Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hatunsal meseleler

Hatunlar kafa karıştırır diye boşuna dememişler. Yapacaklarını yaptılar, yine kafaları bulandırdılar.Güzide entellektüllerimizin de kafalarının bulanmasına yol açan hatunlar bu kez siber uzaydan. Efendim işgüzarın biri İnternet'te bir site açmış. Adını da ‘‘hatun.com’’ koymuş. Ünlü Türk büyüğü hatunlarımızın çıplak ve yarı çıplak fotoğraflarını toplayıp arşivleyen bu zat, arşivindeki yürek hoplatan resimlerin yalnızca kendi gözlerine banyo yapmasına gönlü elvermemiş olacak ki, fotoğraf arşivini halkın kullanımına açmış, dileyen herkesin dikizine sunmuş.Hatun sebili açan hayırseverimizin tek hatası, sebili inşa ettiği http://www.hatun.com adresini kendi adına değil de, eski vali Hayri Kozakçıoğlu adına tescil ettirmesi. Düpedüz sahtekarlıktan başka bir şey olmayan bu hatasının dışında, bir kabahati olduğu söylenemez.Ancak her daim çifte standart afilerinden yanlarına yaklaşılmayan Türk entelejensiyamız ve herbiri büyük bir düşünür olan ünlü Türk büyüğü hatunlarımız bu işe çok bozulmuşlar.Ünlü Türk mutaassıbı Ahu Tuğba, ‘‘İnternet'e biraz da kendi karılarının, annelerinin resimlerini koysunlar’’, diyor. Erkeğinin izniyle hamile kalan Burçin Orhon, ‘‘İzin almadan resmimi nasıl kullanırlar?’’ diye soruyor. Ebru Şallı ‘‘Ayaklanma başlatacağız’’, Nurseli İdiz ‘‘Çok üzüldüm. Yazık’’, diye tepki veriyor.Kafası karışanlardan biri de ‘‘büyük penis yazarı’’ olarak yanlış tanınmaktan haklı olarak yakınan Serdar Turgut. Sayfalarındaki her fotoğrafı, tıpkı diğer tüm Türk dergilerinde olduğu gibi sahiplerinden izin alarak kullanan Tempo'da, geçen hafta yayınlanan yazısında çeşitli soru ve karşı sorular sıralıyor: ‘‘Fotoğrafları izin alınmadan kullanılan insanlar, bunun durdurulmasını isteme hakkına sahipler mi?’’, ‘‘Bu insanlar fotoğraflarını gönüllü olarak çektirdiler ve bunların yayınlanmasına izin verdiler. Bu izni verdikleri anda da o resimleri kamuya mal ettiler. Peki bundan sonra aynı resimlerin İnternet'te yayınlanmasına izin vermeme hakları artık kaldı mı?’’. Ve ekliyor, ‘‘Bu soruları sıralıyorum ama net cevabım yok. Cevabımın olmaması da doğal çünkü İnternet o kadar yeni bir fenomen ki, var olan hukuk sistemleri ortaya çıkabilecek sorunları çözmeye yetmiyor’’.Yazısının sonunda ‘‘İnternet özgürlüğün medyasıdır ve her türlü yasak bu yeni medyanın işleyiş mantığına ters düşer’’ apriorisine varan Turgut, iki noktada yanılıyor. Birincisi bu soruların cevabı var. Var ki, kendi yazısı da Nadide Sultan'ın fotoğrafını taşıyan ‘‘hatun.com’’ sitesinin anasayfasınının görüntüsüyle süslenerek yayınlanmış. Bu soruların cevabı olmasaydı, ‘‘hatun.com’’ görüntüsünün de site sahibinin izni alınarak yayınlanması gerekirdi. İkinci yanıldığı nokta ise İnternet'le birlikte ortaya çıkan sorunlara hukuk sistemlerinin değil mevcut yasaların cevap vermekte yetersiz kaldığı. Hukukun yetersiz kaldığı bir alan varsa, o uluslararası hukuk.İnternet'in mevcut yasalarla yorumlanması, en büyük sorunların uluslararası platformda yaşanmasına yol açıyor. İnternet farklı ülkelerdeki yasaları bir anda geçersiz kılabilecek bir güce sahip. Bir ülkede suç sayılan bir eylem, başka bir ülkede suç sayılmadığında, uluslararası hukuk çuvallıyıveriyor. Çünkü İnternet'le herhangi bir ülke sınırları dahilinde gerçekleştirilen herhangi bir eylem, eylemin gerçekleştirildiği ülkeyle sınırlı kalmayıp bir anda evrensel bir eylem kimliğine bürünüyor.Bu durum karşısında en fazla kafası bulananlar ise çifte standartlı yasalara sahip olan ülkelerin, çifte standartlarla yaşamayı kanıksayan bireyleri oluyor.yurtsan@hurriyet.com.tr
X