Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hatırlamanın sırrı çözüldü

    Hürriyet Haber
    19 Ocak 2002 - 00:00Son Güncelleme : 19 Ocak 2002 - 00:01

    Bilgi ve görüntülerin biriktiği yer olan ve anımsamamızı sağlayan bellek mekanizmasının nasıl çalıştığı anlaşıldı.Simdi anlatacağımız ilginç olay, 1953 yılında geçmiş, tıp tarihine önemli bir olay olarak girmiş ve bellek mekanizmasının nasıl çalıştığına ilişkin araştırmalara ışık tutmuştu: Hasta H.M. narkozdan uyandığında, anıları zihninde kaybolmuştu. Basit hesapları kolayca çözebiliyor, bir derginin fotoğraflarına bakabiliyor ya da ziyaretçileri selamlayabiliyordu, ama kısa sıra önce yaşadıklarını anımsamıyordu. Hasta, ameliyat olana dek ağır epilepsi nöbetleri geçiriyordu. Cerrah William Scoville, o zamanlar henüz 27 yaşında olan hastanın sağ ve sol şakak loblarından yaklaşık sekiz santim büyüklüğünde doku parçalarıyla birlikte beyindeki hipokampusun büyük bir bölümünü de alınca hasta yeni bilgileri akılda tutma yetisini yitirmişti. İlk kez görüyorGerçi H.M. çocukluk anılarını ve ameliyattan hemen önceki olayları hatırlıyordu, ama yeni isimler, sayılar, yüzler ve anlık olaylar belleğinden siliniyordu. Hasta hala yaşıyor, bugün bile kısa süre önce gördüğü kişilerle yeniden karşılaştığında, onları yaşamında ilk kez görüyormuş gibi selamlıyor. ‘Hastanın içinde bulunduğu durum bellek araştırmaları için bulunmaz bir fırsattır’, diyor Bonn Epileptoloji Kliniği nörologlarından Guillen Fernandez. ‘Hastanın durumu, hipokampusun, bilinçli bellek içeriğinin depolanması açısından taşıdığı rolü göstermiştir’.Düşünce organımızdaki bu biyolojik sürecin ne şekilde işlendiği konusunda bugüne değin sadece varsayımlar üretiliyordu. Oysa Fernandez ve çalışma arkadaşları Jürgen Fell (fizikçi) ve deneysel psikoloji uzmanı Peter Klaver, bilgi akımlarını, a) anımsanması veya b) unutulması gerekenler olarak sınıflandıran mekanizmayı keşfettiler. Belleğin oluşmasında, denizatı biçiminde kıvrılmış hipokampusla birlikte, farklı bir yapının, soğancığın da görev aldığını gösterdiler.Akılda kalanlar Araştırmacı Fell, beyindeki karmaşık sinyallerin seslerini süzebilen bir bilgisayar sistemini geliştirmek için tam bir yıl uğraştı, sonunda bunu başardı ve geride kalan diğer titreşimleri sınıflandırdığında bunlarda birden bire ilginç bir düzenlilik fark etti. Bir sözcüğün ekranda görünmesinden kısa bir süre sonra, ilk önce soğancık, sonra hipokampustaki nöronlar etkinleşiyordu. Bir eşleme mekanizması çalışmaya başlıyordu.Gernandez, bu durumu şöyle yorumluyor:, ‘Evreli eşleme yani senkronizasyon, konuşma, sözcük ya da yüzlerin bellekteki kalıcılığına karar vermekte. Bilgilerin tümünün bu hipokampus- soğancık geçidini aşmaları gerekiyor’. Bu eşgüdüm, 40 hertzlik bir titreşimle sağlanıyor.Birkaç gün önce bir partide tanıdığımız kişiyi bakımsız bir halde gördüğümüzde, bellek, eski bilgileri, yenileriyle birlikte eşleme mekanizmasından geçiriyor. Böylece her uyarı, akıldaki eski bilgileri, bunlarla ilgili bağlantıları silikleştirerek değiştiriyor. Boston’daki Massachussetts Teknoloji Enstitüsü’nden Anthony Wagner, ‘Nature Neuroscience’ dergisinin aralık sayısında bu yeni bulguyu, beyin araştırmalarındaki bir dizi fenomeni anlaşılır kılacak bir kilometre taşı olarak değerlendirdi. Ezberleme ustalarıBellek rehberleri, örneğin anıları canlandırmaya yarayan en önemli araçlardır. Zeka ustaları, uzun rakamları resim ya da öykülerle bağlayarak ezberliyorlar. Araştırmacılar bunun nasıl işlediğini kendi deneyimleriyle şu şekilde açıklıyor: Bir sözcüğün işlenmesinde ne kadar çok beyin bölgesi harekete geçerse, hipokampus ve soğancıktaki elektriksel etkinlikler de o denli artmakta. Özellikle de sevinçli, korkulu ya da heyecanlı anılar daha kalıcı oluyor. Bu durum da yine test sonuçlarıyla gösterildi.Alman Spiegel dergisinde yayımlanan (52/ 2001) araştırma bilgilerine göre, araştırmacılar bundan sonra bellek mekanizmasını daha iyi anlayabilmek için, bilgilerin uyarı halinde, bellek sistemine hangi yoldan ilerlediklerini ve dinlenme/uyku sırasında belleğin ne şekilde işlediğini öğrenmeye çalışacaklar. Bellek rehberleri, anıları canlandırmaya yarayan en önemli araçlardır. Beynimizdeki çeşitli bölgelere ait sinir hücreleri, birbiriyle koordinasyon halinde çalışıyor ve dışardan aldığımız izlenimlere, belleğe giden yolu açıyorlar.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı