« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Havuz temizlikçisi balıkçı ya da sirk çalışanı değiliz

Kuzey Amerika’nın Kızılderili sporu lakros Türkiye’deki kuruluş dönemini atlattı. Hatta ilk milli takım kuruldu; kurulur kurulmaz da Bulgaristan’da ilk uluslararası turnuvasından kupayla döndü. Ancak,milli takım oyuncularının bir derdi var: Yolda, metroda, markette ellerinde lakros sopalarıyla yürürken havuz temizlikçisi, balıkçı hatta sirk çalışanı zannedilmek...

Alp ULAGAY aulagay@hurriyet.com.tr
SON GÜNCELLEME

Sıcak bir cumartesi sabahı. İstanbul’un Boğaz kıyısı semtlerinden Anadoluhisarı’nda, Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu’nun suni çim futbol sahasındayız. Oyuncular saha kenarında antrenman hazırlıklarını sürdürüyor. Ama o da ne? Her biri maskelerini, eldivenlerini, hatta omuz, dirsek ve diz koruyucularını kuşanıyor. Hatta ellerine de ucu fileli sopalarını alıyorlar. Saha çevresindekilerin şaşkın bakışları altında başlarında antrenörleri Patrick Dougherty ile sahaya fırlıyorlar.

Bu sporcular pek futbolcuya benzemiyor. Amerikan futbolcusu ya da ragbici de değiller. Onlar lakros oyuncusu. Kuzey Amerika kökenli bu spor dalı bir yıldır Türkiye’de de oynanıyor. Amerikalı lakros oyuncusu ve antrenörü Patrick Dougherty geçen yıl attığı tohumların ilk ürünlerini bu yıl topluyor. Geçen yıl sadece İstanbul’da yaşayan birkaç yabancı ve bir takımlık malzeme setiyle yola çıkmış, Türk sporcu bulmakta zorlanmıştı.
Bu yıl ise işler yolunda. Dougherty, bazı üniversite ve liseleri de ikna ederek oyuncu sayısını hızla artırdı. Sonra her oyuncu için malzeme tedarik etti. Bu sayede 2011’in başından beri tam teçhizatlı antrenmanlara yaklaşık 30 oyuncu katılıyor. Yeni oyuncular lakrosu öğrenmeye çok hevesli. Örneğin sekiz aydır antrenmanlara katılan üniversite öğrencisi Barış Albayrak (24) lakros ortamını öve öve bitiremiyor: “Daha önce tenis, basketbol, futbol oynadım. Hiçbirinde lakrostaki kadar iyi vakit geçirmedim. Lakrosta hem sertlik hem dostluk var.”

İSTANBUL SULTANS

İstanbul’daki lakrosçular ‘Sultans’ ismiyle faaliyet gösteriyor şimdilik. Hafta içi akşamları buluşup fizik kondisyon çalışması yapıyorlar. Hafta sonlarıysa uygun bir sahada toplu-sopalı antrenmana geliyor sıra. Bu sabah önce pas çalışması var. Oyuncular iki gruba ayrılıyor. Karşılıklı olarak pas atıp tutuyorlar. Pas isteyen oyuncudan bir “Help” (yardım) sesi yükseliyor. Pası alanın arkasındaki oyuncu da “I got your back” (arkanı kolluyorum) diyerek oyuna dahil oluyor. Bu sırada takım kaptanı Özgür Aydın’ın sesi yankılanıyor sahada. “Sesinizi duyamıyorum! Sesinizi duyamıyorum!” Aynı zamanda sözlü paslaşmanın önemini hatırlatıyor arkadaşlarına.

Özgür Aydın (22), lise yıllarında ABD’de tanıştığı lakrosu İtalya’da geçirdiği altı ayda daha da ilerletmiş. Takımın lakros tecrübesi en fazla ismi olarak kaptanlığı da kapmış. Aydın, lakrostan ve takımdan memnun olmasına memnun da yarı şaka yarı ciddi bir şikâyeti var: “İstanbul’da sokakta, markette, toplu taşıma araçlarında biraz garip karşılanıyoruz elimizdeki sopalarla. Örneğin geçenlerde Burger King’de lakros sopamla sıra beklerken biri beni elimdekini temizlik aparatı, beni de temizlikçi sandı. Sadece bu kadar mı? Diğer zamanlarda havuz temizlikçisi mi zannedilmedik, balıkçı mı yoksa sirk çalışanı mı!” Mahmut Can Kayacan da aynı durumla İstanbul metrosunda karşılaşmış: “Sopamı dik tutarken bir diğer yolcu tutunacak bir dayanak zannedip asılıverdi. Sopamı zor kurtardım!”

İSTANBUL’DA TURNUVA

Bir yandan da antrenman tüm hızıyla sürüyor. Bugünü yarı sahada altışardan iki takımlı tek kale maçla bitirecek. Dougherty takımları ikiye ayırıyor ve bağırıyor: “Unutmayın! En az üç pas yapacaksınız. Bu bir takım oyunu. Önce bir takım hücum edecek, sonra yer değişeceksiniz.” Önce kırmızı takım hücum ediyor. Ancak, beyaz takım presle onları yarı sahaya kadar itiyor. Kırmızı takımın kadın oyuncularından Banu Özek yardıma gitse de beyaz takımdan Deniz Güneri topu kapıyor.
Ancak antrenmanın temposu yüksek. Kenardaki oyuncular sahadakilerle yer değişiyor. Kan ter içindeki oyuncular suni çimlere yığılıp bir parça soluklanıyor. Bu sırada tek kale maçın ilk golünü atılıyor. Kırmızı takımın golü atan oyuncusu Serhat Atayeter yüzünde bir gülücükle kenara yöneliyor: “İlk golümü attım. Bir aydır antrenman yapan birisi için fena değil.”
Patrick Dougherty, Marmara, Işık, Koç ve Kadir Has üniversitelerinde başlayacak eğitimlerle birlikte yeni sezonda bir oyuncu patlaması bekliyor: “Bu sezon birkaç amacımız var. Lakrosu okullara yaymak, bir kadın takımı kurmak ve de gelecek yaz başında İstanbul’da ABD’den iki profesyonel takımı ağırlamak. Belki bunu bir turnuvaya bile çevirebiliriz. 2012’de İstanbul’un ‘Avrupa Spor Başkenti’ olmasından da faydalanarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi
desteğiyle bu projeyi hayata geçirmek istiyoruz.”


KURUCU ANTRENÖR

Amerikalı Patrick Dougherty (34)  iki yıldır İstanbul’da yaşıyor. Eski bir lakros oyuncusu ve antrenörü olarak bu sporu Türkiye’de örgütlemek için uğraşıyor. Bu süreçte en büyük destekçisi Türkiye’ye sopası, maskesi ve koruyucularıyla 16 kişilik lakros malzemesi gönderen Uluslararası Lakros Federasyonu
(ILF) oldu.

SOFYA’DA KUPA KAZANDILAR

Bu kadro aynı zamanda Türk Milli Takımı’nın çekirdeğini oluşturuyor. Altı ay boyunca düzenli antrenman yaptıkları için de İstanbul Sultans oyuncuları ilk maçlarına çıkmayı sabırsızlıkla bekliyordu. Sonunda ABD’den ısmarlanan fiyakalı formalarını da kuşanarak ağustos ayında Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da dört takımlı bir uluslararası turnuvanın yolunu tuttular. Bulgaristan’ı, İsveç’i ve Monarchs takımını yenerek Sofya’dan kupayla döndüler. Takımın oyuncularından Sercan Korucu’ya göre bu turnuva büyük bir itici güç oldu: “Sofya’da gerçekten lakros oynayabildiğimizi gördük. Tam bir takım haline geldiğimizin farkına vardık. Kupayı da kazanmak büyük bir moral motivasyon oldu bizim için.”

KORUYUCULAR ÖNEMLİ

Lakros vücut vücuda sert temasa dayalı bir oyun. Bu sebeple antrenman öncesinde dirseklerine, omuzlarına, dizlerine koruyucularını takıyorlar.

İŞİN TEMELİ PASLAŞMA

Lakros antrenmanı mutlaka paslaşma egzersiziyle başlıyor. Lakros sopasıyla topu takım arkadaşına gönderebilmek bu sporun temel unsuru.

SOPALAR ÇARPIŞIYOR
Antrenmanda savunmacı olarak oynayan Özgür Aydın (5) 1.80 metrelik sopasıyla Mehmet Özer’in (4) pas atmasını engellemeye çalışıyor.

 

 

 


 


Bunları da Beğenebilirsiniz