Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hasankeyf’in asla keyfi kaçmayacak

    Umut ERDEM/ANKARA
    28.01.2006 - 00:00 | Son Güncelleme: 27.01.2006 - 23:01

    Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Hürriyet Ankara Bürosu’nda Ankara Temsilcisimiz Nur Batur, Haber Müdürü Yaşar Sökmensüer ve Kültür ve Sanat Muhabiri Umut Erdem ile yaptığı görüşmede önemli ve çarpıcı değerlendirmeler yaptı.

    Koç, turizmde 2006 hedefini 26 milyon turist olarak açıkladı. Bakan Koç, yurtiçinde ve dışında büyük eleştiri alan Hasahkeyf konusunda da "Baraj yapılacak, ama Hasankeyf’in keyfi asla kaçmayacak" dedi. Bakan Koç, şu açıklamalarda bulundu:

    ÇEYİZ TURİZMİ

    Tunuslular çeyiz turizmi için Türkiye’yi tercih ediyor. Gelinle damat geliyor, gelinlikleri ve damatlıkları dahil çeyizlerini İstanbul’dan alıyor. Bu sene 70 bin kişi geldi.

    HASANKEYF’İN KEYFİ

    Hasankeyf’in keyfini bozmayacağım. Biz o barajı yapacağız ama Hasankeyf’in bir tek taşı zayi olmayacak. Aşağı yukarı şu ana kadar bölgeye ayrılan para 3.5 milyon doları geçti. Her türlü çalışmaları yaptık. Profesörümüz de çok iyi çalışıyor. Çalışmalar bittiği zaman yeni Hasankeyf’te keyfimiz sürecek. Tek bir taş gitmeyecek. Yerlerin hepsi tesbit edildi. Projeleri yapıldı. Hasankeyf’teki mesele hem tarihimizi kurtaracağız, hem de o barajdan faydalanacağız. Su tutulmaya başladığı zaman orası kurtulacak.

    EFES’TE TEHLİKE

    Efes’in önünde küçük uçakların inebilmesi için küçük bir havaalanı var. Oraya şimdi biz uçak indirtmiyoruz. Efes’teki antik tiyatro, uçak kalkışlarındaki titreşimden yıkılma tehlikesi altında. Hakikaten de yıkılabilir. Ben şimdi bunu tamir ettiriyorum. Kendi elimle değil, sponsor aracılığıyla yapıyorum. Sağlamlaştırma yapılacak. Antik tiyatroyu sağlamlaştırmamız lazım. Bütün bunları yaparken de, zerre kadar arkeoloji ilminin dışında bir iş yapmak niyetinde değiliz. Ondan sonra uçakları indireceğiz.

    KAZILARA 8 TRİLYON

    2 bin 600 tane höyüğümüz var. Şimdiye kadar kazılara para ayıramamışız. Şimdi bu sene ilk defa 8 trilyon ayrıldı. Daha önce 500 milyar lazımdı. Adamlar daha önce gidip çay kahve ile işi geçiştiriyordu. Ben bu sene hem para verdim, hem de prensip koydum: "Ne kadar kazı yapacaksanız, kazdığınızın restorasyonunu da yapacaksınız."

    ARKEOLOJİK GÖZALTI

    Arkeoloji zaten iğneyle kuyu kazmak gibi. Yeterli para vermediğiniz için hiçbir şey olmuyor. Allaha çok şükür Cumhuriyetimizin müesseleriyle 19 tane arkeoloji fakültesi var. Oralara verecek arkeoloji uzmanı bulabiliyorum. Şimdi arkeolojik bölgelerde çok ciddi kontrollere başladık. Bu kontrollerin yeterli olabilmesi için halkın da işin içine girmesi lazım.

    MİNE ACAR’A DEVAM

    Mine Acar’ın Devlet Tiyatroları genel müdürlüğü için sayın Cumhurbaşkanı "Uygun görülmemiştir" dedi. Mine Acar’la devam edeceğim. Devlet Opera ve Balesi’nin ve Devlet Tiyatroları’na bilerek iki kadın genel müdürü atadım. Türkiye Cumhuriyeti’nin sanatla ilgili kuruluşunda, ilk defa hanım olsun istedim. İkisinden de çok memnunum. Bir hanım eli değsin istedim. Feministlik felan yapmadım; ama keşke Meclis’te de 80’den az kadın milletvekili olmasa.

    26 YIL SONRA iLK DEFA KADRO

    1980’li yıllardan bu yana ilk defa Devlet Opera ve Balesi’ne 230 kadro aldım. Bunları da iyi kullanmazsak, iki üç vilayete yığarsak buna da günah. Bir şeyi açtığımız zaman oranın iyi çalışması lazım. Benim geldiğimde tiyatro sanatçılarının yüzde 30’u çalışmıyordu, bu şimdi yüzde 10’lara indi. Ben akılsız adammıyım ki tiyatrocuları karşıma alıyım. Ülkemin menfaati için yapıyorum. Çocukluğumdan beri tiyatro ve operayı seven bir adamım.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı