"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Hanım- kız olma!

Doğru otur bakim.<br><br>Kapat bacaklarını.

Hah şöyle...

Hanım- kız ol.

* * *

Hanım-kız olmak...

Düşmanlar (yani erkekler) bakarken, seni süzerken, izlerken...

Bacaklarını iyice bitiştirmek, bir çiçek gibi kapanmak, hep tetikte olmak, kendini bırakmamak, rahat olmamak...

Öğretildi bize...

Memelerimiz görünmesin diye, o kadar iki büklüm olurduk ki, kamburumuz çıkardı neredeyse...

* * *

Sakın yanlış anlamayın, büyüklerimizin güvensizliği bize değil, çevreyeydi!

Çünkü zaman kötüydü, erkekler de öyle.

Akılları fikirleri hep "orada"ydı... "Kanmayacaktın, aldanmayacaktın, seni kullanıp atarlardı, kayıverirdi hayatın!.."

Benim jenerasyonum, işte bu saçmalıklarla büyüdü.

* * *

Adın çıkacağına canın çıksın... Yüz verme... Bırak, peşinden koşsunlar... Asla ilgini belli etme... "Rahat kız" olma, çok fena bir şeydir "serbest kız" olmak...

Hanım-kız ol...

Bitiştir bacaklarını...

Hah şöyle...

* * *

Küçükken ah ne sersemce şeyler öğrettiler bizlere.

Kirlenmek, kirletilmek, kullanmak, kullanılmak... Kendini dokundurtmayacaksın, elletmeyeceksin... İçinde hissettiğin masum bir şeyler olsa bile dışa vurmayacaksın, belli etmeyeceksin... Arkadaşlık tekliflerini reddedeceksin... "Ben henüz küçüğüm, yaşım müsait değil, büyüyünce düşünürüm" diyeceksin.

Çünkü erkek denilen varlık, kötüdür.

Güvenmeyeceksin.

İstediği tek şey, seni kötü emellerine alet etmektir.

İşi bittikten, kirlettikten sonra da seni buruşturup, bir kağıt mendil gibi bir kenara atar...

Resmen böyle şeyler anlattılar.

Hep şüphe et... Kork... Kendine güvenme... Karşındakine de güvenme... Terk eder... Aldatır... Açık saçık giyinme... Dekolten görünmesin... Sutyensiz dolaşmayı aklından bile geçirme... Çok kısa şortlardan uzak dur... Dar gömlekler, pantolonlar kötüdür... Hafif kadınlar, bedenini sergiler... Hep hesap yap... Tetikte ol... Akıllı ol... Akıllı olursan, kazanırsın...

* * *

Sakın elinde anahtarını sallaya sallaya sokakta yürüme, "ev boş" anlamına gelir...

Bir araba sana klakson çalarsa sakın bakma. O zamanlar bulvarlarda arabayla piyasa yapan gençler vardı, beğendikleri kızlara klakson çalarlardı. Baktın mı yandın, pas veriyorsundur, yüz veriyorsundur, o adamı istiyorsundur...

Sen kötüsün!

İyi aile kızları, klakson çalan adamlara bakmaz!

Laf atanlara da aldırmaz. Başını öne eğer, yürür gider. Bir sürü böyle abuk sabuk şey...

Kurallar, kurallar... Oyunlar, oyunlar... Onu yapmayacaksın, böyle algılanırsın... Bunu yapmayacaksın, şöyle algılanırsın... Öyle giyinmeyeceksin... Böyle konuşmayacaksın... Şöyle gülmeyeceksin... Çok eğlenmeyeceksin.. Kendini bırakmayacaksın.

Ölçülü olacaksın. Ölçülü. Ölçülü.

* * *

Ben kendimle iftihar ediyorum.

Ölçülü olmak hiçbir zaman umurumda olmadı benim.

Bir sürü şey bana "normal" geldi, kimseye kulak asmadım, bildiğim gibi davrandım.

Bir sürü şeyin bana "normal" gelmesinin sebebi de annem.

Kıymetini her geçen gün daha fazla anlıyorum.

Anne çok önemli. O bize yön veriyor. Neye, nasıl bakacağınızı anlatıyor. Bizi inşa ediyor. Benim annem hayat boyu bana, "Şöyle otur, böyle otur, hanım ol" demedi. "Sen kızsın, onu, bunu yapma, oraya buraya gitme" de demedi. "Erkekler güvenilmez, kirlenirsin, kirletirler" de demedi. "Güvenme onlara, aldatırlar" da demedi. Annem bana hayırlı bir izdivacın öneminden de söz etmedi, "Evlen de" demedi. Sadece 35’ime geldiğimde, ya çocuğum olmazsa diye endişelendiğini sezdim, o kadar. Ama bana belli etmedi. O, benim mürüvetimi görmek için çırpınan annelerden de değildi.

Bana hep kendi ayaklarımın üzerinde durmanın öneminden bahsetti.

Erkeklerse ona göre düşman değildi, o yüzden beni saçma sapan fikirleriyle doldurmadı.

O kardeşimi alıp parka giderdi, bana da "Sen de arkadaşını al gel" derdi, ben erkek arkadaşımı alır parka getirirdim, annemden gizli buluşmamıza gerek kalmazdı.

Annem açıktı.

Bana da açık olmayı öğretti.

* * *

Kafanıza erkekleri kakan biri olmazsa, siz erkekleri seviyorsunuz, onları sizi kullanmak için yeryüzüne gelmiş potansiyel düşmanlar olarak görmüyorsunuz.

Bazen endişeleniyorum.

Çünkü görüyorum ki, bunca yıl geçti, o saçma sapan değerler değişmedi.

Ama ben kızımı böyle şeylerle yetiştirmek istemiyorum. Vaktini böyle saçma şeylerle harcamasın.

Kadın olmanın, erkeklerden sakınılması gereken bir şey olduğunu sanmasın.

Kadınlığı, entrika ve hesap ilmi gibi algılamasın. Bir sürü kadın görüyorum, erkeklere ve sekse bakışları hastalıklı.

Onlar gibi olmasın kızım.

Ben kızımı abuk sabuk ahlaki değerlerden korumak istiyorum. Umarım başarırım.



HAMİŞ Çok kötü günler yaşıyoruz, çok kötü. Hızına yetişebilmek mümkün değil. Acılarımızı dindirebilmek mümkün değil. İnşallah, bu kötü günleri bir an önce geride bırakırız. Bütün acılı ailelelere baş sağlığı dilerim.
X