Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Hatıralarla, sanatla, duyguyla örülü bir köprü: Hayat Pastanesi

    DEVRİM YILMAZ
    11.05.2017 - 14:58 | Son Güncelleme:

    Çiğdem Sezer’in kaleme aldığı ‘Hayat Pastanesi’ benliğini bulma yolundaki bir gençle birlikte okuru da hafıza tramvayına davet ediyor. Sanat müziğinin yankılandığı, Cahit Külebi’den, Cemal Süreya’dan dizelerin gezindiği bir yol önümüzdeki...

    Edebiyatımızın usta yazarlarının yapıtlarını gençler ve çocuklarla buluşturan, Mehmet Fuat Yayıncılık Ödülü’ne değer görülen Köprü Kitaplar dizisi Çiğdem Sezer’in kaleminden ‘Hayat Pastanesi’ ile sürüyor. 

    Sınavlar, meslek seçimi ve gelecek kaygıları, aile içi çatışmalar, ilk aşk kıpırtıları... Gençlik çağının kaygan zeminlerinden geçmişin sırlarına uzanan bir köprü kuruyor yazar. Ve yaşam senaryosunu kendi cümleleriyle yazıp, hayatının başrolünü üstlenme cesaretini arayan bir gencin ‘içine’ bakmaya çağırıyor okuru.
    Ozan 19’unda, üniversite sınavlarına hazırlanan bir genç. Kendi deyimiyle “canına yandığımın dünyasında bir başına”. Yetimlik öksüzlük değil, ana-babalı yalnızları oynuyor ve kendini ‘ailenin çalıdikeni’ olarak görüyor. Aslında kendisine, iyi bir okul okumazsa yazılım mühendisi ağabeyinin ve hukuk okuyan ablasının yanında yeri olamayacağını her an hissettiren, ailesinin gözleriyle bakıyor. Mutsuz annesi, mutlu olup olmadığı anlaşılamayacak kadar uzak duran babası, mutluluğu kariyerden ibaret gören kardeşlerinin gözleriyle.

    Elinden tutan, onunla konuşan tek insan, en yakın arkadaşı bildiği dedesi Figani Efendi’nin ölümünden sonra bir başınalığı daha da derinleşir Ozan’ın. Her bunaldığında dedesinin dostu Barut Ahmet’in tamirci dükkanında alır soluğu. Bu dükkandaki eski eşyalar ve anılar arasında geçirdiği zamanın anlamı başkadır. Plaktan yükselen şarkılarla, kahvenin ve kolonyanın kokusuyla bir başka alemdir burası.
    Barut Ahmet’le dertleşmek hem soluk almak hem de ‘kalbinin üzerinden geçen hafıza tramvayına’ binip hatıralar durağına varmaktır Ozan için.
    Figani Efendi’yle Kantocu Belkıs’ın kırık aşk hikâyesini bu yolculuklarda dinler Barut Ahmet’ten. Bu gizli aşkı anlamlandırmaya çalışırken beklenmedik bir anda kendisi de düşüverir aşka. Pastacı Rasim’in kızı İlkay’la tanışınca pamuk şeker tadında, ıhlamur ağacı kokulu yepyeni bir renge bürünür hayat. İlkay çocukluk düşlerine döndürür Ozan’ı; çikolatalar, pastalar yapıp herkese dağıtmak. İlkay’la ilerleyen arkadaşlığı bu düşü canlandırır ama gastronomi okuma isteğiyle ailesinin seçimleri arasında sıkışmıştır.

    Ozan dedesinin gizli aşkının derinliklerine inerken, İlkay’a çocukluğunu ve mahalleyi anlatırken zaman da derinlemesine başka bir boyutta akmaya başlar. Pamuk şekerci Agop Dede, Direksiyon Kemal ve güvercinleri, Mecbure Abla, Nigar, Pastacı Rasim, Lotocu Lütfü, Barut Dede... Şehreküstü Mahallesi’nden insan hikâyeleri ve sırlarıyla harmanlanan hayatının yollarını o başka boyuttan topladıklarıyla döşemeye çalışır Ozan.
    Çiğdem Sezer benliğini bulma yolundaki bir gençle birlikte okuru da hafıza tramvayına binmeye davet ediyor. Kimi zaman sanat müziği şarkılarının yankılandığı, Cahit Külebi’den, Cemal Süreya’dan dizelerin gezindiği, Sabahattin Ali’nin, Sadri Alışık’ın selam verdiği bir yol önümüzdeki. Hatıralarla, sanatla, duyguyla örülü bir köprüden geçmek için Hayat Pastanesi anlamlı bir durak. Uğrayın ve tramvaya atlayın derim.

    Hatıralarla, sanatla, duyguyla örülü bir köprü: Hayat Pastanesi
    HAYAT PASTANESİ
    Çiğdem Sezer
    Günışığı Kitaplığı, 2017
    144 sayfa, 14 TL

    Etiketler: kitap sanat
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı