"Ayşe Aral" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Aral" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Aral

Handan Anne

Ona hiç anne demedim, aslında ben de insanın sadece bir tane annesi, babası olur diye düşünenlerdenim çünkü.

O da bunu asla problem yapmadı zaten, bir kelime dahi etmedi bu konuda.
Ben ona kaynanam derdim hep.
Boşandıktan sonra da öyle dedim ona.
Eskisi gibi çok görüşüp konuşamasak da.
On dokuzumda tanıştım kaynanamla, prenses Diana’nın yaşlanmış haline benziyordu tepeden tırnağa.
Komik bir kadındı.
Kocasından yani benim salon erkeği kayınpederimden daha benim eski kocam dört beş yaşlarındayken boşanmıştı.
Beni hemen seviverdi.
Ben de kendisini.
Allah için hiçbir gıcıklığını görmedim on yedi sene boyunca, hakkını teslim edeyim.
Çat kapı falan da gelmezdi.
Hatta biz inekler, kadıncağıza ayda yılda bir giderdik, yine de ses etmezdi.
Az elli bir oynamadı benimle hamileliğimde.
Bir gecelik almıştı üstü balıklı, dokuz ay üzerimden çıkmadı.
Anacığıyla yaşardı, ana- kız iki maviş gözlünün huzur dolu bir evleri vardı.
Ana -kızın büryanları dillere destandı. (tavuklu pilav)
Bir de kaynanam turşu konusunda uzmandır, uzman.

Yahu bir sene öyle bir şey yaşandı ki aklıma geldikçe inanasım gelmiyor yaşadığımız şeye.
Bizimkisi ne cesaretse…
Ben ve kocam, kocamın abisi ve karısı, bir punduna getirdik, kaynanamla eski kocasını bir araya getirdik.
Kaynanama gittik, dantelli gecelikler aldık, birinin yaşı gelmiş yetmişe, diğerininki altmış beşe.
Barıştırdık bunları.
Bir süre takıldılar öylece.
Karı koca oldular yine.
Ama sonra bir kavga, bir patırtı, geçinemediler yine.
Ama oluyormuş demek ki dedik yıllar geçse de.
Sonra biz boşanınca çok üzüldü benim kaynana.
Ama hala bilmez neden boşandığımızı.
Tüm Türkiye öğrendi ama o hiç bilmedi.
Ben de ona hiç anlatmadım.
İçindeki bir gün barışacaklar ümidi kırılsın istemedim.
Geçen gün kızım “babaannem hasta” dedi.
Çok önemsemedim.
Ama bir kaç gündür ağırlaşmış.
Hastaneye gitmek istedim.
Kızım hangi araştırma hastanesi olduğunu tam hatırlamayınca “babana sorsana” dedim.
Sordu.
Babası “annen gelmesin, istemiyorum” demiş.
Öyle kalakaldım.
İstenmediğim için kaynanama gidemedim.
Şimdi bu yazıyı yazarken bir yandan boş boş duvara bakıyorum.
Ne aptalca bir durum.
Yaşananlar nerede?
Belki bir hayat bitiyor.
O benim kaynanam.
Ben yanına mı gidemiyorum?
O benim eski kocam mı?
Çocuğumun babası?
Benim babam oldu.
Mutluyduk, aşk vardı.
Şimdi nefret.
Bir gün öleceğiz.
Hırlar, kinler…
Aşklar, sevgiler…
Kafam çok karışıyor bazen.
Hatta şimdi ağlıyorum.
Yahu neler oluyor bize?
Neler?

Ayşe’nin notu: eğer anne denmeyi hak eden biri varsa kesinlikle o sensin kaynanam, seni seviyorum Handan Anne.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI