Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hayat reytingi

Serdar TURGUT

Özür diliyorum, fena halde yanılmışım. Ben Türkler'de soyutlama yapma yeteneğinin fazla gelişmemiş olduğunu sanırdım.

Ancak geçen gün gözüm bir televizyon programının reklamına takıldı.

Reklamda o gece yayınlanacak program aynen şu şekilde anlatılıyordu:

‘‘Bir yanda ameliyata alınan Buket, diğer yanda can çekişen Yeşim ve bütün olayların sorumlusu Ceyhun... Bu durum Sedat'ı çileden çıkarmaya yeter...’’

Evet bu kadar.

Tüm olayın özeti bu kısa cümlelerle verilmişti ve benim görebildiğim kadarıyla hemen herkes bu özetten ne denilmek istendiğini yüzde 100'e yakın bir isabetle anlayabiliyordu.

14 saat süren bir otobüs yolculuğunu bile tek bir satır kitap okumadan bitirmeyi başaran ve üstelik kitap okuyan insana da her zaman kaçınılmaz olarak ‘‘Okumaktan başın ağrımadı mı?’’ sorusunu soran bir nüfusun tüm olayı böylesine hızla anlayabilmesi çok ilginç geldi bana. Dolayısıyla Türk halkında soyutlama yeteneğinin gerçekten yüksek olduğuna karar vermiş durumdayım.

* * *

Bir yazar olarak ben de taktik değiştirmeye karar verdim. Madem ki ahali, televizyon programındaki cümlelerden sonuç çıkarma yeteneğini geliştirmiş durumda, öyleyse ben de artık bu programda kullanılan taktikle yazılarımı yazmaya başlayacağım.

İlk denemeyi bugün yapıyorum...

* * *

Bir yanda baskı altına alınan Necmettin, diğer yanda can cekişen Tansu... Ve bütün olayların sorumlusu Süleyman...Bu durum Özer'i çileden çıkarmaya yeter.

* * *

Tansu, Necmettin ile birlikte ortaklık kurmaya karar verince ailede kıyamet kopar... Baba ile kızın arası açılır... Sırlarını Mesut'a açan baba, kızın yarattığı sorunları çözmesi için Mesut'tan yardım ister... Mesut ise bazı güvenceler istemektedir.

* * *

Mahallenin muhtarı, aslında mahallede tüccarlık yapan bütün esnafa sinir olmaktadır. Aslında bu hislerinde haklıdır da... Ancak esnafın içinde en fazla Tansu üçkâğıtçı çıktığından ‘‘kötünün içinde en iyisini seçmek’’ zorunda kalmaktadır. Bu arada Mesut fırsatı iyi değerlendirerek eski defterleri karıştırmaya başlamıştır.

* * *

Ertuğrul her zamanki gibi insanları kesinlikle dinlememektedir. Serdar onu öldürme hedefine adım adım yaklaşma planları yapmaktadır... Mali sorunlar yaşayan Serdar, kapana kısılmış gibidir... Üstelik planladığı cinayeti işlemesi için ona büyük manevi destek de vardır...

* * *

Özer, karısının gölgesinden kurtulmak istiyordu artık... O da meşhur olmayı hak etmişti... Menajeri soyadını değiştirmesini önerdi ona... Ancak buna karısı karşıydı ve üstelik bütün paralar da onun hesabındaydı... Kimseye belli etmemeye çalışıyordu, ama Özer bunalmıştı.

* * *

Rana Hanım yeni planını uygulamaya karar vermişti... Yeni plana göre kocası daha da bir esaret altına girecekti... Onları tanıyanlar kadının nasıl olup da bu kadar acımasız olabildiğini anlayamıyorlardı... Olayı anlayan Serdar ise çaresizdi.

* * *

Son derece acımasız bir insan olan Reha Bey, muhtarlık yarışında rakipsiz olduğuna inanıyordu. Ancak son anda karşısına Hakan diye bir rakip çıkarılmıştı. Mahallenin bıçkını Hakan, Reha'nın yaptığı her türlü olumsuzluğu daha da abartarak yapma yeteneğine sahipti ve üstelik reklam kampanyası da başlatmıştı. Reha, sinirden deli danalara dönmüştü...

* * *

Mehmet sonunda gözden düşmüştü. Buna en çok sevinen ise yıllardır ondan hoşlanmayan Emin'di. Bu arada Nazlı, Özer ile görülünce ortalık birbirine girdi. Yavuz ise kimseyi umursamadan bildiğini okuyordu. Yıllardır gurbetçi olan Hadi ise olan biteni uzaktan izliyor ve ilk kez memlekette olmadığı için haline şükrediyordu. Serdar'ın olan biteni uzaktan izleme girişimi ise Ertuğrul engeline takılmıştı. Bütün bu insanlar arasında en mutlu gözüken de oydu ve bunun nedenini de kimse bilmiyordu.

* * *

Necmettin, perde arkasından kurduğu ticari işletmeye para toplamaya çalışıyordu. Ancak diğer tüccarlar, birlikte hareket ederek onun büyümesini engellemeye çalışıyorlardı. Hatta aralarında bu işi Necmetin'in kurduğu şirketi kapattırmak için ihbarlar yapmaya kadar götürenler de vardı. Baş tüccar Mesut ise olanları umursamazmış gibi gözükse de büyük bir keyifle izliyordu.

* * *

Serdar büyük bir bunalım içindeydi... Yazarlık hayatının sonuna gelmiş gibi hissediyordu... Yeni yazma stili umduğu gibi çıkmamış, konu bulmakta zorlanmıştı. Bunun için romanını uzatmayıp kısa kesti ve bunu hikâye olarak pazarladı.

X