"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Hangisi doğru Fatih Altaylı?

Dün Sabah’ta <B>Fatih Altaylı</B>’nın <B>‘Mehmet Ali Birand neden olmadı’ </B>yazısını okuyunca kafam karıştı.

Altaylı diyor ki;

‘Mehmet Ali Birand’ın Kanal D Haber’de umulduğu kadar başarılı olamayacağını, adı gündeme ilk geldiği zaman söylemiştim. Ancak Arzuhan Yalçındağ ve Ertuğrul Özkök ‘Olur’ demişlerdi’.

Yani buradan öğreniyoruz ki Altaylı, Kanal D’deyken Birand’a muhalefet etmiş, buna rağmen Yalçındağ ve Özkök, Birand’ı göreve getirmiş.

Oysa biz olayı nasıl biliyorduk.

Hani Birand’ı öneren Fatih Altaylı’ydı?

Bunu ben söylemiyorum.

İşte Altaylı’nın 20 Mayıs 2005 tarihinde Hürriyet’te yazdıkları:

‘Kanal D yönetimi olarak uzun uzun düşündük, eledik, tarttık. Sonunda Mehmet Ali Birand üzerinde mutabık kalındı.

Birand’la önce ben görüştüm ve teklifimizi ilettim.

Mehmet Ali Yalçındağ, Ertuğrul Özkök ve ben bir hayli ısrar edince, ‘Yeni yayın dönemine kadar düşüneyim’ dedi.

İnşallah Sevgili Mehmet Ali Birand bu teklifimi kabul edecek ve eylül ayında Kanal D Haberi, yepyeni kimliğiyle izleyeceksiniz.’

(www.hurriyetim.com.tr)

19 Mayıs 2005’te yine aynı Altaylı, Medyatava adlı internet sitesine yaptığı açıklamada şunları söyledi:

‘Haberin daha ağırlıklı olması için Mehmet Ali Yalçındağ, Ertuğrul Özkök ve ben Mehmet Ali Birand’a öneride bulunduk.

Birand’ın iyi bir ekran yüzü var. Halka da sempatik geliyor.

Biliyorsunuz ABD’de filan yaşı altmışın üzerinde isimler ekrana çıkıyor.’

(http://www.medyatava.com/haber.asp?id=20386)

Şimdi Fatih Altaylı’nın 19 ve 20 Mayıs’ta söyledikleri mi yoksa dün Sabah’ta yazdıkları mı doğru?

Hani Birand ekranda iki-üç haftasını doldursa diyeceğim ki Altaylı fikrini değiştirdi. Ama yok!

Birand’ın iki günlük performansına bakıp ‘Mehmet Ali Birand neden olmadı’ demek hiç centilmence değil.

Kaldı ki Altaylı, Kanal D Haber’i dördüncülükte bıraktı, yani Birand bir anlamda ‘enkaz devraldı’.

Kaldı ki Birand’ın ilk üç gün sonrasında hep yükseliş trendinde.

Bir ay sonra Birand başarılı olursa, Altaylı yeniden ‘Kanal D haber’e ben önermiştim’ der mi acaba?

Küçük bir not;

Fatih Altaylı, Kaya Çilingiroğlu’nun Feraye Tanyolaç’la yemek yemesini haber yapan magazincilere ‘Siz sapık mısınız’ demişti.

‘Sizin karşı cinsten bir arkadaşınız, sırdaşınız olamaz mı, her yemek yediğiniz kadınla yatıyor musunuz?’ diye sormuştu.

Kaya-Feraye-Hülya üçgeninde olayın nereye geldiğini görünce anladı mı acaba?

Birand’a enkaz devretmesinin, bu ilişkileri çözememesiyle ilgisi olabilir mi acaba?

Şahan’dan ev yapımı stand-up

Ben atv’ye geçen programından değil stand-up’ından bahsedeceğim Şahan Gökbakar’ın.

Hemen ‘Şahan nerede stand-up yapıyor, adresi ver de izlemeye gidelim’ moduna girmeyin.

Biraz daha beklemek zorundasınız.

Çünkü adam evinde sahneye çıkıyor.

Bir yandan yeni programına hazırlanan Şahan diğer yandan da tek kişilik bir gösteriyle sahneye çıkmayı kafaya takmış durumda.

Er ya da geç bunu yapacak.

Bunun ilk hazırlıklarını da evinde yapıyor.

Şahan şu sıralar evinde topladığı arkadaş gruplarına stand-up’ından küçük demolar sahneliyormuş.

İzleyenlerin yalancısıyım; ‘Gülmekten boğazımız ağrıdı’ dediler.

Ağırlıklı olarak annesiyle yaşadıklarını ve ilişkisini anlatıyormuş Şahan bu ev yapımı stand-up’ında.

‘Anne ben uçakla Ankara’ya sana geliyorum’ diyen Şahan’a, ‘Sen Koç’un oğlu musun, ne uçağı? Atla otobüse gel’ diyerek bolca malzeme yaratan bir anne varmış Şahan’da.

Şahan’ın İstanbul’a ilk geldiğinde yaşadıkları da izleyenleri kahkahaya boğmuş.

Ne var ki bu stand-up’ın geleceğini, atv’deki programın başarısı belirleyecek.

Şahan atv’de programı izlenmezse hemen, başarılı olursa çok sonra sahneleyecekmiş bu stand-up’ı.

İnsanın ‘İnşallah rating alamazsın’ diyesi geliyor değil mi?..

Ama tam aksine bence doğru karar vermiş.

Önce program!

Nasıl olsa stand-up’ı günün birinde sahneler.

Bu sektörde gelip geçici olmadığını çoktan kanıtladı o...

Gece at yarışları başlıyor

Türkiye Jokey Kulübü, son zamanda İddaa karşısında çok zorlanmaya başladı.

TJK, futbol bahislerinin yasal olarak oynanmaya başlamasıyla pazar payının yüzde 30’unu İddaa’ya kaptırmış.

Her geçen gün İddaa karşısında zorlanan TJK, şimdi bir dizi önlem ve imaj çalışmasıyla atağa kalkmaya hazırlanıyor.

Halen yarışları CINE5 ve Digitürk 78’inci kanaldan yayınlayan TJK, gençlere yönelecek ve at yarışlarını internet üzerinden oynatacak.

Bununla ilgili reklam kampanyası önümüzdeki günlerde başlayacak.

TJK’nın bir diğer yeniliği de yurt dışında olduğu gibi gece at yarışlarına başlaması.

Biz bunu filmlerden ve içip içip gece at yarışlarına giden Bukowski’nin kitaplarından biliyoruz.

Bizde de bir Bukowski çıkaracağını bilsem uygulamayı ayakta alkışlayacağım...

TJK şimdi bu gece yarışlarını yayınlayacak kanal arıyor...

Milli Piyango da özelleştirildikten sonra Türkiye’de bahis ve şans oyunları rekabeti iyice kızışacak.

Reis’e öfke

Ukrayna-Türkiye maçında en büyük tepkiyi Reis çekti...

Maç bitmiş, Türkiye kazanmış, sahada ve tribünde büyük sevinç var.

Tam o sırada bu heyecan atmosferi kısılıp Reis reklamı geliyor ekrana...

Maç görüntüsü üzerinde yayınlanan logo eşliğinde ses ‘Billur taneli Reis’i anlatıyor.

Mahallede nasıl bir gürültü yükseldi açık pencerelerden anlatamam.

‘Bu ne bee’ diyen mi istersiniz en sunturlu küfürü savuran mı.

Eminim tüm Türkiye aynı anda bu tepkiyi verdi.

Böyle olacağını bile bile reklam yapmak iyi bir strateji mi Atıf Hoca’ya sormak lazım.

Kaya Çilingiroğlu’nun Feraye’si

Ferrari’sini Satan Bilge kitabı
X