) komisyonlarına tek bir dosya gelmezken, rant pazarı nedeniyle İmar Komisyonu dosyalar içinde daha da boğuluyor. 10 yıldır konuşulan Haydarpaşa Projesi Büyükşehir Meclisi’nde onaylandı. İhale kime kalır? 1. Ordu Komutanlığı’nın (GATA) ‘olur’u var mı? Mimarlar Odası’na gene iş düşecek. Kadıköy bölgesinin simgesi olan Ataşehir’deki ‘Hal’ kaldırılırken, orada da bir AVM-rezidans yükselecek mi? Ataşehirliler başka yere taşınacak demek ki...

Büyükşehir’in meslek kursları (İSMEK) ihalelerinin ardından İtfaiye ve İDO personel ihaleleri, ‘Deniz Feneri’nin baş aktörleri; Kanal 7 yöneticileri Zekeriya Karaman (Başbakan’ın dünürü) ve İsmail Karahan’ın Etkin Eğitim şirketine akıyor. (Topbaş’tan beri kaç milyon liralık ihale verildi acaba?) Sabah’ın haberi üzerine kaçak olarak üstü kapatılan Boğaz’daki ‘Sortie’ yıkılıyor ama Boğaz’daki kaçak 200 yalı ve köşke Boğaziçi İmar Müdürlüğü dokunamıyor.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, İstanbul trafiğine çözüm gerekçesiyle yapılan kavşakların ihale durumları ile kimlere ne kaynak
aktarıldığını TBMM’ye soruyor. Eczacıbaşı’nın Uskumruköy’de 300 dönümlük arazisinde yapacağı 200 villaya Sarıyer Belediyesi ne diyecek?
Marmaray’dan sonra Sirkeci Garı’nın yanındaki benzin istasyonunun akıbeti ne olacak?

 

Örnek bir ‘imece’ projesi

 

BURSALI bir grup aydın, Öğretim Birliği Yasası’ndan hızla uzaklaşıldığı -Refahyol iktidarı- bir dönemde, cumhuriyetin kazanımlarına ve üniter yapıya sahip çıkacak özgür bireyler yetiştirmek amacıyla Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin (ÇEK) ilk kıvılcımını 12.7.1995’te 23 aydınla ateşlemiş; bugünkü üye sayısı ise 1500’ü aşmış.


Türk toplumunun imece geleneğine, yardımlaşma-dayanışmaya uygun, demokratik işleyişi, özdenetimin her an yapılabilmesi, söz ve kararda herkesin eşit olması nedeniyle kooperatif modeli seçilmiş. ÇEK’in temel felsefesi, yurt genelinde çağdaş, laik, insan haklarına saygılı, barışa katkıda bulunan, katılımcı ve özgür düşünen bireyler yetiştirmek, maddi olanaklardan yoksun çocukların en iyi koşullarda eğitimlerinin devamına katkı sağlamak.

ÇEK’İN VARLIKLARI

Projelerin tamamını Bursalılardan aldığı güç ve destekle yaşama geçiren Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin (ÇEK) varlıkları bugün şu noktaya ulaşmış:

Görükle Yükseköğretim Karma Öğrenci Yurdu, Çekirge Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu, Beşevler Anaokulu, Kültür Merkezi; çelenk hizmeti, eğitim yerleşkesi (inşaat çalışması sürüyor), Kız Öğrenci Yurdu (proje aşamasında).


ÇEK
’in ilk varlığı olan 330 öğrenci kapasiteli Görükle Öğrenci Yurdu... 1998’den bugüne kadar toplam 750’yi aşkın öğrenciye ‘barınma ve yemek’ bursu verilmiş. ÇEK’in onur ve gurur abidelerinden biri de kız yurdu... 57 öğrenci kapasiteli yurtta, Bursa’nın kırsalından gelen öğrenciler kalıyor. Tüm ihtiyaçları ve harcamalarını ÇEK karşılıyor. Bu yıl 19 kız öğrenciden 16’sı üniversiteyi kazanmış. 2000 yılından bugüne toplam 250’yi aşkın kız öğrenciye ‘tam burs’ verilmiş. Ayrıca, 300 öğrenci kapasiteli yurdun proje çalışmalarına başlamış. Bu projeyle yurt genelindeki Kardelenlere de kapılar açılacakmış.


ÇEK’
in önemli projelerinden biri de eğitim yerleşkesi... İnşaat çalışmaları süren yerleşkede öğrenci yurtları, yüzme havuzu, spor salonu sosyal donatı alanları yer alıyor. Projelerin yaşama geçmesiyle yüzlerce öğrenci tam burslu okuma olanağı bulacak. Bir diğer kurumu da Beşevler Anaokulu... 2003’ten beri yüzlerce öğrenciye burs verilmiş.


Bursa
’da yakılan kıvılcımın yurt geneline yaygınlaşması en büyük hedef...


Farklı dünya görüşleri, siyasal düşünceleri, farklı çözüm önerilerimiz de olsa, laik ve demokratik bir Türkiye ortak paydasında buluşabilen herkesi hedeflerine ortak olmaya, geleceğin aydınlık Türkiye’sine katkıda bulunmaya çağırıyor, ÇEK Başkanı, Elektrik Mühendisi Mümin Ceyhan. Buyurun o zaman siz de bu modeli örnek alın. (www.cagdas.org.tr)

 

Türk milletinin kutsalları iktidarca hiçe sayılıyor

 

CUMHURBAŞKANLIĞI forsunun kırmızı zemin rengi değiştirilerek kullanıma sokuldu. Cumhurbaşkanı Gül’ün Arnavutluk ve Karadağ’ı kapsayan ziyareti sırasında heyet üyelerine dağıtılan program kitapçığında yeni fors, arma yer aldı. Kırmızı zeminin yerini sarı zemin aldı.

CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, TBMM Başkanı M. Ali Şahin’e bu değişikliğin nedenini sordu:


“Tüm bu yasal düzenlemeler çerçevesinde Cumhurbaşkanı veya eşinin Cumhurbaşkanlığı arması, forsunu değiştirme yetkisi var mıdır? Atatürk zamanında tasarlanmış ve kullanılmaya başlanmış Cumhurbaşkanlığı forsunun değiştirilmesi Atatürk’ün yaptığı her şeyi değiştirmek isteminden mi kaynaklanmaktadır? Kırmızı zeminin değiştirilmesinin gerekçesi nedir? Türk bayrağından bir rahatsızlık mı duyulmaktadır? Türk Milli Futbol Takımı’nın kırmızı-beyaz formasının rengi de AKP iktidarı döneminde turkuvaz renge dönüştürülmüştür. Şimdi de Cumhurbaşkanlığı forsundaki bayrak rengi değiştirilmektedir. Bu davranışlar Türk milletinin kutsallarını hiçe saymak ve Türk milletinin kimliğine yönelik bir yıpratma faaliyetinin eseri midir?”


Bu sorular yanıt gerektiriyor.

 

RTÜK’te ‘ballı börek’ler

 

AYDA 6 bin TL maaş alan RTÜK üyeleri, her yıl çok sayıda yurtdışı gezi ve toplantılara katılarak, maaşları kadar da harcırah almaktadır. Ankara dışında oturan RTÜK üyeleri, her hafta sonu ikametlerinin olduğu şehre uçakla gidip-gelmekte ve bu üyelerin bilet paraları da RTÜK tarafından karşılanmaktadır. Hafta içinde Ankara dışında olan RTÜK üyelerine ise yurtiçi harcırahı ödenmektedir.”


CHP
Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek bu ‘ballı börek’in nedenini soruyor; Bülent Arınç’tan cevap bekliyor.

 

Kördüğüm

 

KONYA’daki Şeb-i Aruz törenlerinde Başbakan, sanki küçük dağları o yaratmış gibiydi. Nasıl da kendinden emin milletin gözünün içine baka baka orada bile siyaset yapıyor diye, hayretler içinde kaldım. Mevlânâ’nın anıldığı o kürsüde, tekallüs etmiş bir suratla konuşurken mimiklerini izlediniz mi? Kime benziyordu acaba?

Aslında inanmadığı birçok şeyden bahsediyor satır aralarında da siyasete dem vurarak, her şeyden muhalefeti sorumlu tutuyordu. Veriyor veriştiriyordu. Deniz Baykal, bir ara tribünlerde karşılaştıklarında, nezaket icabı yerinden kalkarak onun elini sıkmak istediği halde, o yerinden bile kalkmadan elini ona uzatmakla yetindi. Eminim ki o uzattığı eli bulunduğu ruh haliyle yumruk yapıp Deniz Baykal’ın suratına indirmeyi mutlaka geçmiştir aklından.

Kardeşlik mesajları verirken Ankara’nın göbeğinde işçilere zulüm yapılıyordu.

Uğur KESİM

 

Çağlayan boşuna nefes tüketiyor

HOLLANDA’dan metrobüsleri ihalesiz olarak alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi; yerli otobüsleri öven ve bunları tercih etmeyen belediye başkanlarının “aklına şaşarım” diyen Devlet Bakanı Sayın Zafer Çağlayan’a tepki göstermiş ve “Yerli otobüsler küçük geliyor” diye açıklama yapmış.

Eskilerin meşhur bir lafı vardır: “Oyunda gönlü olmayan gelin ‘yerim dar’ dermiş.”

Anlaşılan Sayın Bakan boşuna nefes tüketiyor. M.Y.

 

Biliyor musunuz

 

BERGAMA’daki Allianoi’nin mille kaplanarak baraj suyu altında bırakılmasını öngören İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 25.09.2009 tarih ve 5106 karar sayılı kararının iptali için dün 88 davacı vekili Av. Arif Ali Cangı tarafından İzmir 4. İdare Mahkemesi’nde dava açıldığını...

 

 

 

 

X