"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Hapse düştüm

<B>G</B>eçenlerde hapse düştüm. Yalan değil, ciddi ciddi koğuşa girdim, açık görüşte ziyaretçilerle oturdum.

Suç ortaklarım Levent Kazak ve Athena Gökhan’dı, başımızda ise Abdullah Oğuz vardı. Neyse ki her şey, her ne kadar gerçekçi gibi görünse de, tahmin ettiğiniz gibi film icabıydı.

Uzun zamandır O Şimdi Mahkum filminin setini ziyaret etmek istiyordum. Hemen soluğu cezaevi setinin kurulduğu Kemal Atatürk Lisesi’nde aldım. Depremden sonra kapatılan lisenin basketbol salonu cezaevi koğuşuna dönüştürülmüş, yemekhane ise cezaevi açık görüş alanı olmuş.

Filmin yönetmeni Abdullah Oğuz, oyuncular Levent Kazak (aynı zamanda senaryonun da yazarı), Yavuz Bingöl ve Athena Gökhan o karanlık, soğuk ve rutubetli ortama alışmışlar. Ama doğruyu söylemek gerekirse ben bu bunaldım. Daha önce cezaevi koğuşu görmediyseniz filmi izlerken ne demek istediğimi anlarsınız. Hele film için özel inşa edilen bir tuvalet var ki; ne siz sorun ne ben anlatayım.

HISIMLAR AYNI KOĞUŞTA

Abdullah Oğuz’
un cezaevi sahnelerinde en büyük yardımcısı zamanında yedi yıl hapis yattığı için bu ortamı çok iyi bilen tiyatrocu Turgay Tanülkü. Tanülkü ve içeriden yeni çıkmış mahkumlar da filmin oyuncu kadrosunda. Hele aynı koğuşta yatan iki mahkum var ki hikayeleri hayli ilginç. Birbirlerine hasım olan bu iki ismi Tanülkü bir tiyatro oyunu sayesinde barıştırmış ve O Şimdi Mahkum’da kamera karşısına geçmelerini sağlamış.

Sette olduğum gün Tanülkü’nün bir kaç müdahalesine tanık oldum. Açık görüş sahnesi çekiliyordu. Masaların altı açıktı. Tanülkü hemen araya girdi ve kameranın masaların altını çekmemesini söyledi. Cezaevlerindeki açık görüşte masaların altı, ziyaretçilerin alttan bir şey vermesini engellemek için kapalı olurmuş.

Durum komedisi üzerine kurulu olacak O Şimdi Mahkum, O Şimdi Asker’den çok farklı bir film olacak gibi görünüyor.

Merak ettiniz değil mi? 15 Nisan’ı beklemeniz gerekiyor.

Angelina Jolie ve Brad Pitt’in yolları ayrıldı

Amerika bugünlerde kafayı Brad Pitt-Angelina Jolie ikilisine takmış durumda. Neredeyse bütün dergilerin kapaklarını bu ikilinin el ele fotoğrafları süslüyor. Altında ya da üstünde büyük puntolarla yazan yazı ise üç aşağı beş yukarı aynı: ‘Brad Pitt-Jennifer Aniston ayrılığının nedeni ihanet mi?’

Geçen hafta Angelina Jolie bir açıklama yapıp, Brad Pitt’in kendine uygun olmadığnı söylemişti.

Bay ve Bayan Smith filmi için birlikte kamera karşısına geçen ikili şimdi de yeni filmleriyle gündeme gelerek, haklarında çıkan dedikoduların alevini söndürmeye çalışıyor.

Önce Brad Pitt’in haberini aldık. Pitt, yeni filminde Batı’nın efsaneleşmiş hızlı haydutu Jesse James’i canlandıracak. Andrew Dominik’in yöneteceği filmin yapımcılığını yakışıklı aktörün boşanma hazırlığında olduğu eşi Jennifer Aniston ile birlikte kurdukları Plan B adlı şirket üstlenecek.

Bu haberin hemen arından ise Angelina Jolie yeni projesini açıkladı. Jolie, Robert De Niro’nun yöneteceği The Good Shepherd filminde Matt Damon’ın (Leonardo di Caprio filmde oynamaktan vazgeçince rol Damon’a verilmişti) canlandırdığı CIA ajanının eşini oynayacak. Çekimlerin mart ayında başlaması bekleniyor.

Yeni Bond kim mi olacak

Yeni James Bond galiba bulundu. Galiba diyorum, çünkü kesin bir şey söylenmedi. Oscar adayları açıklandığından beri yeni James Bond için oy verenlerin neredeyse hepsi Clive Owen’ı tek geçiyor.

Closer filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar’a aday olan Owen’ın kariyerine şöyle bir baktığımızda kendisinin Bond filmlerinde James Bond’u hatta onun karşısındaki kötü adamı bile rahatlıkla oynayabilecek kadar esnek bir aktör olduğunu görüyoruz. İngiliz aktör, Closer’ın sinema versiyonunda Larry’i canlandırıyor. Bu rolüyle En İyi Yarımcı Erkek Oyuncu dalında Altın Küre’yi kucaklayan Owen, geçen hafta da aynı kategoride Oscar’a aday gösterildi.

10 yıllık mutlu bir evliliği ve bu evlilikten iki kız çocuğu bulunan Clive Owen’ın James Bond olması için bir başka neden daha var tabii; Sean Connery’nin gençliğine benzetilmesi.

Godzilla’nın yıldızı parlıyor

50 yıl, 28 film. Bu canavar uzun zamandır Hollywood Şöhretler Kaldırımı’nda bir yıldızı hak etmişti zaten. Atom bombası testleri sırasında uyandırılan tarih öncesi zamanlara ait bir kertenkele olan Godzilla, 50 yılını hem bir filmle kutladı, hem de Şöhretler Kaldırımı’na adını yazdırdı. Hollywood Bulvarı’ndaki 2 bin 271’inci yıldız Godzilla’nın oldu.

50. yılı kutlama filmi Japon yapımı Godzilla: Final Wars’da kırmızı gözlü canavar dünyayı dolaşarak eski düşmanlarıyla savaşıyor. Ayrıca yıllardır beyazperdede görülmeyen Toho Canavarları (Angilas, Rodan, Gigan) da, Godzilla: Final Wars’daki yerlerini almışlar. Godzilla’nın son filmi olduğu söylenen Godzilla: Final Wars’da izleyiciler için bir de sürpriz var; Monster X adlı yeni bir canavar. Neye benzediğini film Türkiye’ye geldiği zaman göreceğiz artık.

Beyaz perdeden inciler...

‘Bilmem fark ettiniz mi? İlk izlenimler genelde tamamen yanlış olur.’ (Talihsiz Serüvenler Dizisi-Lemony Snicket’s A Series of Unfortunate Events, Yön: Brad Silberling, 2004)

Bunu biliyor muydunuz?

TÜRSAK’ın (Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı) 26. sinema seminerleri 05 Şubat 2005- 30 Nisan 2005 tarihleri arasında yapılacak.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI