Hamileliğimde çok üzerime geldiler

Röportaj: Sinem VURAL
26 Kasım 2011 - 01:00Son Güncelleme : 26 Kasım 2011 - 10:03

Televizyon programcısı, eski model, anne ve Türkiye’de pilates denince herkesin aklına ilk gelen isim... Ebru şallı olmak kolay değil. Tepeden tırnağa bakım, tam zamanlı annelik ve spor bir arada... Bir spor firmasıyla pilates giysileri tasarlama hazırlığında olan şallı’nın, yeni “karınsavar” DVD’si ile de çok konuşulacağı kesin...

Annelik, spor, programlar, kitaplar... Hepsine nasıl yetiyor, yetişiyorsunuz?   
 
- Çok küçük yaştan beri böyleyim ben... Zamanla yarışmayı seviyorum. Oğlak burcunun özelliği olsa gerek. Leb denmeden Çorum derim. Yorucu bir şey tabii sürekli zamanla yarışmak ama avantajları da var. Üretmek iyi geliyor. 80 yaşıma kadar çalışırım herhalde...

Pilatesi öncelikli uğraşlarınız arasına eklemek, televizyon programı yapmak sizi nereye taşıdı?

- ınsanlar memnunlar... Herkesin bu sporla ilgili az çok bir fikri var artık. Biraz da kulaktan kulağa yayıldı sanırım. Yaptığım televizyon programının başarılı olmasının nedeni de bu...

Jimnastik Federasyonu size ihtar çekmiş, “Bizim eğitimimizi de almadan eğitmenlik yapamazsın” demişti. Ne oldu?

- Temmuzun ikinci haftasına kadar yayınım devam etti. Tam program tatile girmişti ki bu ihtar geldi. Tam zamanıydı yani. Bu arada sadece bana değil bütün pilates hocalarına ihtar çekildi, onun da altını çizeyim. Sonuçta bu federasyonun işi daha kontrollü sürdürmek için aldığı bir önlemdi. Benim gibi üç ayrı dalda pilates eğitimi almış insanlar da bu eğitime katıldı. 15 gün, günde 8 saat eğitim aldım... Türkiye standartlarında sertifikalı bir pilates öğretmeniyim artık. O ihtar benim için bir artı oldu diyebilirim. Sınavları geçtim, istediğim yerde pilates eğitmenliği yapabilirim.

Okul açmayı düşünmez misiniz?

- ınsanlarla aramda inanılmaz bir gönül bağı oluştu. Duruş bozukluklarının giderilmesi, kilo verilmesi, pozitif anlayışın gelişmesi konusunda insanların geri dönüşleri beni çok mutlu ediyor. Belki artık televizyonda program yapamayacak kadar yaşlandığımda kendime bir okul açarım.

BU DVD ERKEKLERE DE ÇOK HİTAP EDECEK

Yeni bir pilates DVD’si hazırlıyordunuz. Çalışmalar ne durumda, tamamladınız mı?

- Henüz çıkmadı ama hazır. Bir ay içinde çıkacak...

Nasıl bir DVD oldu? Öncekilerden farkı ne?

- Karın DVD’si oldu bu... Yani karın bölgesini eritmek için çok güzel hareketler var içinde... Yaptığım diğer DVD’ler erkeklere hitap etmedi ama karın bölgesi Türk erkeklerini de fazlasıyla ilgilendiriyor. Bir ay içinde çıkacak olan bu dvd erkeklerin de çok ilgisini çekecek. 21 bir gün aralıksız bu egzersizleri uyguladıklarında karınlarında inanılmaz bir gerginlik ve gözle görülür bir gelişme elde edecekler.

Kadınlar daha çok neden şikayetçi?

- Türk kadını daha çok bacak ve kalça bölgesinde sorun yaşıyor.

BİZİM EVDE HERKES PıLATES YAPIYOR

Her eve pilates topu soktuğunuzu söyleyebilir miyiz artık?

- Sadece o değil; televizyona farklı bir soluk da getirdiğimi düşünüyorum. Sabah kuşağında normalde hep yemek programları, evlilik programları var. Ben pilates programı yapıyorum. Üç yıldır da güzel bir izleyici kitlesi oluştu. Programa ilk başladığımızda top firmalarından çiçekler, çikolatalar, teşekkür mektupları gelmişti. Gerçekten neredeyse herkesin evinde bir pilates topu var artık. Kadınlar spor yapmadıkları zaman çocuklar oynuyor.

DVD’lerin satış grafiği nasıl?

- DVD’lere talep yoğun. Doktorlar da tavsiye ediyormuş, bunu duymak çok hoşuma gidiyor. Sağlık Bakanlığı’ndan teşekkür aldım. Artık birçok hastanede hamile pilatesi yapılıyor.

Sizin evde herkes pilates yapıyor mu?

- Harun zaten spora ilgisi olan bir insandı. Tenis, salonda halter ve GYM yapıyordu ama o da pilatesi çok sevdi. Bazen onlara ben pilates yaptırıyorum. Beren ciddi ciddi yapıyor. Pars da taklit ediyor nefesleri.

YEMEK YAPMAK BENİM İÇİN TERAPİ GİBİ

Yemek kitapları da yazıyorsunuz. Yeni kitaplar gelecek mi?

- Programlarda sağlıklı yemek tarifleri veriyordum. Küçük yaştan bu yana sağlık konuları ve besinlere ilgi duyarım. Çocukken bile meyvelerin içlerinde neler var diye ansiklopedilere bakardım. Benim için yemek bir terapi gibi. Hatta önce yemek sonra pilates gelir benim için... Beren ile birlikte çocuk yemekleri kitapları yapmıştım. Pars’ın damak tadı daha farklı. Onun için de bir bebek yemekleri kitabı hazırlamayı düşünüyorum. Çocuklarım benim ilham kaynağım... Yemek kitabı hazırlığındayken Beren’e hamile kaldım ve ona hazırladığım tarifleri kitap yaptım. şimdi Pars’a yönelik bir bebek mamaları ve çocuk yemekleri kitabı hazırlayacağım.

Hep mi sağlıklı beslenirsiniz?

- Çikolataya zararlı derler ama çantamda sürekli bulunur. Ama ölçüyü kaçırmam, güçlü bir iradeye sahibimdir. Aklıma gelmezse yemem. Zaten ondan aldığım kaloriyi iki çocuk, spor ve iş hayatı sayesinde yakıyorum. Güzel yemek yemeyi severim bir de... Makarnayı mesela ıtalyan usulü soslu yaparım.

Sizin spesiyaliniz nedir?

- Makarna için hazırladığım pesto sosumu çok severler. şu ana kadar yiyip de tarifini istemeyen olmadı. Bir de mercimek yemeğimi beğenirler. Ben bakliyatları da çok seviyorum. Nohut, fasulye olmadan bir hayat düşünemiyorum. Çocuklar da bana benziyor bu konuda...

BİR KIZIM OLSA DEMEKTEN VAZGEÇTİM

Çocuklar şekerin tadını biliyor mu?

- Kontrollüyüm ama elbette çocuklarım da çikolatanın tadını biliyor. Arkadaşları yiyor, tabii Beren de geri kalmıyor. Ölçüsünde tutmak, yasaklamaktan daha iyi.

İki erkek çocuğu büyütüyorsunuz. “Bir kızım olsun, onu süsleyeyim” istemez misiniz?

- Vazgeçtim ondan. Tatlı bir kızım olsun, onu süsleyeyim isterdim ama kısmet böyleymiş. ıki oğlum olduğu için de kendimi güvende hissediyorum. Kız isteği hiç kalmadı artık içimde. Üçüncü çocuğu istemiyorum. Çok şükür iki oğlum var, Allah olmayanlara da versin. Çocuk sahibi olmak büyük sorumluluk. Çalışan bir anneysen hele... ıki tanesine yetiyorum ama bir üçüncüye ya da dördüncüye yetebileceğimi sanmam.

Kadınlara hitap eden bir iş yapmak kıskançlık unsuru değil mi?    

- Bir gün yemek yerken görün... Yan masada kadınlar varsa, hele de kızarmış patates falan yiyorsam “Bunu siz mi yiyeceksiniz” diye laf atıyorlar.

Bir ara takı tasarımı yaptınız. Peki kıyafet tasarlamayı düşünmüyor musunuz?

- Yaklaşık iki yıldır bir spor markasıyla görüşme halindeydim. Yurt dışından onayı geldi. Pilates kıyafetleri hazırlayacağım. Çünkü bir spor mağazasına gidiyorsun, düşük belli tayt bulamıyorsun mesela.

Son olarak; pırıl pırıl bir cildiniz var. Bakımını nasıl yapıyorsunuz?

- Kremlerim var elbette ama kimyasala yatkın biri değilim. Çok fazla ürünü yüzünüze sürerseniz cildiniz doluyor. Doğru ve olabildiğince doğal ürünler kullanma taraftarıyım. Medikal ürünler ve doğru beslenme cilt güzelliğinde çok önemli.

HİÇBİR ZAMAN ŞÖHRETE LANET ETMEDİM

Ünlü olmaktan rahatsızlık duyduğunuz oluyor mu hiç?

- Ben 1995 yılında Türkiye Güzeli seçildim. Mankenlik, televizyon, yemek, pilates derken bugünlere geldim. Altı yıldır çeşitli yerlerde yazıyorum. Yemek kitabım var. Ünlü olmak kolay değil. Dezavantajları kadar avantajları da var ama... Hiçbir zaman lanet etmiyorum.

HAMİLELİĞİMDE ÜZERİME ÇOK FAZLA GELDİLER

Hakkınızda çıkan olumsuz haberlerle nasıl mücadele ediyorsunuz? Bir dönem hamilelikte aldığınız, daha doğrusu almadığınız kilolarınız yüzünden çok üzerinize gelinmişti...

- Hamilelik dönemimde çıkan haberlere kırıldım açıkçası... Üzerime fazla gelindi. “Vücudu bozulmasın diye bebeğini zamanından önce doğurdu” bile dediler. Bu hamile ya da yeni doğum yapmış bir kadına yapılacak şeyler değildi. Üzüntüden düşük bile yapabilirdim, o zaman ne olacaktı! Bende metanet ve güç var neyse ki... Kendime çok güveniyorum. Yıkılmadım, ayaktayım dedim o dönemde. Son doğumumda da aynı şeyi yaptılar. “Dokuz ayı geçirdik, hadi” dedi doktor, yine “Bebeği erken aldırdı” dediler. ıki oğlum da tombik tombik doğdu sonuçta ve onları birer yıl aslanlar gibi emzirdim.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı