Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hangisi daha iyi?

Aşağıdakilerde hangisi daha iyidir?

a) Beyaz

b) Cem Yılmaz

c) Yılmaz Erdoğan

d) Okan Bayülgen

Bu soru, şu soruyla aynı ayardadır:

a) Kavun

b) Üzüm

c) Karpuz

d) Çikolata

Hangi şık doğru?

Tek doğru cevabı olabilir mi bu sorunun? Herkesin doğrusu farklı. Ne yani, kavun, üzüm, karpuz, çikolata diyenleri ayrı ayrı toplayıp hangisi yüksekse onu ‘‘en lezzetli’’ mi ilan edeceksiniz?

Bu arada D şıkkının ötekilerden ekstra bir farklılık arz ettiğinin bilmem farkında mısınız? Okan Bayülgen yıllardır ‘‘Benim yaptığım iş farklı’’ diye yırtınıyor ama takan kim? Bunu kendiliğimizden fark edemediğimiz bir yana adamcağızı dinlemiyoruz da.

Herkesi ayrı bir yere koysak olmaz mı?

Olmaz.

Test çocuklarıyız biz. İlla alt alta yazıp birini seçeceğiz. Ötekiler ‘‘Tu kaka’’ olacak.

‘‘Hangisi daha iyi?’’ sorusundan çok var ortalıkta. Cevap seçenekleri farklı sadece.

Misal,

a) Hülya Avşar

b) Gülben Ergen

Ya da,

a) Ayşe Arman

b) Pakize Suda

Evet, Ayşe'yle benim için de aynı durum sözkonusu. Bir sürü mail geliyor. Ona da geliyordur. Halbuki Ayşe'yle kadın olmaktan başka bir benzerliğimiz yok bana göre. Ha, bir de sarışınız. ama ‘‘Malum sorunun iki şıkkı olmanız için yeter de artar bile’’ diyorsanız, söylenecek bir şey yok. Acaba hafife aldığımız insanları mı eşleştiriyoruz?

Çünkü hiç iki baba edebiyatçının, iki siyaset ya da ekonomi yazarının mukayese edildiğine rastlamadım.

Böyle yazıp çizdiğime bakmayın.

Kıyaslamalara, hatta sözkonusu kişilerin kendilerine bile ‘‘Hanginiz daha iyisiniz?’’ diye sorulmasına öyle alışmışım ki, geçen akşam Cem Yılmaz'a gitmiştim, döndüğümde kendimi aynı soruya cevap ararken buldum. Saçmalarken yani.

Netice olarak şuna karar verdim:

Hepsi iyi.

Hepsine hayranım.

Hepsini takdir ediyorum.

Hepsine gülüyorum.

Bunları söylemek yetmiyor, alınlarından öpmek istiyorum.

Vallahi siyaset yapmıyorum. İkibuçuk saat aralıksız gülünür mü? Güldüm Cem Yılmaz'a. Yılmaz Erdoğan'a da aynı şekilde gülmüştüm. Etti beş saat. Beyaz'ı da ekleyin yedibuçuk saat.

Hani ‘‘İnsan ömrünün toplam kaç saati kaşınmakla geçer’’ türünden araştırmalar yapılıyor ya... Kaç saat kahkaha attığımızı da merak eden olmuştur elbet. Neticeyi bilmiyorum ama, attığımız atacağımız toplam kahkahanın en az yarısını bu insanların attırdığını tahmin ediyorum. Daha ne olsun?

Ayrıca dolaylı olarak da güldürüyorlar beni. Onları evirip çevirip altlarında baba mesajlar arayanlara da çok gülüyorum. Baba mesaj bulacaklar ki rahatça gülebilsinler, karizmaları çizilmesin.

Yalnız şu sıralarda kapı çalınacak ve karşımda Beyaz'ı don lastiği pazarlarken bulacağım diye korkuyorum. Biri ona ‘‘Akarken doldur’’ demiş belli, elinde küp her yere koşturuyor. Bir de şu suyu çıkmış ‘‘tipleme’’ işinden vazgeçse.

Yok.

Cep telefonlarınızla idare edeceksiniz artık.

mış-muş

Ecevit AB liderlerine ‘‘Yolumuzu açın’’ diyecekmiş. Açın! Sürüne sürüne geliyoruz.

Sezer, iktidarı yine sert dille eleştirmiş.Sayın Sezer zaten tümden kolalanmış gibi.

Türkiye insani gelişme düzeyinde dünyanın 85. ülkesiymiş.O kadar da kötü değiliz, bizden sonra gelen bir ülke daha var.

M.Ali Erbil'in kayınvalidesi 9 milyarlık emekli ikramiyesi için ‘‘Manto parası bile değil’’ demiş.Bi mantocu kadıncağızı fena kazıklamış.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI