Gündem Haberleri

    "Hayatımda ilk kez bir başbakanın çaresizliğini gördüm"

    A.A
    19.10.2011 - 14:36 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Hayatımda ilk kez 35 şehidin verildiği bir sürecin sonunda bir başbakanın televizyonlara çıkıp çaresizliğini dile getirdiğini gördüm. Bu açıdan TBMM Başkanı'nı göreve davet ediyoruz. TBMM bu soruna el koymalıdır” dedi.

    Kılıçdaroğlu, düzenlediği basın toplantısında, CHP olarak her zaman, her  dönem teröre karşı çıktıklarını, terörün bir insanlık suçu olduğunu, terörle bir  sonucun elde edilemeyeceğini defalarca ifade ettiklerini söyledi.

    İŞTE KILIÇDAROĞLU'NUN AÇIKLAMALARI / WEB TV

    Terörün hiçbir zaman meşruiyetinin olmadığını da yine gerek kendisinin,  gerek parti sözcülerinin, gerekse geçmişteki CHP yetkililerinin defalarca dile  getirdiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: 
    “Aslında çok üzgünüz. Böyle bir günde basın toplantısı yapmayı hiç, ama  hiç aklımızın ucundan bile geçirmezdik. Ama az önce Sayın Başbakan televizyonlara  çıkıp bir konuşma yaptı. Bir başbakanın, 9 yıldır bu ülkede başbakanlık yapan bir  kişinin sorumluluğu devletin ve siyasetin başka kurumlarında aramaması  gerektiğini artık öğrenmesi lazım. Sorumluluğun kime ait olduğunu artık bilmesi  lazım. Kendisi muhalefet partisinin lideri değil, muhalefet partisinin başkanı  değil, bu ülkeyi yönetiyor. Sorumluluk kendi omuzlarında. Bu bilince varmamasını,  bir muhalefet partisi lideriymiş gibi konuşmasını anlamakta çok zorluk  çekiyoruz.
    Sayın Başbakan terörden şikayetçi. Sanki kendisi çözüm üreten makamda  değil de başka bir makamda oturuyor. Ve terörden şikayetçi, ama Sayın Başbakan  durup durduk yerde muhalefetten de şikayet etmeye başladı. Bizden de şikayetçi.  Neymiş? Efendim CHP, muhalefet partileri terör konusunda hiçbir çözüm  önermiyorlarmış. En son Sayın Loğoğlu parlamentoda yaptığı konuşmada 6 madde  halinde terörle mücadele konusunda görüşlerimizi söyledi. Defalarca ben görüşleri  ifade ettim, defalarca konuştuk. Çözüm üreten makamın siyaset kurumu olması  gerektiğini söyledik. Siyaset kurumu çözüm üretecek ki teröre karşı daha ciddi,  daha tutarlı bir mücadele yapalım.”

    “Biz söyledik, biz dinledik”

    Siyaset kurumunun çözüm üretirken toplumsal desteği de sağlaması  gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, “Ama herkes duydu, bir kişi duymuyor. O da  Sayın Recep Tayyip Erdoğan. Merak ediyorum, muhalefetin sözüne niçin kulaklarını  tıkıyor? Biz söyledik, biz dinledik. CHP söyledi, CHP dinledi” dedi.
    Çözüm önerilerini iktidar partisinin dinlemeyebileceğini, “sizin  getirdiğiniz çözümler yetersizdir” diyebileceğini, bunu da saygıyla  karşılayacaklarını dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu, “Ama biz iktidara açık bir  çek daha verdik. 'Ulusal bütünlük içinde getireceğiniz her çözüme CHP olarak  destek vereceğiz' dedik. Çünkü ben bu sözü Ankara'da oturan binbaşı şehidin  babasına söz olarak verdim. Balıkesir'de elini öptüğüm şehit annesine söz olarak  verdim” diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
    “Ama hiçbir öneri gelmiyor, sadece eleştiri geliyor. Buradan TBMM  Başkanına açık çağrıda bulunuyorum: Sorunun çözüm adresi hükümet değildir.  Hükümet bu sorunu çözmekte acizdir. Bu sorunu çözemez bu hükümet. TBMM'nin bu  soruna el koyup derhal bir komisyon oluşturması ve çözüm önerileri üretmesi  gerekiyor. Parlamentonun geleneğinde bu var. Biz anayasa konusunda komisyon  kuruyoruz da terör konusunda niye kurmuyoruz? Terör konusunda da biraraya  gelmeliyiz. Sağduyuyu, ortak aklı egemen kılmalıyız. Çözümlerimizi üretmeliyiz.  Hepimiz düşünüyoruz, hepimiz ülkemizi seviyoruz, insanımızı seviyoruz, teröre  karşı ortak cephe oluşturmuşuz, ortak bir paydamız var teröre karşı, niye  biraraya gelmiyoruz?”

    TBMM Başkanının milletvekillerini, grupları bir şekilde harekete  geçirmesi gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
    “Meclis, bu soruna kesinlikle el koymalıdır. Bunu şunun için söylüyorum:  9 yıldır iktidardalar. Yeni iktidara gelseler diyeceğiz ki 'durun daha yeni  geldiler, eleştirmeyelim'. Terör konusunda hükümeti eleştirmede en duyarlı olan  partiyiz. Bu konuda bütün duyarlılıklarımızı sergiledik. Hükümetin bu konuda  önüne hiçbir engel koymadık.”

    İstediklerinin sadece hükümetin çözüm üreterek parlamentoya getirmesi  olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
    “Dünyanın sağlıklı çalışan demokrasilerinde, hukukun üstünlüğünün olduğu  demokrasilerde, insana saygının olduğu demokrasilerde bu konumda olan bir hükümet  istifa seçeneğini düşünür. Son 2 günde 34 güvenlik görevlimizi şehit verdik.  Bunların sorumlusunu aramayacak mıyız? 'Kim bunların sorumlusu' diye sormayacak  mıyız? Bu soruyu sormazsak soruna sağlıklı çözümler üretemeyiz. Önce sorunu  masaya koyacağız, sorumlusunu masaya koyacağız. İktidarsın sen, iktidar geliyor,  halka şikayet ediyor. Senin varlık nedenin ne orada? Sorunları çözmek değil mi?  Sorunları çözmeyip sadece şikayet eden bir siyasal anlayış olur mu? Böyle bir  anlayışı şiddetle reddediyoruz. O açıdan diyorum, normal, sağlıklı çalışan  demokrasilerde bu kadar şehidin verildiği, terörün bu kadar azgınlaştığı, ülkenin  kan gölüne döndüğü bir ortamda sağduyulu bir hükümet istifa seçeneğini de  düşünür.”

    "İlk kez bir başbakanın çaresizliğini gördüm"

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,  “Hayatımda ilk kez 35 şehidin verildiği bir sürecin sonunda bir başbakanın  televizyonlara çıkıp çaresizliğini dile getirdiğini gördüm. Bu açıdan TBMM  Başkanı'nı göreve davet ediyoruz. TBMM bu soruna el koymalıdır” dedi.
    Kılıçdaroğlu, terör nedeniyle bugüne kadar hayatlarını kaybeden tüm şehitleri  Türkiye Cumhuriyeti'nin onuru olarak nitelendirerek, onlara Allah'tan rahmet  diledi.

    Bu tür söylemlerin şehit yakınlarını, şehitlerin anne ve babalarını  tatmin etmeyeceğini de ifade eden Kılıçdaroğlu, “Sorun başsağlığı dilemek değil.  Sorun, var olan köklü bir sorunu çözmektir. Eğer çözüm getiriyorsanız,  çözüyorsanız siyaset kurumu olarak görevinizi yerine getiriyorsunuz” diye  konuştu.
    “Hayatımda ilk kez 35 şehidin verildiği bir sürecin sonunda bir  başbakanın televizyonlara çıkıp çaresizliğini dile getirdiğini gördüm” diyen  Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
    “Çözümsüz bir noktada sayın Başbakan. Bu açıdan TBMM Başkanı'nı göreve  davet ediyoruz. TBMM bu soruna el koymalıdır. Sorumlular bellidir. Türkiye'yi bu  noktaya getirenler bellidir. Sorumlu iktidardır. Sorumlu iktidarın başındaki  Recep Tayyip Erdoğan'dır. Birbirimizi kandırmayalım. Doğruları konuşacağız,  doğruları söyleyeceğiz. Biz iktidarda olsaydık biz sorumlu olurduk. Onlar  iktidardalar, onlar sorumlular. Ucuz tartışmaların içine girmiyoruz. Daha  sağlıklı, daha tutarlı, öz güveni olan bir iktidar istiyoruz. Bu iktidar artık  çözüm üreten bir iktidar olmaktan çıkmıştır, sorun üreten bir iktidar konumuna  gelmiştir. Bunu da açık yüreklilikle ifade ediyorum.”

    Herkese sağduyulu olma çağrısında bulunan Kılıçdaroğlu, “Biz ayrıştıran  değil birleştiren konumda olmalıyız. Doğuda, batıda, güneyde, kuzeyde yaşayan  bütün yurttaşlarımla kenetlenelim, bir arada olalım, umudumuzu asla ve asla  yitirmeyelim” diye konuştu.

    “Çözümlerimize kulak tıkamasınlar”

    Türkiye'nin en karanlık günlerinde bile çözüm üreten bir ülke olduğunu  ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
    “Yeter ki çözüm üretenler iktidar olsunlar. Ama çözüm üretmeyip ülkeyi  karanlığa götürenler, eğer o makamlarda daha uzun süre kalırlarsa bunun bedelini  bu ülkenin yoksul insanları ödeyecektir. Hepimiz ödüyoruz. Şehitlerimiz, ateş  düştüğü yeri yakıyor ama hepimiz üzülüyoruz, hepimizin içi kan ağlıyor. Kolay mı  böyle bir günde konuşmak? Kolay değil. Ama bir Başbakan'ı televizyonda görünce,  şikayet eder konumda kendisini konumlandırınca doğrusunu isterseniz isyan etmemek  mümkün değil. Çözüm üreteceksiniz, varlık nedeniniz budur sizin. Çözüm değil  sorun üreten bir hükümet olur mu? Eleştirmeyeceğiz, nasıl eleştirmeyeceğiz? Bu  kadar şehidin olduğu bir yerde biz iktidara alkış mı tutalım, sessiz mi kalalım?  O açıdan işimiz zor, ama çözümsüz değil. Çözümlerimiz var. Bizim çözümlerimize  kulak tıkamasınlar. Eğer bizim çözümlerimizi beğenmiyorlarsa kendi çözümlerini  getirsinler.”
    Gittiği yerlerde vatandaşların kendisine “Niçin terörü önleme konusunda  AKP'nin çözümlerine destek vermiyorsunuz” diye sorduğunu anlatan Kılıçdaroğlu,  şöyle devam etti:
    “Bir yurttaşıma şunu söyledim; 'Siz çözüm önerisini biliyor musunuz',  'Bilmiyorum', Biz de bilmiyoruz. Siz biliyorsanız anlatın belki biz de  öğreniriz.' Kimse bilmiyor. O açıdan bütün yurttaşlarımın şunu bilmesini isterim;  Çözüme varız, çözümü kim getirirse desteklemeye de varız. Her çözümün mutlaka  sorunu yüzde 100 çözecek diye bir sonucu olmayabilir. Ama önemli olan çözüm  konusunda bir iradeyi ortaya koymaktır. Var olan iktidar bu iradeyi ortaya  koymaktan uzak bir iktidardır.”

    "Başbakan bilgi vermeli"

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu kadar şehidin verildiği bir yerde Sayın Başbakanın parlamentoya gidip,  parlamentoya bilgi vermesi lazım. Gerekirse kapalı oturum yapar, kapalı oturumda  bilgi verir” dedi.

    Kılıçdaroğlu, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin Başbakan Yardımcısı Beşir  Atalay'ın TBMM'de bilgi vereceği hatırlatılarak, yeterli bulup bulmadıklarını  sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Bu kadar şehidin verildiği bir yerde Sayın  Başbakanın parlamentoya gidip, parlamentoya bilgi vermesi lazım. Parlamentoya  saygısı olan bir başbakan, bunu yapar. Sorumlu kimdir? Başbakandır. Başbakan,  bilgi vermekten korkuyor, parlamentoya gitmekten korkuyor. Parlamentoya gidecek  ve bilgi verecek. Gerekirse kapalı oturum yapar, kapalı oturumda bilgi verir”  dedi.

    “Sorunun çözüm merkezi olarak TBMM'yi görüyoruz”

    Kılıçdaroğlu, “olağanüstü hal” gibi önerilerin seslendirilmeye  başlandığı belirtilerek görüşünün sorulmasına karşılık da sorunun çözüm merkezi  olarak TBMM'yi gördüklerini vurguladı.
    TBMM'de, bütün partilerden belli sayıda görevlendirilecek  milletvekillerinin bir araya gelerek, sorunun çözümünde “çok ciddi çabalar  harcayacağına inandıklarını” kaydeden Kılıçdaroğlu, “Eğer bunu yapabilirsek,  ortak aklı egemen kılarsak, ki kılarız bu konuda ben hiçbir endişe duymuyorum.  550 milletvekili de yurtsever insanlardır, otururlar masaya bu sorunu çözmek için  çaba harcarlar ve güzel çözümler üretirler” diye konuştu.
    Sorunun varlık nedeninin “siyaset kurumunun üzerine düşen görevi  yapmaması” olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, dünyanın her yerinde sağlıklı  çözümlerin siyaset kurumunca üretildiğini söyledi.
    Kılıçdaroğlu, “Siyaset kurumu çekilmiş bir köşeye herhangi bir çözüm  üretmiyor, sadece şikayet ediyor. Siyaset kurumu derken burada iktidarı  kastediyorum. Bizim çözümlerimiz var, o çözümleri defalarca dile getirdik ama  iktidar herhangi bir çözüm, şu ana kadar üretmiş ve getirmiş değil” dedi.

    “BDP'nin daha fazla net söylemler geliştirmesi gerekiyor”

    Barış ve Demokrasi Partisi'nin (BDP) tavrını nasıl değerlendirdiğine  yönelik soru üzerine Kılıçdaroğlu, “BDP'nin, terörü lanetleme konusunda daha  fazla net söylemler geliştirmesi gerekiyor. Bir Türkiye partisi olması için,  bölgenin dar alanından çıkıp, bütün Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına seslenmesi  lazım, terörü ortak kınamalıyız” dedi.
    Sınır ötesi operasyona yönelik soruyu da Kılıçdaroğlu, “Zaten biz bu  konuda yetkiyi verdik hükümete. Hükümet yetkiyi kendi bilgisi ve bulgusuna göre  kullanacaktır” diye yanıtladı.
    Bölgeye gitmesinin söz konusu olup olmayacağına ilişkin de bu konuda bazı  girişimleri olduğunu, çalışmaların devam ettiğini söyledi.
    CHP'nin bölgeye gönderilmek üzere bir heyet oluşturup oluşturmayacağı  sorusuna karşılık da Kılıçdaroğlu, “Her halükarda milletvekili arkadaşlarımızdan  bir grup, bölgeye gidecek. Aileleri ziyaret edecek, şehit olanların aileleri,  bölgede hayatını kaybeden küçük çocukların aileleri de var, onların tamamı  ziyaret edilecek ve başsağlığı dileklerimizi onlara ileteceğiz” dedi.

    “Allah akıl fikir versin ne diyeyim”

    Kılıçdaroğlu, CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin TBMM'de özel oturum  gerçekleştirilmesi yönündeki girişimiyle ilgili soruyu da şöyle yanıtladı:
    “TBMM Başkanı Cemil Çiçek'i, göreve davet etmemin temelinde zaten bu  yatıyor. Sadece özel bir oturum değil, sorunun çözümü konusunda da Parlamentonun  daha aktif olarak devreye girmesi gerekiyor. Özel oturum isteğimiz; hükümet bu  güne kadar neden bu kadar başarısız oldu, onun sorgulanmasıdır. Hükümetin  sorgulandığı yer parlamentodur. Parlamentoya gelip hesap vermesi lazım bir  iktidarın. Bu kadar ülke kan gölüne dönmüş, Parlamento işlevsiz mi kalacak.  Hayır, parlamento görevini yapacak, önümüzdeki günlerde bu konuda bazı  girişimlerimiz olacak.”

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugünkü açıklamasında muhalefeti duyarlı  olmaya çağırdığı ve internet andıcı konusuna da değinerek, iddiada bulunanları  terör örgütüyle el ele olmakla suçladığının hatırlatılması ve görüşünün sorulması  üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
    “Allah akıl fikir versin ne diyeyim. Ülke kan gölüne dönmüş beyefendinin  derdi internet andıcında. Ya böyle bir Başbakan olabilir mi? Şehitlerimiz var,  onun kafası internet andıcında. Yani o, o toplantıda söylenecek laf mı? Anlamakta  zorluk çekiyoruz, hükümeti anlamakta zorluk çekiyoruz, Sayın Başbakanı anlamak da  zorluk çekiyoruz.

    O nedenle duyarlılığımızı her zaman her yerde ifade edeceğiz. Altını yine  özenle çizerek söylüyorum; şehitlerimizin sorumlusu, AKP hükümeti ve onun  başındaki Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bunu çok net ortaya koymamız lazım.”

    Kılıçdaroğlu'nun düzenlediği basın toplantısında MYK üyeleri de salonda  yer aldı.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı