Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

“Hayır” demeyi öğrenmek

İster bireysel ister kurumsal olsun, muhataplarımızla ilişki ve iletişimi doğru yönetebilmek için yeri geldiğinde “hayır” demesini bilmek zorundayız. “Hayır” demeyi öğrenmek için de neden, nerede, ne zaman, niçin, nasıl ve kime “hayır” diyeceğimizi bilmemiz yeterli.

Tıpkı habercilikteki 5N1K kuralı gibi… 5N1K her ne kadar doğru ve tarafsız haberciliğin etik ilkeleri olarak kabul edilse de hayatın her alanında geçerlidir. Karşımızdakilere “hayır” dememizin gerekçelerini oluşturan 5N1K’ya verdiğimiz yanıtlar aslında hem hayat duruşumuzu hem kurum olarak sahip olduğumuz değerleri de sergiler.

“Hayır” demesini beceremeyenler için yazılmış bir kitap var. Psikolog Marie Haddou tarafından kaleme alınmış, “Hayır demesini bilmek” adlı kitapta da bu konulara ayrıntılı bir şekilde değinilmiş. Aile ortamından iş ortamına, çevremizdekilerle iletişimden aşk ilişkilerine kadar yaşanmış gündelik olaylardan örneklerin yer aldığı kitapta, çoğu insan için bir karabasana dönüşen "hayır" demenin zorlukları ele alınmış ve bu hastalıktan kurtulmanın reçetesi özenle çıkarılmış. Kitapta gönül rahatlığıyla dile getirilen bir "evet"in psikolojik ve toplumsal önemi vurgulanıyor.

Asıl sorun algılamada

Bazen sırf “hayır” dememek için günlük yaşamımızı kabusa dönüştürürüz değil mi? Daha da kötüsü, hayır diyememenin, bizi kötü bir hale düşüreceğini bilmemize rağmen, onu söylemememizdir. Peki bizleri basit bir “hayır” demekte beceriksiz kılan nedir?

Bu duruma aslında bir “algılama sorunu” yol açmakta. “Hayır dersem, karşımdakini incitirim” ya da “Hayır dersem bana kızar” veya “Şimdi hayır desem, beni/bizi bırakır” gibi çoğunlukla abartılmış ve yanlış düşünceler bizi buna iter. Bu yüzden doğru bile olsa, karşımızdakine “evet” demediğimizde onu kaybedeceğimiz inancını abartılı biçimde yaşarız. Tüm bunlar, tamamen “nesnel” ve “seçici” algılamalardır. Çünkü, bir ilişkinin kalitesini arttıran en önemli etkenlerin “dürüstlük” ve “açıklık” olduğunu unuturuz. “Hayır” diyemediğimizde sudan tesellilere sarılırız. “Hayır demedim. Çünkü ben nazik bir insanım” gibi...

“Hayır”ı doğru ifade etmek de bir yetenektir

Aslında “hayır” demek sanıldığı kadar zor değildir. Bilmemiz gereken “hayır” dediğimiz zaman, reddettiğimiz karşımızdaki kişi değil, sadece onun isteğidir. Karşınızdakinin sizin reddedişinizi anlamadığı durumlar da olabilir. Yeter ki “hayır” demenizin gerekli olduğu ile ilgili onlara kanıtlarınızı doğru sunun. Eğer “hayır” demenin gerekli ve uygun bir seçim olduğundan eminseniz, sorun artık sizin sorununuz değildir. Çünkü karşınızdaki sizi anlamaya çaba göstermek ya da sizi ikna etmek zorunda kalacaktır. Siz, kendinize ve karşınızdakine doğru ve adil olduğunuzdan eminseniz, gerisi detaydır.

IPRA Başkanı’ndan etik uyarısı

Marketing Türkiye’de yer alan habere göre; 6. Uluslararası Halkla İlişkiler Sempozyumu"nda konuşan Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (IPRA) Başkanı Richard Linning de bu konuya dikkatleri çekiyor. Halkla ilişkiler uzmanlarının "hayır!" demedikçe, etik kodların bir anlam ifade etmeyeceğini belirten Linning, dünya çapındaki tüm halkla ilişkiler topluluklarına seslenerek etik ilkelere aykırı faaliyetlere karşı acilen bir takım standartların belirlenmesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Etik kodların İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nde yer aldığını kaydeden, bu hakka hiçbir şekilde müdahale edilemeyeceğinin altını çizen Linning, halkla ilişkiler uzmanlarının etik olmayan iletişim uygulamalarını reddederek, onların genel iletişim ilkelerine bağlı olmaları yönünde cesaretlendirilmeleri gerektiğini de söylüyor.

Buda demek oluyor ki, ‘iletişim danışmanıyım’ diye etrafta dolaşan ve caka satan herkes, yeri geldiğinde “Kral çıplak” demesini bilmek, dünyayı verseler, meslek ilkelerinden ve ahlaki değerlerden vazgeçmemek zorunda. Kısaca IPRA Başkanı “Para kazanmak, müşterinize yaranmak adına yalakalık yapmayacaksınız. Yanlış ve etik dışı talepleri uygulayamazsınız” diyor.

Tabiri caiz ise dar alanda kısa paslaşmaların yaşandığı, küçük ya da büyük yüzlerce firmanın kıyasıya rekabette olduğu bir sektörde acaba kaç halkla ilişkiler firması ve onların istihdam ettiği iletişim uzmanı bunu becerebilir. Sayıyı tam olarak kestirmek güç ama az olacağını tahmin etmek zor değil.

Bazen yanlış zamanda bir “evet” itibarınızı yerlere serer

Son olarak “hayır” demek, öğrenilebilen bir yetenektir. Bunu yapmakta zorlanıyorsanız, üzerinde çalışmalı ve adım adım gitmelisiniz.

Unutmayın! Her talebe “evet” diyen ve “hayır” demesini bilmeyen kişi ya da kurumlar, her zaman güvenilmez ve suistimal edilebilir algılanırlar. Bu yüzden itibar kaybının size vereceği zarar, basit bir “hayır”ın vereceğinden asla büyük olmaz…

X