Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Havada bulut

Yiğit Bulut, Makedonya’ya giden Başbakan’ın uçağındaymış. Başka “muteber” arkadaşlarla beraber.

Kabinde Abidin Dino’ya inat resim çektirmişler, mutluluğun resmi misali. Arada da şu malum “Alman vakıflarının parası” konusunda bizzat Başbakan tarafından bilgilendirilmişler.
Hani şu ağır iddia: Almanya’nın vakıflar aracılığıyla PKK’yı beslediği ve bazı CHP’li belediyelerin bu işe aracı olduğu iddiası.
Kanıtlandığı takdirde ana muhalefete etkisi on kaset gücünde olacak iddia. Bu yüzden de insana biraz Deniz Feneri davasını karambole getirmek amaçlı olduğu hissi veren iddia.
Yiğit Bulut, iddiayı yükseklerde dinlemenin heyecanıyla, soluk soluğa yazmaktadır.  “Benim araştırma ve düşüncelerimden yola çıkarak ve son gündemden de etkilenerek adını ‘Ergenekon’ olarak düşündüğüm yapılanma, Osmanlı’nın 1900’lü yılların başından 1919’a kadar etkisinde kaldığı Almanlar tarafından tesis edilen ‘iskelet’ üzerinde şekilleniyor.”
Bu uzun ve “pür heyecan” cümle bize şunu anlatmak istiyor: “Ergenekon da, bütün melanetler gibi ittihatçıların ve onların takipçilerinin işidir. Yani bugünkü muhalefetin. Vatanın hayrına ne varsa da itilafçılar ve onların takipçilerinin eseri. Yani bugünkü iktidarın.”
Kısacası, Bulut sayesinde olayı tekrar 100 senelik ittihatçı-itilafçı, yani Almancı-İngilizci çekişmesine bağlamış bulunuyoruz.
Hayırlı, uğurlu olsun!
Ama kabin basıncının etkisiyle olacak, bir şeyi atlamış: Deniz Feneri belgelerle sabit bir iddiaydı.
Oysa Başbakan’ın iddiasıyla ilgili henüz kanıt görebilmiş değiliz. Belki Üsküp’e inmeden Yiğit Bulut’a vermiştir. O da patlatmak için Londra seferini bekliyordur. Kim bilir?

Milli maçta nostalji

Türkiye-Almanya maçında formalar dahil her şey çocukluğumdaki gibiydi.
Yine taraftar çırpınıyor, yine kırmızılar telaşla koşturuyor ama maç beyazların kontrolünden bir an olsun çıkmıyordu.
Hakan Balta’nın golünden sonra bile bu hissim değişmedi. Sanki Klaus Allofs bitime dakikalar kala girip Şenol Güneş’in koruduğu kaleye son vuruşu yapacaktı.
Klaus Allofs girmedi ama perdeyi kapatmak Schweinsteiger’a nasip oldu. Bize de 30 senede neyin değiştiğini bulmak kaldı.

tatlı sözlük

Uçmak: Fikri hür, vicdanı hür olabilmek.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI