"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Hangisi doğru?

AMERİKA’ya bir toplantı için gittiğimizde, Türkiye’ye (Eskişehir’e) iş icabı sürekli gelip giden ihtiyar bir Amerikalı bizi akşam yemeğine davet etmişti.

Akşam yemeği olarak bize hazır tavuk, salata ve tatlı ikram ettiler. Evde iki doberman köpek vardı. Sohbet esnasında aile ilişkileri ve medeniyet konuları açıldığında adamın gözleri doldu ve ağlayarak anlatmaya başladı.
Bir kızları varmış ve çok nadiren görüyorlarmış. Kızlar ebeveynlerini dinlemiyorlarmış; küçük yaşlarda cinsellikle tanışıyorlarmış. 18 yaşından sonra evi terk ettiklerinden ayrı yaşıyorlarmış... Bir-iki hatta üç evlilik yapıyorlarmış... Ekonomik özgürlüklerini kazandıklarından bazen son kocalarıyla bazen de yalnız başlarına yaşıyorlarmış. Gençler çocuk yaşlarda uyuşturucunun pençesine düşüyorlarmış, ülkede sürekli tecavüz olayları yaşanıyormuş; köpek besleme sebebinin ise hırsızlık olaylarının çok olmasıymış.
Türklere gelince şu sözleri söyledi:
Türk olarak bizim aileye önem vermemiz, akşam yemeklerinde bir araya gelmemiz, sıkı akrabalık ilişkileri, yemek çeşitlerimizin zenginliği ve lezizliği, Amerika’da çok yoğun olan kötü alışkanlıkların bizdeki azlığının çok önemli hasletler olduğununda bahsedere bir uyarıda bulundu. Medeni olmak için Amerika gibi gelişmiş ülkelerden sadece bilim ve teknolojinin alınmasını, kötü adetlerin taklit edilmemesini ve mevcut olan sıkı aile ilişkilerin bırakılmamasını ısrarla söyledi.
İleri seviyedeki ülkelere baktığımızda onların bilim ve teknolojilerinin hayatlarını ne kadar kolaylaştırdığını, son derece iyi yaşadıklarını, bizde olan pek çok sorunu çözdüklerini görüyoruz. Ancak bu dereceye gelirken insan olmanın pek çok güzelliğini geride bıraktıklarını, aile ve akrabalık ilişkilerinin bittiğini ve yardımlaşmanın olmadığını da görüyoruz. Biz onlara imreniyoruz onlar ise bize. Hangisi doğru veya doğru ne? İşte bizim bu soruya vereceğimiz cevap gelecekte ülkemizin ve ülke insanımızın mutlu olup olmamasını belirleyecektir. Bir tercih yapmak durumundayız. Ya onların yolunu izleyerek bugün düştükleri açmaza ileride bizde sürükleneceğiz, ya da; örf ve ananelerimize bağlı kalarak, kültürümüze sahip çıkarak, ilim ve teknolojiyi nerede ise bulup alarak Ulu Önder Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyete ulaşacağız.
Coşkun MEDİN

Metroyu yapamayanlar futbolla işi götürüyor

BELEDİYE metroyu Ulaştırma Bakanlığı’nın üstüne yıktı ve sıyrıldı!
Ankara’lı metrodan umudu kesti.
Söz metrodan açılınca bin türlü bahanenin ardına saklananlar, bahse konu ‘futbol, Ankaragücü, transfer’ filansa, uzman kesiliyor!
Başkan, kulübün mü, Belediye’nin mi, topu taça atanlar yüzünden kafası karışan vatandaş, metroyu unutmayı seçti!
Büyük projeler, kaçak güreşenlere göre değilmiş, farkına varmayan kalmadı!
M.A.

Ankara nedir?

“ANKARA bizim için yalnız merkez değil, Anadolu’nun bütün bakımlardan inşasını, imkânlarını ve usullerini öğreten bir mektep oldu. Ankara’da başardığımız her şey, Ankara’nın dışındaki bütün Türkiye topraklarında daha kolay gerçekleşebilir...
Biz Ankara’ya gelinceye kadar şehirciliği ve mimarlığı unutmuştuk. Türk milletinin yapıcılık vasfını burada tekrar dirilttik... Ankara hakikaten semboldür.”
Falih Rıfkı Atay

Kısa...Kısa...

TEMA Vakfı’nın düzenlediği ‘Erozyonla Mücadele Haftası Etkinlikleri’ kapsamında yapılacak Toprağa Saygı Yürüyüşü 17 Kasım salı günü 10.00’da Ankara AKM’de başlayarak Anıtkabir’de sonlanıyor.
X