Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hasdal’a karanfil

    Pınar KARAHAN / İSTANBUL
    30.06.2013 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Balyoz davasından 13-20 yıl arasında hapis cezalarına çarptırılan 36 tutuklu subayın Hasdal Cezaevi’nde başlattıkları açlık grevine aileleri de destek verdi.

    Her cumartesi yaptıkları ‘Sessiz Çığlık’ eylemini Hasdal Cezaevi önünde gerçekleştiren aileler, karanfiller bırakıp “Diren Hasdal, Türkiye sizinle gurur duyuyor” sloganları attılar.

    BALYOZ davasında hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs ettikleri gerekçesiyle 13 ile 20 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılan ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın davaya ilişkin tebliğnamesini protesto etmek amacıyla dün 3 günlük açlık grevine başlayan 36 tutuklu subaya, ailelerinden destek geldi. Balyoz davasında yargılanan askerlerin yakınları tarafından kurulan Vardiya Bizde Platformu “Sessiz Çığlık” eylemlerinden 40’ıncısını, açlık grevine başlayan 36 subayın tutuklu bulunduğu Hasdal Askeri Cezaevi önünde yaptı.
    Balyoz Planı davası kapsamında Hasdal Cezaevi’nde tutuklu bulunan 36 subay, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın cezaların onanması yönündeki tebliğnamesini protesto için 3 günlük açlık grevi yapıyor. Subayların aileleri ise bu karar sonrası her hafta cumartesi günü düzenledikleri Sessiz Çığlık eylemlerini Beşiktaş Meydanı’nda ve Hasdal Askeri Cezaevi önünde yaptı. Beşiktaş Meydanı’nda, hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs ettiği gerekçesiyle 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Deniz Kurmay Albay Barbaros Büyüksağnak’ın eşi Güliz Büyüksağnak, Hasdal Cezaevi’nden gönderilen basın açıklamasını okudu. ‘Hasdal’ın esir subayları’ imzasıyla gönderilen açıklamada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Balyoz davasına ilişkin tebliğnamesi eleştirilerek, şöyle denildi: “Türkiye’de hukuk ve adaletin bitme noktasına geldiğini yüce Türk milletine göstermek ve bu konuda aziz milletimizin dikkatini çekmek maksadıyla toplam 36 Türk subayının katılımı ile 29-30 Haziran ve 1 Temmuz 2013 tarihlerinde 3 günlük açlık grevi yapacağız.”
    15 TEMMUZ’DA ANKARA’YA
    Deniz Kurmay Albay Bora Serdar’ın eşi Melek Serdar ise okuduğu yazıda,
    “36 komutan kutsanacak tepki gösteriyor. Haklarını arıyor ve direniyorlar” diyerek tutuklu subaylara destek verdiklerini söyledi.
    Cumhuriyet Gazetesi’nden Meriç Velidedeoğlu da kısa bir konuşma yaparak, “Görevleri başında olan TSK’nın 36 subayı açlık grevi yapıyor. Sessiz Çığlık eylemlerine halk da destek veriyor. 15 Temmuz’da Yargıtay’da görülecek duruşmada bulunarak, subaylarımıza destek vermeliyiz” dedi. Beşiktaş Meydanı’ndaki gösterinin ardından otobüslerle Hasdal Askeri Cezaevi’ne giden grup, dövizler açıp, “Diren Hasdal”, “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” ve “Türkiye sizinle gurur duyuyor” sloganlarını attı. 10’uncu Yıl Marşı’nı söyleyen grup, cezaevi bahçesinin tel örgülerinden içeri karanfiller attı.  ‘Sessiz Çığlık’ eylemine Antalya’dan da destek geldi. 36 subayın katılımıyla açlık grevi yapılacağına ilişkin duyuru ve Balyoz sanıklarının birlikte yazdığı mektup, Antalya’da da Kışlahan Meydanı’nda toplanan platform üyeleri tarafından vatandaşlara okundu.

    Çorap ördüler

    VARDİYA Bizde Platfotmu’nun Ankara’daki ‘Sessiz Çığlık’ protestosunda, Balyoz davasında yargılanan tutuklu askerlerin yakını kadınlar, yakınlarının başına çorap örüldüğünü iddia ederek, Başbakan Tayyip Erdoğan için çorap ördü. Sakarya Caddesi’nde tutukluların fotoğrafları ve çeşitli sloganların yazıldığı dövizlerle toplananlar adına yapılan açıklamada, Balyoz Davası sanıklarının İstanbul Hasdal Cezaevi’nden gönderdiği mektup okundu. ‘Yüzyılın İftirası’ başlıklı açıklamada, şöyle denildi: “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 30 kadar saygın yerli ve yabancı bilirkişi kurum ve uzmanlarınca hazırlanan davaya konu, dijital verilerin gerçek olmadığını adeta haykıran raporlarını görmezden gelmiş, tartışmaktan kaçınmış, araştırmamıştır. Bu dijital verilerin hâlâ doğru olduğunun kabul edilmesi, yaşadığımız hukuksuzluğun açık bir göstergesidir. Dijital verilerin sahteliğinin araştırılmadan, iftiraya uğramış sanıkları bu dijitallerdeki sahte suç unsurlarının ağırlığına göre ayrıştırmanın, hukuki açıdan açıklanabilir bir tarafı yoktur. Sanıklar, olmamış ancak olursa şiddet içerecek sanal bir eylemle suçlanmaktadır. Yargıtay’ın ‘Yargı haksızlığa uğramış insanların son sığınağıdır’ sözü ile suçsuzluğumuzu ortaya çıkaracak bir karar vereceğine inanıyoruz.” Rıza ÖZEL / ANKARA

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı