Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hayır, onu yazmayacağım

OKURLARIM bugün, geçen haftaki döviz alım fiyaskosunu (skandalı mı, yoksa saftorikliği mi demek lázım artık bilmiyorum) eleştirmemi bekliyorlarsa, yanılıyor.

Enflasyonu düşürmek için uygulanan "örtülü kur çıpası"nın gerektirdiği "yüksek faiz-düşük kur" politikasına isyan eden ekonomistlerin sayısı arttı. Aynı olayı "helal olsun Merkez Bankası’na, nasıl da 5 milyar doları kaptı" diye yorumlayan arkadaşlar da var. Bunların çoğu, Türkiye üzerinden tatlı para kazanan Londra Bankerlerinin yerli işbirlikçileri. Bir kısmı da samimi olarak, yapılanın doğru olduğuna inanıyor. Ne demeli? Belki de onlar haklıdır. Ne demişler, doğru varsayım, doğru hesaptan evladır.

***

Bazıları şöyle diyor: Sen, faiz yüksek olunca, döviz fiyatı düşer diyorsun. Halbuki, 2001’den bu yana faizler sürekli olarak düştü. Aynı sürede döviz fiyatları da düştü. Demek ki; yüksek faiz -düşük kur diye bir ilişi yoktur. Aynı yazarlar ertesi gün, ABD faizleri artınca Dolar, Euro’ya karşı eğer kazanacaktır diye de yorum yazabiliyor. Geçelim. Önce faizle, döviz fiyatları arasında çapraz esneklik olduğunu bir köşeye yazalım. Sonra ben size, fiyat mekanizmasının nasıl çalıştığını, çocuksu bir mantıktan kurtarıp, "iktisadi muhakeme" kullanarak açıklamaya çalışayım.

İktisadın doğal temeli olan "arz ve talep kanunu", şunları söyler:

1. Fiyat, arzla, talebin buluştuğu yerde oluşur. Dolayısıyla, meşru veya değil (karaborsa dahil) her ortamda talep, arza denktir.

2. Bu denklik, sabit bir denge noktasına tekabül etmez. Fiyatlar, denkliği tesis etmeğe yönelik olarak sürekli hareket eder.

3. Piyasada fiyat düşerse, talep artar; arz azalır. Fiyat yükselirse, talep düşer; arz artar. Ama bu bir gecikmeyle olur. Talep, "operatif" ise, tepki zamanı uzun, "spekülatif" ise kısadır.

4. En önemlisi şudur: Piyasa oyuncularının verdiği her al veya sat kararı, mutlaka geleceğe aittir. Piyaslarda, düne ait karar alınmaz. Karara temel teşkil eden, "fiyat düşük" veya "fiyat yüksek" değerlemesi, "dünü, bugünle" değil "bugünü, yarınla" kıyaslayarak yapılır. Belirleyici unsur, beklentilerdir. Piyasa oyuncuları, arabalarını dikiz aynasına bakarak sürmez.

5. Bugünkü faiz haddinin veya döviz fiyatının, dünden düşük olması, al veya sat kararını almak açısından "ucuz" anlamına gelmez. Yatırımcı için uygun olan faiz veya fiyat, yarın oluşması beklenen değerle, bugünkü kıyaslanarak bulunur. Artan fiyat, düşük; düşen fiyat, yüksek kalabilir.

Hayatta (buna iktisadi hayat da dahildir) her zaman, sonucu etkiyen birden fazla sebep vardır. Üstelik sebep sonuç ilişkisi aynı yönde sürgit devam etmez. Zafiyet geçirene beslenme , şişmana zayıflama rejimi uygulanır. Ne demişler: Can boğazdan gelir; boğazdan gider.

Son Söz: Her çözüm, kendi sorununu yaratır.
X