"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Hayat matematik değildir siyaset hiç değildir

 

İSTEDİĞİN kadar kurgula...

İstediğin kadar iyi bir senaryo yaz...

İstediğin kadar iyi bir yönetmen olduğunu düşün...

Bazen hiç beklemediğin bir şey olur.

Kurguladığında, kafanda yazdığında, yönetmek istediğinde olmaz.

Hayat da böyle değil midir?

Sizce “Hayat matematik midir?”

Ben bu sorunun cevabını sık sık soruyorum.

Ve kendime göre de veriyorum.

Hayatı istediğin kadar planla, hayatı istediğin kadar kurgula, hatta bir film senaryosundaki ayrıntılarda olduğu gibi o kareleri yaşıyormuşçasına hisset...

Bazen istenilenler olmaz.

Filmin senaryosu ne olursa olsun, iş yönetmene nasıl kalıyorsa, hayatın kurgusunu da gerçeğe dönüştürmek bizlere kalıyor.

Hayatın matematik olmaması aslında hepimiz için daha iyi geliyor bana...

Önceden her kurgulananın gerçekleşiyor olması hayatın sürprizlerini yok etmez mi?

Oysa hayatımızı renklendiren de işte o sürprizlerdir.

İyi ki de böyle, yoksa hayat çok daha sıkıcı olabilirdi.

Bir şey daha var elbette...

Hayat her zaman iyi tesadüfler getirmiyor bizlere, aralarında kötüler de var.

Ama bunlarla başa çıkacak gücü, kötüyü iyiye dönüştürecek iddiayı da taşımak zorundayız.


Bir gazeteci olarak birçok meslek grubundan insanla bir araya geliyoruz. Bizim şansımız o insanlarla zaman içinde arkadaş, dost olabilmemiz. Zamanla bu deneyim biz gazetecilere olayları önceden görebilme, hissedebilme refleksi veriyor.

Bütün siyasi dostlara bu soruyu sormalarını ve kendilerine göre cevaplamalarını tavsiye ediyorum.

“Hayat nasıl matematik değilse, siyaset hiç değildir...”


Birçok kişi için Gezi Parkı eylemlerinin hedefi AK Parti’ydi, özellikle de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dı.

Doğrudur, meydanlara çıkan yüz binlerin en fazla dile getirdiği daha çok AK Parti’nin son siyasi uygulamaları, giderek artan kamu baskısı, siyasetin günlük hayatımıza giderek daha fazla karışmasıydı.

Ben ise, meydanların çok daha geniş bir siyasi kesime mesaj yolladığını düşünüyorum.

Bu mesajların çoğunluğu AK Parti’ye olduğu gibi aynı zamanda CHP’ye, MHP’ye, BDP’ye ve diğer partilereydi.

Gezi Parkı’nın gençleri bana göre çok büyük bir iş yaptı.

Hepimize demokrasi dersi verdiler.

Özellikle de demokrasi tembelliği yapan büyüklerine, hepimize...


Neden yazımın başından bu yana “Hayat matematik değildir” diye altını çiziyorum.

Çünkü, siyaset hayatın tam kendisidir.

Ve çözümü matematikte aramak, mesajı eksik almak demektir.

Demokrasilerin güçlenmesi için referandum müthiş bir fırsattır, bunu kabul ediyorum.

Herhangi bir olay ya da proje için, o bölgede yaşayanların kendi iradelerini kullanmaları, ortaya koymalarından daha güzel ne olabilir ki...

Ama gelin görün ki, Gezi Parkı protestoları çoktan Taksim’i, İstanbul’u aşan bir hale geldi.

Bu referandumdaki yüzde 51, isteyenleri de karşı olanları da mutlu etmeyecektir.

Etmemelidir de...

Hayat matematik değildir, siyaset hiç değildir...

 

Binlerce kere teşekkür

GEZİ Parkı’nın gençleri, 90 kuşağının gençleri...

Sizlere binlerce, yüz binlerce kere teşekkür ederiz.

“Meydan okumak değil, meydanların dilini okumalı” dediniz.

“Gezi demek, sadece iki ağaç değil. Bir felsefe, hayata bakış, dünyaya sesleniş, Türkiye’yi yeniden yorumlamak” dediniz.

“Söylediklerimiz siyasetin de ötesinde...” dediniz.

O zaman...

Biz...

Günlük siyasetin kuruluğunu, günlük siyasetin kısır döngüsünü, günlük siyasetin giderek bizi inciten tonunu, üslubunu, dilini...

Çok daha farkına varmaya başladık.

 

Size de teşekkürler anneler, babalar

“Gelişmiş batı demokrasileri” deniyor ya, “güçlü demokrasiler” deniyor ya...

Şu Gezi Parkı, bana kalırsa o demokrasilerin de terazilerinin ayarını kaçırdı.

Dendi ki...

“O çocuklar haşarı, ailelerini dinlemeyen, hayatta ne istediklerini bilmeyen çocuklar değil. Hem de hiç değil... Hepsi okumuş çocuklar, hepsi ne yaptığını bilen çocuklar, hepsi ülkelerini seven çocuklar, hepsi sevdalı çocuklar...”

Ve...

Hepsi de aileleriyle iyi ilişkileri olan çocuklar...

68 kuşağı belki yalnızdı, belki ailelerinden uzaklaşarak, onları soyutlayarak dünyayı yeniden yorumlamıştı.

Ama gördük ki, 90 kuşağının arkasında anne, babaları da var.

O zincir; annelerin kurduğu, babaların gönülden destek verdikleri o barış zinciri sadece Türkiye’deki siyasetçilere değil, gelişmiş batı demokrasilerine de güzel bir örnekti.


Babalar günü

Anne, baba gibisi var mı? Olamaz... Anneler günü de babalar günü de öyle... Geçen ay annelerimizin, bugün de babalarımızın bu güzel gününü kutluyoruz. Bütün babaların babalar gününü kutlarım. Aramızdan ayrılanları da sevgi ve saygıyla anarım.

 

X