Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hayatın İçinden

Tuğrul ŞAVKAY

Ramazan geceleri

RAMAZAN geceleri denince akla eğlencenin gelmesi çok doğal. Ancak bunun sınırı da başkalarının dinlenme sınırıyla çizilmiş bulunuyor. Tıpkı bütün diğer özgürlükler gibi!

Elbette herkes dilediği gibi eğlenmeli. Eğlenceye yasak koymak sadece ilkel topluluklarda görülebilecek bir zihin geriliği. Ama aynı ilkellik yaftasını, kendisi eğlenirken başkalarına saygı duymayan insanların yaşadığı toplumlar için de kullanabiliriz.

Tuzu kuru olanlar her yerde keyif sürüyor. Uygar ülkelerde ise birileri keyif sürerken başkaları bundan zarar görmüyor. İşin püf noktası, bu.

Ama bizde öyle mi?

Yazının devamını okuyun ve buna siz karar verin...

Açık kalan kahveler

Geçenlerde Üsküdar Selimiyeli bir okurum, Özlem Yücel, ciddi bir şikayet mektubu yollamış.

Sözünü ettiği sorun, Ramazan ayının gelmesiyle kahvelerin açık kalma sürelerinin valilik tarafından uzatılması.

Okurumun yazdığına göre, valilik izniyle kahveler sabahın dördüne kadar açık kalabiliyormuş.

Yücel, 'Bizim apartmanımızın altı kahve. Her yere bir şekilde ruhsat verildiği için burası da ruhsatını almış. Dolayısıyla Ramazan ayı boyunca valiliğin belirttiği kapanış saatine kadar da açık. Oynanan kumardan dolayı yükselen sesler, çıkan kavgalar dolayısıyla bizler işimize ya da okulumuza uykusuz ve sinirleri bozuk bir şekilde gitmekteyiz' diyor.

Sahur ile kumar arasında bir bağlantı kurmak imkansız. Ama kahveler açık kalınca bunu önlemek de imkansız hale geliyor. Bu kadar çok sayıdaki açık yeri hangi ahlak zabıtası denetleyecek?

Özlem Yücel, ' İlle de bir yerler açık olacaksa; valilikler, bağımsız, sağında, solunda, üstünde ev olmayan yerlere izin versin' diye bir teklif getirmekte.

Düşünülmeye değmez mi?

Hünkar Nişantaşı’nda

GELENEKSEL Türk Mutfağı’nın büyük ustalarının buluştuğu yerlerden biri de Hünkar Lokantası.

Talip Usta’nın iki oğlu, Feridun ve Galip Ügümü, baba mesleğini seçip aşçı oldular. Hem de ne aşçı!

Feridun, Talip Usta’nın neredeyse elli yıllık Fatih’teki lokantasınının bir şubesini geçen yıl Etiler’de açmıştı. Benim gibi o civarda oturanlar bayram etmiştik.

Yeni girişim yine Feridun’dan geldi. Fatih’teki lokantayı kapatıp Nişantaşı’nda bir yer sahibi olmak onun fikriydi.

Şimdi Mim Kemal Öke Caddesi 21 numarada Nişantaşı Hünkar Lokantası açıldı. Yemek meraklılarına burayı 'eski Ziya’nın yeri' diye tarif etsem daha kolay anlaşılır sanırım.

Küçük kardeşleri Faruk ise servisi yönetmek üzere Etiler’den Nişanaşı’na transfer oldu.

Bu arada beni en çok etkileyen Talip Usta’nın heyecanı. Kıpır kıpır, yerinde duramıyor. Galip’le birlikte yine mutfağa döndü.

Yemek meraklılarına duyurayım istedim.

Ramazan ve sanat

HAFTABAŞINDA Ramazan ile birlikte ne gibi sanat faaliyetleri gündeme geliyor diye sormuştum.

Cevabı, masamı düzenlerken rastladığım davetiye ve gazete kesiklerinde buldum.

Hemen bunların kişisel girişimler olduğunu kaydedeyim. Dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi’ne ve çeşitli dernek ve vakıflara yönelik sorumun cevabını almış sayılmam.

Ramazan’ın geleneksel sanatlarımıza yönelik bir ilgi açısından iyi bir fırsat olduğunu düşünmeye devam ediyorum.

Şimdi gelelim sözünü etmek istediğim girişimlere...

Reng-i ahenk

İsmail Biret çok renkli bir sanatçı. Güzel sanatlar Akademisi’nin Nurullah Berk Atölyesi mezunu. Daha sonra uzun yıllar oyuncu ve yönetmen olarak tiyatro ile ilgilenmiş. Bu arada resim çalışmalarını da sürdürmüş. Atatürk Kültür Merkezi’ndeki 'Reng-i ahenk' adını verdiği resim sergisi Türk minyatürleri ile modern resmin buluşmasından izler taşıyor. Sanatçı, sergisini 'Türk minyatürlerinden esinlenmeler' altbaşlığı ile tanımlamış.

Kufi yazı

Biyografisinde on iki yıldan beri Ürdün’de yaşadığı belirtilen Mine K. ise ayet ve hadisleri kufi yazı ile son derece estetik bir biçimde adeta tablolaştırmış. Sergisinin adı da 'Geleneksel yazıda yeni tatlar.' Sanatçının mimariden gelen sanat eğitimi ile hüsnü hat (güzel yazı) ustalığı bu eserlerde göz okşayıcı bir senteze ulaşmış. Eski yazı bilenlerin bu sergiden daha çok keyif alacağı muhakkak. Ancak, bu yazıya aşina olmayanlar bile bu üstün estetik yaratıcılık karşısında heyecanlanır sanırım.

Bu arada serginin Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde olduğunu da söyleyeyim.

X