Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hayat ‘Kum Saati’ gibi!

VİCDAN sustu... <br><br>İnsanlık sustu...

Göz göre göre öldürüldük ey halkım!

Unutma bizi!

Yakın tarihimiz, menfur suikastlarla dolu!

Birçok yurtsever insan, kahpece sıkılan kurşunlarla can verdi.

Hepsinin ortak yanı, Atatürkçü, çağdaş, laik cumhuriyet sevdalısı olmalarıydı. Karanlık eller, bu değerli insanları yok etti. Kimi kurşunlarla, kimi bombalarla hayatlarını kaybetti.

* * *

Abdi İpekçi (1 Şubat 1979 Perşembe günü öldürüldü.)

Turan Dursun (4 Eylül 1990 Salı günü öldürüldü.)

Doç. Dr. Bahriye Üçok (7 Mart 1990 Cuma günü öldürüldü.)

Prof. Dr. Muammer Aksoy (31 Ocak 1990 Çarşamba günü öldürüldü.)

Çetin Emeç (7 Mart 1990 Çarşamba günü öldürüldü.)

Uğur Mumcu (24 Ocak 1993 Pazar günü öldürüldü.)

Orgeneral Eşref Bitlis (17 Şubat 1993 Çarşamba günü uçağı kuşkulu bir şekilde düştü.)

Onat Kutlar (11 Ocak 1995 Perşembe günü öldürüldü.)

Ahmet Taner Kışlalı (21 Ekim 1999 Perşembe günü öldürüldü.)

Necip Hablemitoğlu (18 Aralık 2002 Çarşamba günü öldürüldü.)

* * *

Ümran Avcı genç bir meslektaşımız...

Benim kurduğum ve uzun süre genel yayın yönetmenliğini yaptığım Bugün ve Meydan gazetelerinde mesleğe başladı, tecrübeli muhabir oldu, daha sonra katıldığı Milliyet ailesiyle 18 yıl çalıştı, 2006 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin “Gazetecilik Başarı Ödülü”nü kazandı. Halen Habertürk Gazetesi’nde görev yapıyor.

Ümran Avcı, Türkiye’yi sarsan suikastlardan önceki son günleri beş yıl araştırdı ve “Kum Saati” adlı kitabında topladı. Öldürülmeden önceki son sohbetleri, son yemekleri, son projeleri ve son vedaları nasıl oldu? (Bilgi Yayınevi)

* * *

Abdi İpekçi suikastı “Geliyorum” demişti. Suikasttan bir süre önce meçhul bir adam, İpekçi’nin otomobilinin önüne atlayıp yere ateş etmişti.

Turan Dursun, öldürülmeden bir hafta önce kaçırılıp İstanbul dışına götürülmüştü...

Bir yazısında “İnsan insanın kurdudur” diye yazan Uğur Mumcu, suikasttan üç ay öce kan-ter içinde uyanmış ve gördüğü kâbusu eşine şöyle anlatmıştı:

“Bir rüya gördüm Güldal... Korkunç bir patlama oluyor. Bu patlama sırasında bacaklarım yok oluyor. Bedenimin bu halini yukarıdan seyrediyorum. Hakiki gibi!”

Uğur Mumcu’nun ekim sonunda gördüğü kâbus, üç ay sonra, ocak sonunda gerçek oldu.

* * *

Mevsimlerden, çoğunlukla kıştı öldürüldüklerinde... Kötülükleri, üzerine yağacak yağmurla, karla kapatmak istercesine hava ya karlı ya da yağmurluydu...

Ümran Avcı’nın “Kum Saati” adlı kitabında suikast kurbanlarının son günlerinin, son saatlerinin, son dakikalarının, hatta son saniyelerinin, adım adım hikâyesini okurken, hayatları yarım kalanlara, geride yarım bırakılan hayatlara tanık oluyoruz.

Öldürülenleri gazeteci ya da akademisyen olarak tanıyoruz ama onlar önce birer anne-baba, birer sevgili, eşlerine âşık birer kocaydılar.

Bizler onların ölümlerini hep flaş haber olarak televizyon ve gazetelerde izledik.

Kalleşçe bombalanmışlardı... Haince vurulmuşlardı... Ölümlerinden sonra nice yıllar geçti.

Abdi, Uğur, Çetin, Bahriye... Hepiniz... Sizleri unutmadık, unutamayız!      

X