Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ‘Hasta mahremiyeti’ kriz yarattı

    Nesrin COŞKUN/İZMİR / DHA
    15.05.2010 - 16:48 | Son Güncelleme: 15.05.2010 - 16:48

    İZMİR Eğitim ve Araştırma Hastanesi polikliniklerinde hekimlerin yanında bilgisayara tetkik kodlayan 60'ın üzerinde tıbbi sekreter, ‘hasta mahremiyetine engel oldukları’ gerekçesiyle muayene odalarından dışarı çıkarıldı. Kayıt ve kodlama işleri üzerlerine yıkılan doktorlar uygulamaya tepki gösterirken, Başhekim Doç. Dr. Yüksel Yılmaz, “Hekim en fazla yanına yardımcı olarak hemşire alabilir. Bir başkasının bu süreç içinde bulunması çirkinliktir. Bakanlık da hasta mahremiyetine saygı gösterin, diyor” dedi.

    İzmir'in en büyük sağlık kurumlarından biri olan Bozyaka'daki İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde patlak veren ‘tıbbi sekreter krizi’, ‘hasta mahremiyeti’ tartışmasını da beraberinde getirdi. Özellikle yoğun hasta trafiği olan polikliniklerde muayene odalarında yer alan tıbbi sekreterler, hastalara yaptırılacak tetkikleri bilgisayara kodlayarak hekimlerin işlerini kolaylaştırırken, bu görevlerine son verilmesi kurumda sancı yarattı.
    Tıbbi sekreterler, şimdi poliklinik koridorlarında sadece hastaların reçetelerini barkodladıklarını belirterek, “Hekimler hastalarının sorunlarını dinleyip sorularını yanıtlarken, yaptıracakları tetkikleri bize söylüyor, biz de kodlarını bilgisayara giriyorduk. Bu hekimin işi kolaylaştırıyor, hastasına daha fazla zaman ayırmasını sağlıyordu. Hastaya nereye gideceğini, ne yaptıracağını biz anlatıyorduk. Ama şimdi bu kodlamayı, kaydı yapan hekimler her hastaya danışma gibi laboratuvarın, servisin yerini tarif etmek zorunda kalıyor. Bizim işimiz hafifledi onlarınki arttı. Tabii bu gidişle yılbaşında sözleşmemiz sona erdiğinde bizle işlerinin kalmadığını söyleyip, kapı önüne koyacaklar” diye dert yandı.

    Tıbbi sekreterler öğle tatili ve akşam mesaisinden sonra kendilerine zimmetlenen bilgisayarları sürekli muayene odasına taşıyıp çıkarmak zorunda kaldıklarını belirterek, “Her öğle tatilinde bilgisayarları muayene odasına taşıyor, yemeken sonra tekrar çıkarıyoruz. Komik görüntüler oluyor” dediler. Bazı hekimler de tıbbi sekreterler sayesinde herhangi bir kayıt- kodlama ile uğraşmayarak hastalarını daha dikkatli dinleyebildiklerini vurguladı, “Hastayla odada tek başımıza kalmak bizim açımızdan da riskli. Herhangi biri tacize uğradım, dese al başına belayı. Madem tıbbi sekreter vermeyecekler, hemşire versinler” diye konuştu.
    Başhekim Doç. Dr. Yüksel Yılmaz, hekimle hastanın yanında yabancı bir üçüncü şahsın bulunmasının çirkinlik olduğunu söyledi.

    Başhekim ne diyor?

    BAŞHEKİM Doç. Dr. Yüksel Yılmaz, uygulamayla ilgili DHA'nın sorularını yanıtladı, şunları söyledi:
    “Bütünüyle hastayı biz hasta kabul ederiz. Tırnağı ağrıyordur, saçı dökülüyordur, bu tip hastaları biz ruhen de psikolojik olarak da hasta kabul ederiz. Onun için de hastayla ilgilenecek, muayene, tedavi edecek, bilgi verecek kişinin hekim olması gerekir. En fazla yanına yardımcı olarak hemşire alabilir. Bir başkasının bu süreç içinde bulunması çirkinliktir. Bakanlık da bunu istemiyor, hasta mahremiyetine saygı gösterin, diyor. Hekim hastanın her türlü sırrına vakıf olabilir. Çünkü eşiyle, cinsel hayatıyla, yaşam tarzıyla, hastalığının başlangıcıyla ilgili soru soruyor. Bunları hasta söylemezse hasta hekim ilişkisi olmaz. Hasta durumunu izah ederken hekimi hekim, hemşireyi hemşeri olarak görür. Yanındaki adamı da ajan olarak görürür herhalde. Onlar tıbbi sekreter değil, aslında, bilgi işlem elemanı. Hizmet alımıyla aldığımız, ortaokul, lise mezunu. Bu çocuklar hekimlerle yan yana oturuyor. Bu çok çirkin bir şey. Hasta o zaman çok rahatlıkla açılmaz. O nedenle onun yönetmelik gereği dışarıya alınması gerekiyor. Önceden yapılmadığı için benim yapmam yeni bir şey gibi algılanıyor.”

    Uygulamalar farklı

    TEPECİK Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde günlük hasta sayısı 80-100 ve üzeri olan branşlarda muayene odalarında tıbbı sekreter bulundurulduğu, hasta sayısı 40 ve altında olan cildiye gibi branşlarda ise kodlamaları hekimlerin yaptığı belirtildi.
    Buca, Alsancak Devlet Hastanelerinde de her hekim odasında tıbbi sekreter bulunurken, Atatürk Eğitim Hastanesi'nde birkaç ay önce bu uygulamaya tamamen son verildi. Bir ilgili, “Tıbbi sekreter uygulamasına son verilmesinin ilk nedeni yanlış kodlamalar yüzünden hastanenin zarar ettirilmesi oldu. İkinci neden de hasta mahremiyetinin korunması. Kısa bir süre önce hekimler, tıbbi sekreterlere bu işleri yaptırmasınlar diye yazıyla uyarıldılar, biz de hekimlerin tıbbi sekreter kullanması yasak. Her türlü kaydı, kodlamayı kendileri yapmak zorunda” dedi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı