Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hava Kuvvetleri'nde devir-teslim

    A.A
    25 Ağustos 2009 - 18:06Son Güncelleme : 25 Ağustos 2009 - 19:39

    Orgeneral Aydoğan Babaoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanlığı görevini törenle Orgeneral Hasan Aksay'a devretti. Hava Kuvvetleri’nin yeni komutanı Org. Hasan Aksay, devir teslim töreninde yaptığı konuşmada, “Son terörist ölene kadar mücadelemiz sürecektir” dedi.

    Hava Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı'ndaki törene, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, Ankara Valisi Kemal Önal, İstanbul Valisi Muammer Güler, bazı emekli orgeneraller, üst düzey komutanlar ve eşleri ile bürokratlar katıldı.

    Cumhurbaşkanı Gül, Komutanlık Karargahı'na gelişinde, Orgeneral Babaoğlu tarafından karşılandı.

    Gül'ün salonda yerini almasıyla başlayan devir-teslim töreninde, İstiklal Marşı'nın söylenmesinden sonra Orgeneral Babaoğlu'nun emeklilik, Orgeneral Aksay'ın da Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na atanma kararnameleri ile özgeçmişleri okundu.

    Orgeneral Babaoğlu, törendeki konuşmasında, “Bugün Hava Kuvvetleri Komutanlığı görevimi devrederken 30 Eylül 1959'dan beri 50 yıldır giydiğim mavi üniformaya ve Türk Hava Kuvvetlerindeki görevime de veda ediyorum” dedi.

    Hava gücünün binlerce yıllık geçmişi olan kara ve deniz gücüne göre çok yeni ve bilinmeyen yönlerinin fazla olduğunu ifade eden Orgeneral Babaoğlu, sürekli gelişime açık hava gücünün en ön saflarında tamamen profesyonel bir yapı bulunduğunu söyledi.

    Orgeneral Babaoğlu, “Muharip vurucu gücümüzün tamamı, özenle seçilerek uzun yıllar eğitim alan pilot subaylarımızdır” diye konuştu.

    Hava gücünün, kara ve deniz gücünün de en büyük yardımcısı olduğuna işaret eden Orgeneral Babaoğlu, ülkenin hava savunmasıyla ilgili görevlerini yerine getirirken eşzamanlı olarak dost kara ve deniz gücünün de düşman hava gücünden etkilenmemesini sağladıklarını kaydetti.

    Hava gücünün, kara ve deniz gücüne tehdit olan satıh unsurlarını da devre dışı bırakabildiğini belirten Orgeneral Babaoğlu, “Bu güç içerisinde bulunmak büyük bir ayrıcalıktır” dedi.

    Her Hava Kuvvetleri komutanının milli uçağı ile, milli ve etkin bir idame-işletme yapısı içerisinde milli olarak üretilen konsept, strateji ve taktikleri kullanarak görev yapmayı hayal ettiğini dile getiren Orgeneral Babaoğlu, şunları kaydetti:

    “Ama bu ideali yakalamak zordur; Çünkü havacılık endüstrisi gibi çok yüksek teknoloji kullanan, yüksek maliyetlerin söz konusu olduğu bir alanda tüm teçhizatın milli olarak üretilmesi, birçok nedenden dolayı pek de mümkün değildir.

    Öyleyse amaç; ülke olarak bağımsız harekat imkan ve kabiliyetimizi sağlayacak kritik teknolojilerde milli olabilmek ve havacılıkla ilgili kazandığımız kabiliyetleri tanıtarak, dış pazar elde edebilmek olmalıdır.

    Bu nedenle; sadece havacılık sanayii kapsamı ile sınırlı olmamak üzere; milli savunmanın tüm kollarında hangi malzeme ve teknolojilerin, hangi vadede, ne oranda milli olarak üretilip geliştirileceğini; hangi alanlarda ve hangi strateji ile ortak üretim veya doğrudan dış tedarik yapılacağını hep birlikte önceden planlamamız gerekmektedir. Hava Kuvvetleri Komutanlığı bu konuda üzerine düşeni yapmaya hazırdır.

    Bu noktada şu hususun önemli olduğunu değerlendiriyorum; Hava Kuvvetleri komutanının asli sorumluluğu; TSK da dahil devletin tüm ilgili kurumlarında yapılan tehdit değerlendirmelerini dikkate alarak, ülkenin hava sahasını koruyacak, eğitilmiş ve her an harbe hazır kuvveti bulundurarak caydırıcılığı sağlamak ve gerektiğinde bunu emirle kullanmaktır. Bu vazifeden asla taviz verilemez. Dolayısıyla hiçbir komutan; ülke hava sahasını mevcut tehdit ortamında koruyamayacak olan bir platform veya silah sisteminin hava kuvvetleri envanterine girmesini göze alamaz, kabul edemez.”

    MİLLİ SİSTEMİN ÖNEMİ

    Söz konusu silah sisteminin harekat ihtiyacını ne kadar karşıladığından, tedarik ve idame-işletme maliyetlerine, desteklenebilirliğe ve sistemin mevcut diğer sistemlerle uyumuna kadar bir çok konunun derinliğine incelendiğini ve her seviyede tartışıldığını ifade eden Orgeneral Babaoğlu, sistemin milli olmasının bu değerlendirmelerde en kritik değişkenlerden biri fakat tek değişken olmadığını söyledi.

    Orgeneral Babaoğlu, “Milli sistemlerin önemini bilen ve hava gücünün tamamen milli olmasını ideal olarak gören biri olarak; Bu konularda çok hassas olduğumuzu, tedarik konularının Hava Kuvvetleri sorumluluğundaki boyutlarında ince eleyip, sık dokuduğumuzu vurgulamak isterim” diye konuştu.

    Günümüzde gelişmiş devletlerin hepsinin havacılık sanayisinin de gelişmiş olduğunu ifade eden Orgeneral Babaoğlu, bu durumun tesadüf olmadığını, hava gücünün artık bilinen klasik 3 boyuta ilave uzay ve bilgi boyutunu da kullanabildiğini söyledi. Orgeneral Babaoğlu, şöyle devam etti:

    “Bu 5 boyutu en iyi şekilde kullanabilen teknolojiye sahip olmak; o ülke için büyük bir kuvvet çarpanıdır. Çünkü havacılıktaki gelişmeler; malzeme, bilgi, motor ve uzay teknolojisi gibi birçok alandaki gelişimi de tetiklemektedir.

    Dolayısıyla askeri havacılığın ve yine hava gücümüzün doğal bir parçası olan sivil, sportif ve benzeri tüm havacılık faaliyetlerinin her seviyede desteklenmesini ülkemiz için önemli olduğunu değerlendiriyorum.”

    Devam eden projelere, mevcut dönemin ve geleceğin harekat ortamıyla ilgili güncel değerlendirmelerin etkisini belirlerken, eş zamanlı olarak hava kuvvetlerini 2050'li yıllara taşıyacak kuvvet yapısıyla ilgili ilave ihtiyaçların belirlenmesine öncelik verdiklerine işaret eden Orgeneral Babaoğlu, “Hava Kuvvetleri'nin ihtiyaçları derken, sadece en son teknoloji ürünü silah ve platformları kastetmiyorum. En az bunun kadar önemli olan diğer bir husus; bu platformlarda görev yapacak eğitilmiş ve profesyonel insan gücüne sahip olmaktır” dedi.

    Türk milletinin yüzyıllardır dünyanın en güzel coğrafyalarından birinde, risklerin ve fırsatların çok yoğun olduğu bir bölgede yaşadığına dikkati çeken Orgeneral Babaoğlu, şöyle devam etti:

    “Bu coğrafyada geçmişte yaşananlar ve bugün yakın çevremizde yaşanan gelişmeler; Vatanımızın bölünmez bütünlüğünün korunması kadar, müreffeh bir toplum olabilmek için de güçlü bir askeri güce sahip olmamız gerektiğini göstermektedir.

    Güvenlik olmayan yerde istikrar sağlamak sosyal ve ekonomik anlamda gelişme göstermek pek de mümkün olmamaktadır. Bununla beraber askeri gücün, tek başına güvenlik ve istikrar sağlaması da mümkün değildir. Birçok benzetmenin kahramanı olan satranç tahtasını ben de kullanmak istiyorum; taşları milli güç unsurları olan güvenlik ve refahın kazanılmasının hedeflendiği bir satranç oyunu içindeyiz. Askeri güç, politik güç, ekonomik güç, psikososyal güç; hepsi birer taş. Oyunu kazanmak istiyorsak, yani müreffeh bir ülke olmak istiyorsak, taşlarımızı ortak aklın ürünü, ortak bir strateji doğrultusunda eş güdümlü bir şekilde hareket ettirmek zorundayız. Tek başına hareket eden taş hem kendini tehlikeye sokar hem de takımını yalnız bırakır. Bununla birlikte 'Ben o taşım olmadan da kazanabilirim' demek de herhalde pek gerçekçi olmayacaktır.”

    Orgeneral Babaoğlu, konuşmasının sonunda, “Şu anda kendimi elinden silahı ve atı alınmış bir akıncı gibi hissediyordum, ama biliyorum ki yaşamım boyunca bütün kalbimle Hava Kuvvetleri ile birlikte olacağım, bu büyük ailenin mensubu olmaya devam edeceğim” diyerek komutanlarına, çalışma arkadaşlarına ve ailesine teşekkür etti.

    Daha sonra, Orgeneral Aksay, Orgeneral Babaoğlu'na komutanlığı döneminde gönderde tutulan komutanlık forsunu sundu. Orgeneral Babaoğlu da komutanlık amblemini Orgeneral Aksay'a taktı.

    ORGENERAL AKSAY'IN KONUŞMASI

    Orgeneral Hasan Aksay da, “Bu ulvi görevi, uzun yıllar birlikte filo ve kader arkadaşlığı yaptığım, uçuş liderim, üs komutanım, kurmay başkanım Orgeneral Aydoğan Babaoğlu'ndan, iki yıl önce Harp Akademileri Komutanlığımda olduğu gibi devralmanın büyük şeref ve gururunu yaşamaktayım” dedi.

    Hava Kuvvetleri'nin günümüzde sahip olduğu nitelikli personeli, modern uçakları, silah sistemleri ve teknik donanımı ile dünya havacılığında saygınlığını güçlü bir şekilde sağlamlaştırdığına işaret eden Orgeneral Aksay, Türk Hava Kuvvetleri'nin bugün kendisine verilecek her türlü görevi, gece ve gündüz, her hava şartında, dünyanın herhangi bölgesinde etkin bir şekilde yerine getirebilecek imkan ve kabiliyete ulaştığını söyledi.

    Napolyon'un “Devletlerin politikaları coğrafyalarında yazılıdır” sözünü hatırlatan Orgeneral Aksay, şöyle devam etti:

    “Yurdumuzun konumlandığı coğrafyada meydana gelen ve bitmesi hiçbir zaman düşünülmeyen sorunlar, bu sorunlarla birlikte bölgedeki uzun tarihi geçmişimiz bu özdeyişi en açık şekilde doğrulamaktadır.

    Bir taraftan süregelen etnik, dinsel ve mezhep çatışmalarının sebep olduğu terörizm ve aşırıcılık, bölgemizde varlığını yoğun olarak sürdürürken diğer taraftan, gelişen dünyadaki yaşlanan nüfus, tükenmeye yüz tutmuş kaynaklara rağmen giderek artan enerji ihtiyacı, iklim değişikliğinin neden olduğu yiyecek ve su sıkıntısının refah çağını kısıtlayacağına ve yeni sorunların çıkışına neden olacağına kesin gözüyle bakılmaktadır.

    21'inci yüzyılda karşılaşacağımız problemlerin üstesinden gelebilmek için, ülkemizin tüm etki odaklarının ve milli güç unsurlarının çok iyi şekilde kullanılması, dengelenmesi ve birbiri ile entegre edilmesinin gerekli olduğuna inanmaktayım.

    Ülke olarak, üstesinden gelmek için büyük çaba sarf ettiğimiz ekonomik-politik-sosyal gelişmeyi, birlik beraberlik içinde, ülkenin yüksek menfaatlerine odaklanarak sağlamanın ve caydırıcılığı içeren güvenlik ortamını yaratmanın bahse konu bölgesel konjonktürde hayati derecede önemli olduğu değerlendirilmektedir.

    Bunun için,iyi eğitilmiş, hareket kabiliyeti ve ateş gücü yüksek gelişmiş teknoloji ürünü silah sistemlerine sahip Silahlı Kuvvetler bulundurmak elzemdir.”

    “BÖLGESEL GÜÇTE BİR HAVA KUVVETİ YAŞAMSAL”

    Hava Kuvvetleri'nin, ilk müdahale eden ve son terk eden kuvvet özelliğinden dolayı, caydırıcılığı sağlamada en belirleyici güç olduğuna dikkati çeken Orgeneral Aksay, “Bölgesel güç haline gelen ülkemiz için, zaman, mesafe ve coğrafya engel teşkil etmeden olaylara ve tehditlere müdahale edebilecek yine bölgesel güçte bir hava kuvvetinin varlığı yaşamsaldır” dedi.

    Türk Hava Kuvvetleri'nin, Türkiye'nin hak ve menfaatlerine, barış zamanından itibaren hizmet eden bir kuvvet olduğuna işaret eden Orgeneral Aksay, Ege, Akdeniz ve Karadeniz'in uluslararası hava sahasında gerçekleştirilen bayrak gösterme uçuşlarının, Türkiye'nin egemenlik haklarını koruma konusundaki kararlılığının ve gücünün en somut örnekleri olduğunu belirtti.

    Orgeneral Aksay, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türk Silahlı Kuvvetleri 1984 yılından bu yana yasaları hiçe sayarak dağa çıkan kanlı terör örgütüne karşı silahlı mücadelesini kararlılıkla, taviz vermeden, artan şiddetle devam ettirmektedir. Hava Kuvvetleri olarak bu mücadeledeki başarılı hava operasyonlarımız eskiden olduğu gibi kararlılıkla son terörist ortadan kaldırılıncaya kadar sürdürülecektir.

    Bölücülerin hayallerini bir an evvel söndürmek için, güvenliğin yanında, ekonomik, sosyo-kültürel, psikolojik harekat ve uluslararası alanlardaki çalışmaların bir an evvel sonuçlandırılmasının, sorunun en kısa sürede çözümü için en uygun hareket tarzı olduğu değerlendirilmektedir.”

    Emir komuta birliğinin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleneksel ve asla taviz vermediği bir husus olduğunu vurgulayan Orgeneral Aksay, bu hususun güven ve itimat boyutunda her zaman yerine getirildiğini ve bundan sonra da aynı titizlikle yerine getirileceğini kaydetti.

    Orgeneral Aksay, “Müştereklilik kültürü doğrultusunda üst karargahlarla dikey, eşiti karargahlarla yatay bağlantı en üst düzeyde sürdürülecek, mükemmel düzeyde koordinasyon ve işbirliği anlayışıyla iletişim kanalları daima açık tutulacaktır. Ülkemize yönelik her türlü tehdidi yakından takip ederek, daima göreve hazır olmak suretiyle mutlaka bertaraf edeceğiz” diye konuştu.

    ŞİLT TAKDİMİ

    Tören sonunda, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, Milli Savunma Bakanı Gönül, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Koşaner, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ataç, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Işık, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral İzzet Artunç, Orgeneral Babaoğlu'na birer şilt verdi.

    Orgeneral Babaoğlu, Türk Hava Kuvvetleri şildini de Orgeneral Aksay'dan aldı.

    Törenin ardından, davetliler için bir resepsiyon verildi.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı