Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hangisi daha kolay

Daha önce size bu konu hakkında biraz daha bilgi toplayıp karşınıza çıkacağımdan bahsetmiştim. İşte o zamandan beri pek çok anneye sordum. Özellikle hem kızı hem erkeği olanlara danıştım. İnternetten yazılar baktım.

Ve kararımı verdim: Kız çocuklar daha zor.

Tabii ki çocuğun karakterinin, bulunduğu ortamın, kaçıncı çocuk olduğunun etkileri de çok ama birtakım kesin bilgiler var.

Mesela erkek çocuklarının kas oranı kız çocuklarınkinden yüksek olduğu için çok daha hareketli ve enerjikler. Bu belki fiziksel olarak anneleri daha fazla yoruyor. Dövüşmeyi, azmayı seviyorlar. Doğa gereği böyleler.

Ama kızların durmak bilmeyen çeneleri inanın daha yorucu. Anlatmanın yanı sıra soru sorma konusunda da müthişler. Bunun iyi tarafları da var. Ben Sinan’ın ağzından okulda neler yaptıklarına dair iki kalem bilgi alamazken, kız annelerinden bütün gelişmeleri öğrenebiliyorum. Ya da okul aile birliğindeki Kıvılcım sayesinde. Anlayacağınız kızlar ne olup bitiyor, hepsini anlatıyor.

Bir de tabii onların kılık kıyafetleriyle, kıyafetlerine uygun aksesuarlarıyla, aksesuarlarına uygun oyuncaklarıyla başa çıkmak, her çeşit prenses kıyafetine sahip olmak çok daha zor bence. Oğlanları bir kahramanla uzun süre idare edebiliyoruz! Ve bir kot ve tişörtle!!!

BİR DE DOĞUŞTAN AZGINLAR VAR

Uzmanların belirttiği başka bir gerçek de, erkeklerin daha alıngan ve kırılgan olduğu... Dolayısı ile psikolojik olarak biraz daha hassaslar. Bu da işleri biraz zorlaştırıyor gerçi. Ne var ki onlara sevgi gösterdiniz mi, bu sorunun üstesinden gelmeniz mümkün.

Belki annelerin oğlanlarla arasının daha iyi olması da, kızlar için daha zor denmesinde bir neden. Ne kadar kavga etseniz de yanınıza gelip kedi gibi sokulmaları, erkeksi cilveleri biz anneleri gevşetebiliyor. Kızlar da aynı şeyi babalarına daha çok yapıyorlar çünkü...

Aslına bakarsanız çocukların zorluğu veya kolaylığı biz annelerin zorluğu veya kolaylığı ile de alakalı. Biz ne kadar rahat ve sakin kalabiliyorsak, çocuklar da biraz öyle oluyor. Nitekim doğuştan ekstra azgınlar da var. Mesela annem, benim erkek kardeşime nazaran çok daha yaramaz bir çocuk olduğumu söyler. Hatta öyle ki kardeşimden daha çok benimle ilgili yaramazlık hatıraları vardır.

Yine de ben erkek çocuğun angaryalarının kızlara nazaran daha az olduğuna inanıyorum. Onları evirip çevirmek daha kolay gibime geliyor. Gerçi bir taraftan da okula başlayacakları zamanı düşünüyorum: Bu kadar azgınları masa başında nasıl ders çalıştıracağız diye...

ESAS ZOR OLAN KİM BİLİYOR MUSUNUZ?

Bu arada farkındaysanız son zamanlarımdaki yazılarda şu ilkokula başlama durumları ile ilgili bir iki attırma yapıp duruyorum. Seneye başlayacak bu maratondan gerçekten korkuyorum çünkü. Yepyeni bir düzen kurmak lazım gibime geliyor.

Her neyse, bırakalım bunları bir kenara.

Son soru: Kız çocuklar mı zor, erkek çocuklar mı?

Son cevap: Babalar!!!

Yemek kursları annelerin imdadına yetişiyor

Pek çok annenin sıkıntısı aynı. Değişik, lezzetli ve sağlıklı yemekler pişirmek. Üstelik bunu her gün yapmak! Birçok anne olayı çözmüş durumda, çünkü sayıları gittikçe artan yemek kurslarını keşfetmiş. Kursların çocuklar için sağlıklı yemekler başlıklı olanları da var, çocuklarla birlikte gidileni de. Annelerin oturduğu, sadece çocukların yemek yaptığı kurslar bile var. Kursa katıldıktan sonra mutfağa çocuklarıyla birlikte giren; yemekleri, kurabiyeleri onlarla pişiren annelerin sayısı gittikçe artıyor. Evet, yemek kursları annelerin kurtarıcısı. Üstelik mutfak dünyasını çocuklara ne kadar çabuk tanıştırırsanız yemek konusunda o kadar rahat edersiniz. Yemek yapımına karışmasalar bile siz uğraşırken onların mutfakta başka işlerle uğraşmaları, resim yapmaları bile ilerisi için iyi bir adım.

ÇOCUK YEMEKLERİNE BÜYÜK İLGİ

Altı senedir yemek kursu veren Cook Book’un sahipleri Ebru Suner Ungan ve Burcu Pinto kurslarında annelere de özel yer ayıran yerlerden biri. Kurslar her ay farklı bir ülke mutfağı veya bir tema üzerine. Katılımcılar her kurs günü o ülke veya konuya ait tüm bir mönüyü, başlangıç, ana yemek, yardımcı yemek ve tatlı, uygulamalı olarak kendileri pişiriyor. Temalı kurslarda ise parti, davet mutfağı, pastacılık, hafif ve sağlıklı yemekler gibi birçok başlık var. ‘Anneler İçin Sağlıklı Çocuk Yemekleri’ kursu ise en çok ilgi görenlerden. Bu kurs sadece annelerin katılımı ile yapılıyor ve 2,5 saat sürüyor. Öğretilenler, 1,5-2 yaşındaki çocuğunuz için bile kolaylıkla pişirebileceğiniz lezzetli ve sağlıklı çocuk yemekleri. Böylece uzun bir süre ‘çocuğum için ne pişireyim’ derdinden kurtuluyor, evdeki malzemeyle neler yapabileceğinizi keşfetmeye başlıyorsunuz. Kursta sunumlara dair de birçok pratik bilgi alıyorsunuz ki bu çok önemli. Çünkü küçük gurmeler için yemeğin görünümü çok önemli. Yemediği ya da denemeye çekindiği bir yemeği süsleyerek çekici bir hale getirmeniz mümkün.

Cook Book’da doğum günü kursları da yapılıyor. Çocuklar için düzenlenen doğum günü kurslarında, çocuklar doğum günü pastalarını kendileri yapıyor ve eğlenceli bir kutlama partisine katılmış oluyorlar. www.cookbookstyle.com

ÇOCUĞUNUZ PİŞİRSİN, SİZ YİYİN

Semen Zihnioğlu’nun açtığı Mutfakta, yemekle ilgili aklınıza ne gelirse mevcut. Mideye indirmek dahil!!! Genel sınıfa katılabileceğiniz gibi, kendi arkadaşlarınızdan özel bir grup kurup kendi derslerinizi de alabilirsiniz. Dolayısı ile bir nevi grup terapi gibi görebilirsiniz bu kursları.

Mutfaktayız’da çocuklara yönelik çalışmalar da var. Çocuklarımızla geçirdiğimiz zamanın doğru kullanılması gerektiğini düşünerek yola çıkılan bu kurslarda çocukların yaratıcılık yeteneğinin değerlendirilmesi de düşünülmüş: ‘Çocuklar yaratmayı çok sever, hele bunu ebeveynleri ile paylaşabilirlerse ortaya çıkan sadece lezzetli yiyecekler değil sihir olur. Hafta içi hafta sonu, hangi yaşta olursa olsun, çocuklarınıza ve kendinize bu yakınlaşma ve paylaşma fırsatını vermelisiniz. Bırakın çocuğunuz özgürce yaratıcılığını ortaya çıkarsın’

Burada doğum günleri de farklı değerlendiriliyor. Çünkü burada siz diğer annelerle oturup kahvenizi içerken çocuklarınız mutfakta kendi yiyeceklerini hazırlıyorlar. Yani onlar pişirecek, siz yiyeceksiniz. Böylece çocuklar bir şeyler yaratmanın keyfini çıkarırken, yemek yapmanın o kadar da kolay olmadığını görecek ve belki annelere karşı daha anlayışlı olabilecekler...

www.mutfaktayiz.com

BU KURS SADECE ÇOCUKLAR İÇİN

Atlı Spor Kulübü’ndeki Play Cafe sadece çocuklara yemek pişirme konusunda uzmanlaşan bir yer. Nicola Sert, her hafta neredeyse 100 çocukla beraber yemek pişiriyor. Nicola Sert en iyi öğretim yöntemlerinden birinin yemek yapmak olduğuna inanıyor. ‘Sebebi çok basit, çünkü beş duyuyu da kullanıyorsunuz’ diyor. Bir erkek çocuk annesi olan Nicola Sert, talep olduğunda evlere özel derslere de gidiyor. Play Cafe’nin telefonu0212 286 47 30.

KURSA GİDEMEYENLER İÇİN KİTAPLAR VAR

Eğer kursa gidecek durumunuz yoksa üzülmeyin. Çocuğunuzla birlikte kendi mutfağınızda da harikalar yaratabilirsiniz. Bunun için piyasada çeşitli kitaplar satılıyor. Bunların en yenilerinden biri, Zümrüt Özkan Anjuere’in hazırladığı ‘Yiyorum, Büyüyorum’ adlı kitap. Alfa Yayınları’ndan çıkan kitapta pek çok sağlıklı çocuk yemekleri bulunuyor. Kitabın yazarı Anjuere, 2-3 yaşındaki çocukların yemek yememe ve yemek seçme gibi sıkıntılar yaşamaları ve onları besleyenlere zor anlar yaşatmaları gibi nedenlerden yola çıkarak böyle bir kitap hazırlamış. Kendisi de üç yaşında bir çocuk annesi. Kitapta sayfalar arasında çeşitli illüstrasyonların bulunmasının sebebi, anne kitaptan tariflere bakarken, çocuğun da kitaptaki bu resimlere bakarak oyalanabilmesi.

ANNEMİN KÖŞESİ

Annemin sırrını keşfettim

Bazen oturup düşünüyorum. Oğlum niçin anneannesiyle daha fazla zaman geçirmek istiyor? Niçin en azından haftada iki gece orada kalmak istiyor?

Cevapları Sinan’ın bilgisayarımdaki resim arşivinde buldum. Şöyle resimler var: Matrix Sinan, Pavarotti Sinan, Spiderman Sinan, motosikletçi, havacı, bandanalı...

Anladım ki bunlar evde kılıktan kılığa girip duruyorlar. Annem kız çocuğuna yapılabilecek eğlenceleri erkeğe uyarlamış durumda. Hatırlarım seneler evvel de adadaki komşumuzun kızı Melis’e makyaj yapıp onu giydirirdi. Hatta Melis bir kere annemi yüzünde maske ile görmüş: ‘Anneee cadı geldiii!’ diye ağlayarak kaçmıştı. Neyse, bunu anı olarak yazdım. Tabii ki oğluma makyaj falan yapmıyor, bir tek Pavarotti için sakal falan çiziyor o kadar!!!
X