Dünya Haberleri

    Hamas: İsrail’le masaya oturmak vakit kaybı

    Murat UTKU/GAZZE, (DHA)
    18.01.2006 - 11:32 | Son Güncelleme:

    Filistin'de 25 Ocak’ta yapılacak genel seçimlerde büyük başarı sağlayacağı tahmin edilen radikal Hamas örgütünün Gazze’deki lideri Mahmud Zahar, iktidara gelmeleri durumunda İsrail ile müzakere masasına oturmayacaklarını belirtti.

    Halen komada olan İsrail Başbakanı Ariel Şaron’un siyasette yer alıp almamasının mevcut durumu değiştirmeyeceğini söyleyen Zahar, ’Filistin’de yaşananların sorumlusunun bir kişi değil, İsrail’deki tüm partiler’ olduğunu savundu. "Oslo Anlaşması, 1988’de İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ni yeniden işgal etmesinden sonra sona erdi" diyen Zahar, iktidara gelmeleri durumunda, seçimlerin ardından Filistin halkının çıkarına olacağına inanırlarsa uzun süreli bir ateşkes ilan edebileceklerini kaydetti. Zahar, tek başlarına iktidara gelememeleri halinde ise, programda anlaşırlarsa şu an iktidarda bulunan El Fetih örgütü ile koalisyona gidebileceklerini dile getirdi.

    ’STRATEJİK ORTAKLARIMIZ ARAP DÜNYASIDIR’

    Daha önce İsrail ordusu tarafından bombalanan ve büyük oğlunun hayatını kaybettiği evinde DHA’nın sorularını yanıtlayan Zahar, "İsrail ile müzakere masasına oturmak bir hedef değildir. İsrail ve Amerika ile oturup neyi tartışacağız? Bizim için asıl hedef, ulus olarak itibarımızı nasıl yeniden sağlamaktır. Halkımızla birlikte İsrail tarafından uzun dönemde Filistin’e verilen zararı nasıl ortadan kaldıracağımızı, altyapısal olarak bugüne kadar verdiğimiz kayıpları nasıl gidereceğimizi tartışmaktır. Biz İsrail’i ortak olarak görmüyoruz. Bizim stratejik ortaklarımız Arap ve İslam dünyasıdır" dedi. Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki en önemli ismi olan Mahmud Zahar, bu nedenle Mısır ve Ürdün sınırlarını açarak, geçmişte derin bağları olan komşularıyla ilişkilerini yeniden geliştireceklerini söyledi. Zahar’a göre İsrailliler ile masaya oturmak ’zaman kaybı’ ve ’itibar zedeleyici’.

    ’İSRAİL’İN TÜM PARTİLERİ FİLİSTİN KONUSUNDA AYNI GÖRÜŞTE’

    Mahmud Zahar, Şaron’un İsrail siyasetinden ayrılmasının bir değişikliğe yol açmayacağı düşüncesinde. Hatta Hamas liderine göre İsrail’deki tüm partiler Filistin konusunda birbiriyle aynı politikayı izliyor: "İşçi partisinin en barışçı parti olduğunu söyleyenler tarihi anlamıyor demektir. İsrail devletini İşçi Partisi kurdu. Bölgeye en büyük göçler yine İşçi Partisi zamanında oldu. 1956 ve 1967’deki savaşlara yine onlar sebep oldu, Filistin topraklarının büyük bölümünün işgali, İşçi Partisi’nin icraatlarındandı. Bizim sefil bir hayat sürmemizin sorumlusu yalnız Likud değil, İsrail’in tüm partileridir."

    Filistin halkının artık alternatif sistemlere ihtiyaç duyduğunu kaydeden Zahar, halen iktidarda olan El Fetih’i de eleştirdi. Daha önceki yönetimlerin icraatlarının çok büyük bir yolsuzluk düzenini ortaya çıkardığını savunan Zahar şöyle konuştu: "Sadece ekonomik alanda değil, aynı zamanda politik, sosyal ve güvenlik alanlarında da yolsuzluk ve çürümüşlüğün izlerini görmek mümkün."

    ’OSLO SÜRECİ SONA ERMELİ’

    Bütün bunlara Oslo sürecinin sebep olduğunu söyleyen Zahar’a göre, artık bu anlaşma hükmünü yitirmeli: "Oslo süreci ya bizim için kabul edilebilir bir yöntem olmayan askeri darbe yoluyla ya da seçimler yoluyla artık sona ermelidir. Ölü bir bedeni yaşatmak mümkün değildir. Daha önceki seçimler hep bu anlaşmanın şemsiyesi altında yapıldı. Ama Filistinlilerin kendi temsilcilerini seçmelerinin yegane yolu Oslo’nun artık geride bırakılmasıdır. Sadece işgal altındaki topraklarda yaşayanlar için değil, aynı zamanda sürgünde yaşamak zorunda kalan 5 milyondan fazla insan için de bu geçerli."

    ’BARIŞ ANCAK TÜM HAKLARIN İADESİYLE MÜMKÜN’

    Oslo Anlaşması’nın yanı sıra ’yeni yol haritası’ adı verilen sürece de inanmadıklarını belirten Zahar, "Yol haritası adı verilen kavram İsrail’in güvenlik sorunuyla ilgiliydi. Bu bizim ilgi alanımızın dışında. Eğer gerçekten Filistinlilerin tüm haklarının geri verileceği bir barış sürecinden bahsediyorsak, bütün tutukluların serbest bırakılması ve topraklarımızın restorasyonu sağlanırsa o zaman bu gerçek bir barış süreci olarak tanımlanabilir. Barış süreci her zaman adaletsiz bir biçimde uygulandı. Güvenlik açısından, askeri açıdan iki taraf arasında var olan dengesizliklere dayalıydı" diye konuştu.

    BATILI YATIRIMCIYA YEŞİL IŞIK

    Zahar, Filistin’in stratejik ortaklarının ancak Arap ülkeleri ve İslam dünyası olabileceğini belirtti. Yapıcı ve verimli olacak şekilde Filistin’de Arap ülkeleri ile birlikte yatırımlar yapmayı planladıklarını ifade eden Mahmud Zahar, Batılı yatırımcıya da belli şartlar altında kapılarının açık olacağını söyledi: "Eğer Batı’dan, Amerika veya Avrupa’dan Filistin’de verimli ve yapıcı yatırımlar yapmak isteyenler varsa onlara da destek oluruz. Bunun için elimizden gelen her olanağı sağlarız, güvenlik sorununu ortadan kaldırırız, teşvik ederiz, koruruz. Biz Filistinliler için yeni bir perspektiften, ekonomi alanında yeni bir fotoğraftan, yeni bir resimden söz ediyoruz."

    ORTADOĞU’DA UZUN SÜRELİ ATEŞKES İLAN EDİLEBİLİR

    Zahar temel amaçlarının hiç değişmediğini, işgal altındaki topraklarını geri almak için çabalayacaklarını belirterek, "Vatanımızı yeniden ayağa kaldıracağız. Bu elbette ABD’yi ve İsrail’i hoşnut etmeyecek, bu da bizim amacımız değil. İkinci olarak, bir uzun süreli bir ateşkes uygulayabiliriz. Ama bu da toprağımızın bir santimetrekaresine bile sahip çıkmayacağımız anlamına gelmez" dedi. Hamas liderine göre, bölgede sükunet isteniyorsa ulusal çıkarlar göz önüne alınarak uzun süreli bir ateşkesi başlatılabilir. Ancak Zahar 5 milyon Filistinlinin anavatanlarını 1948’de terk etmek zorunda kaldıkları gerçeğini unutmayacaklarını da sözlerine ekledi.

    ’HAMAS SİLAH BIRAKMAYACAK’

    Zahar, seçimin kendilerine anayasal meşruiyet getireceği görüşünde. Ama ona göre meşruiyet kazanmanın 3 yolu var: "Cihat yoluyla sağladığımız meşruiyet bunların ilki. Herkes önderlerimizi nasıl kaybettiğimizi, kendimizi ülkemiz için hiç arkamıza bakmadan feda edebildiğimizi biliyor. İkincisi anayasal meşruiyettir. Bu da seçimler yoluyla sağlanır. Üçüncüsü ise uluslararası platformda tanınmak. Bu da Filistin Kurtuluş Örgütü’ne katılım yoluyla olabilir. Ayrıca Arap ve Müslüman dünyasıyla tıpkı uluslararası toplum gibi iyi ilişkiler geliştirerek sağlanabilir." Zahar sözlerini şöyle sürdürdü: "Seçimler ve aldığınız oylar yoluyla anayasal meşruiyeti sağlarken, ülkenizi korumakla görevli silahlı güçlerinizi dağıtır mısınız? Söz gelimi ABD bunu yapar mı? Neden biz dünyada bunu yapan tek ulus olalım? Sadece İsrail ile olan sınırımızı koruyup işgali kabullenelim mi? Bu imkansız."

    HAMAS SEÇİM SONRASI KOALİSYONA AÇIK

    Her Filistin partisiyle koalisyon yapabileceklerini ifade eden Zahar, "Eğer tek başımıza iktidara gelemezsek, El Fetih’le de, bağımsızlarla da hükümet programına göre, bize uyum sağlayabileceğini düşündüğümüz tüm yerel siyasi kimliklerle bir koalisyona hazırız" diye konuştu. Mahmud Zahar, kimle birlikte politika yaparlarsa yapsınlar temel amaçlarının çürümüş, yolsuzluklarla anılan sistemi değiştirmek olduğunu belirtti.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı