Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hava durumu sunsaydım, her sabah harita üzerine kazak ceket, tişört ikonları koyardım

İster seyahate, ister işe, ister okula gidiyor olalım, bugünlerde ‘nasıl giyineyim?’ sorusu, çözülmesi zor bir probleme dönüştü. Örneğin, bana monttan ve hatta ceketten bıkkınlık geldi. Artık onları taşımak değil, görmek bile istemiyorum. Bir de hava tahminlerinde verilen günün en yüksek hava sıcaklığı on derecenin üstündeyse kafam iyice karışıyor.

Geçen bir-iki hafta boyunca hava sıcaklıkları 15 derece civarında dolaşıp durdu. Hava durumu raporlarından bir sonraki günün en yüksek hava sıcaklığının, örneğin, 18 derece olacağını öğrenince veya azıcık bir güneş görünce artık giymekten usandığım kazakları, ceket ve paltoyu bir tarafa atıp sokağa çıkmaya başladım. Bu nedenle de, birçok kişi gibi grip ve soğuk algınlıklarından bir türlü kurtulamadım...

Dış ortam sıcaklığı ne olursa olsun, vücut sıcaklığımızı 36.5 derece civarında tutmamız gerektiğini herkes bilir. Ama hava durumu raporlarında verilen günün en yüksek sıcaklıklarının sadece öğlenden sonra kısa bir süre için gerçekleştiğini hep unuturuz.

Böylece hava sıcaklığı 18 derece diye, sabah evden ve akşam saatlerinde de işten veya okuldan çıkınca dışarıda bizi karşılayan soğuk havaya karşı hazırlıksız yakalanırız. Sonuçta, vücudumuzun direnci düşer, hasta oluruz.

Bu günler sadece bu nedenle, sık sık hasta oluyorsak demek ki ‘bahar havalarında nasıl giyinmeli?’ sorusunun yanıtını bilmiyoruz. Bu sorunun yanıtını öğrenmek için internette küçük bir araştırma yaptım. Meğer benden önce de benzer sorular soranlar çok olmuşmuş. Ama onların soruları biraz farklı. Şöyle ki:

‘Aday nasıl giyinmeli?

Kadın nasıl giyinmeli?

İşyerinde nasıl giyinmeli?

Mühim insanlar nasıl giyinmeli?

Sizce başarılı insan nasıl giyinmeli?

Popstar elemelerinde nasıl giyinmeli?

Profesyonel iş yaşamında nasıl giyinmeli?

İş görüşmesine giderken nasıl giyinmeli?

Paintball oynamaya gelirken nasıl giyinmeli?’

DELİKANLININ GİYİMİ YAZ AYLARI İÇİN İDEAL

İnternette nasıl giyinmeli konusunda ilginç tavsiyeler de var:

‘Misafir güzel giyinmeli.

Erkek, erkek gibi giyinmeli.

Kadın şık fakat sade giyinmeli.

Kişiler işiyle uyumlu giyinmeli.

Durumuna uygun şekilde giyinmeli.

Özellikle iş kadınları şık ve temiz giyinmeli.

Herkes toplumda dilediği şekilde yaşamalı ve dilediği şekilde giyinmeli.’

Görüldüğü gibi ne bu soruların, ne de verilen tavsiyelerin sağlıkla veya bugünkü hava şartları ile bir ilgisi yok. Pardon! Bir tanesinin var gibi: Birisi ‘ Delikanlılığın kitabını yazan biri olarak sence bir erkek nasıl giyinmeli?’ sorusuna, ‘Dar pantolonlar, kotlar giymemeli. Erkek, erkek adam gibi giyinmeli’ şeklinde bir yanıt vermiş. ‘Dar pantolonlar giymemeli’, doğrusu yazın bunaltıcı havalarında hatırlanması gereken çok iyi bir tavsiye.

Özetlersek, ‘güzel, erkek gibi, şık fakat sade, işimizle uyumlu, temiz ve biraz da özgür’ giyinmeliymişiz. Ben de zaten şimdiye kadar hep ‘öyle veya böyle özgür’ giyindiğim için sık sık hasta oluyorum ya! Teşekkür ederim, ama bu tavsiyelere uyabilmemiz için önce sağlığımızı koruyabilmemiz gerekiyor.

YAZ DİYE YOLA ÇIKARSAN KIŞI GÖZE ALMALISIN

Aslında hava ile sağlığımız arasındaki ilişki binlerce yıl öncesinden biliniyor. Örneğin, MÖ 5. yüzyılda İstanköylü Hipokrat, insan sağlığını etkileyen en önemli faktörlerin su, hava, yiyecek, arazi ve rüzgar olduğunu açıklamıştı. Daha sonra İbn-i Sina, hastalıkların yenilen ve içilen şeyler, yaştan, şehir ve iklimden kaynaklandığını belirtmişti. Benzer şekilde, İbn Haldun da dünyayı yedi iklim bölgesine ayırmıştı. Nedense 2500 yıl sonra hálá sağlığımızı koruyabilmek için hava ile giyimimiz arasında doğru bir ilişki kurup karar vermekte zorlanıyoruz.

Konforumuz için ideal olan hava sıcaklığı 20 derece civarıdır. Bundan daha düşük veya yüksek hava sıcaklıklarının vücudumuzu zora sokabildiğini unutmayıp hasta olmamak için gerektiği kadar giyinmeye özen göstermeliyiz. Sabahki giysimiz çoksa, gerektiğinde gün içinde fazlasını çıkartabiliriz; ama yanımızda olmayanı giyemeyiz. Atalarımız bu durumu şöyle açıklamış: ‘Yaz diye yola çıkarsan, kışı göze al.’

Bir hava durumu sunucusu olsaydım ‘Bugün nasıl giyinelim?’ sorusuna her sabah hava durumu programında Türkiye haritası üzerine şemsiye, ceket, palto, kazak, tişört vb. şeylerin ikonlarını koyup göstererek yanıt verirdim.

Anlaşılan ‘havalı giyinmeyi’ pek seviyoruz, ama ‘havaya uygun giyinmeyi’ düşünmüyoruz. Sonra da ‘bizi bu güzel havalar hasta etti’ diye şikayet edip suçu yine günah keçimiz olan havaya atıyoruz. Atalarımız ‘(Havada) Güzellik ondur, dokuzu dondur’ diyerek güneşli havalarda bile donabileceğimizi söylemişler ama dinleyen kim.
X