Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Haydi bakalım bu böyle olmaz

SIK sık duyacağımız bu sözün ilk provası 7 Kasım’da.

O kadar büyük gürültülere sahne olan AB ile görüşmeler, Brüksel’de sükûnet içinde geçiyor. Siz öyle zannedin!..

Adamların ilk gözlemi, bizdeki dağınıklık. El oğlundan kaçmıyor. Görüşmeler sırasında masa başındaki ciddi konuşmalar, Brüksel kulislerine gülümseme biçiminde yansıyor.

Şu anda orada bilim ve eğitim taraması yapılıyor. Bizden giden bilim ve eğitim heyetine adamların bakışı hafif çarpık. Onlara göre, ‘Türk heyeti hazırlıksız gelmiş’.

Sorumlusu kim?.. Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül-Ali Babacan üçlüsü. Politik merdivenin altına inildiğinde, belki daha başkaları da var. Ama önce, bu üçlü. Gidecek heyeti iyi belirlemek gerek.

İHALELERE AB ÖLÇÜTÜ

Türkiye, AB ile 35 ayrı başlıkta görüşüyor. Bunlardan biri de, malların serbest dolaşımı.

Bu başlık Türkiye için ikiye bölünüyor. Kamu ihaleleri adıyla ek bir başlık açılıyor. Yani, AB Türkiye’de yapılan kamu ihalelerindeki ölçüleri bilmek istiyor. Malum, geçmişten bugüne bizim ülkemizde kamu ihaleleri en kirli işlerin başında geliyor. Yolsuzluğun, rüşvetin bini bir para.

AB ülkelerinde benzer yolsuzluklar olmuyor mu?.. Zaman zaman oluyor da, bizdeki gibi, neredeyse kural halinde değil.

AB ülkelerinde kamu ihalelerinde belli ölçütler var. Yolsuzluk, rüşvet v.s. en aza indirgeyen ölçütler. AB bizdeki ihalelere de, benzer ölçütleri getirmeyi hedefliyor.

Kamu ihaleleriyle ilgili görüşmeler Brüksel’de 7 Kasım’da.

7 Kasım’da Türk heyeti Türkiye’deki kamu ihalelerinin nasıl yapıldığını anlatıyor, onlar da, AB’de kendi ihale yöntemini aktarıyor.

İşte, Türkiye’nin ilk zorlanacağı yer ve tarih burada.

AKP iktidarı Kamu İhale Yasası’nı değiştiriyor. Değişiklikte dikkat çeken iki nokta var. İlki, istisnalar çok fazla. Örneğin, belediye ihaleleri bu yasanın kapsamı dışında. AB ölçütüne vurulduğunda, adamların buna itiraz edecekleri gün gibi ortada. Zaten şimdiden söylüyorlar.

İkincisi de, ihale bedelindeki saydamlık. Yasaya göre, 500 bin dolara kadar olan yatırım ya da harcamalar için ihaleye çıkmak gerekmiyor.

AB’ye göre, bu yüksek bir taban. Bunun düşürülmesi gerek. 25 AB ülkesinde bu taban farklı. Ama, bu kadar yükseği yok.

HİZAYA GELMEK

Durumu bizimkiler biliyor.

Madem biliyor, o zaman gerekeni yapmak doğru olmaz mı?.. Hayır, ille elin oğlundan dayak yemek şart!..

AB demek zihniyet değişikliği demek. Zihniyet değişikliğinin pratik araçlarından biri şeffaflık. Yolsuzluk ve rüşvete engel olmak üzere, şeffaflık.

AB’li olacaksan, sen de şeffaf olacaksın. Belediye ihalelerini istisna haline getirerek, yasadan kaçırmayacaksın. İhaleye çıkma bedelinde, ufak tefek oyunlara göz yummak için, tabanı yüksek tutmayacaksın.

‘Böyle olmaz, şöyle olacak’ sözlerini değişik konularda sık sık işiterek, hizaya geleceksin.

Titanic asıl şimdi battı

TARİHİNİN en dramatik facialarından biri olan Titanic, tam bir efsane. Hem geminin kendisiyle, hem de batışıyla. Ardından gelen filmlerle bu efsane her sefer daha farklı boyutlara uzanıyor.

Ama, Titanic artık bu kez tam anlamıyla batıyor.

Geçenlerde yayınlanan bir haber, Batı basınını uzun uzun meşgul ediyor. Bu habere göre, ‘denizin derinlerindeki mikro organizmalar Titanic’in demir ve çeliklerini de yiyip bitiriyor’. (Die Welt, 20 Ekim 05).

Batı basını bu haberi Titanic’in son batışı diye veriyor.

Batılı bilim adamları şimdi demir ve çelikle beslenen mikro organizmaların peşinde.
X