Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

HAMAS’a arabuluculuk Saddam’ınkine benzemesin

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan geçen hafta El Cezire televizyonuna verdiği demeçte, "Hamas hükümeti kurmadı. Ama bir parti olarak AKP ile görüşmek istese kabul ederim, çünkü seçim kazanan yasal bir parti" demişti ama bu ziyaretin bu kadar aceleye geleceği beklenmiyordu.

Dışişleri Bakanlığı yetkilileri önceki güne kadar yaptıkları açıklamalarda Hamas’ın böyle bir başvuruda bulunduğunu söylüyor ama konunun incelendiğini, zaman gerektiğini söylüyorlardı.

Nitekim dün yapılan açıklamalarda da, kararın "siyasi" olduğu söylendi.

Yani Hamas’ın sürgündeki lideri Halid Meşal’in de aralarında bulunduğu üst düzey bir heyet AKP hükümetinin kararıyla Türkiye’ye geldi. Türkiye, Hamas’ı kabul eden ilk Arap olmayan ülke.

Yalnızlaştırma tehditlerinin arttığı, yardımları kesme çağrılarının yapıldığı bugünlerde Hamas açısından çok önemli bir lobi ziyareti bu.

Ya Türkiye açısından?

* * *

EĞER
bu ziyaret bölge barışına gerçekten bir katkıda bulunacaksa, tabii ki bizim de yararımıza olacaktır.

Eğer bu ziyarette Türkiye, Hamas’ı şiddete başvurmaktan vazgeçirebilecekse, İsrail’i tanımasını sağlayacaksa, Ortadoğu barış sürecinde bugüne kadar yapılan anlaşmaları tanımasını mümkün kılacaksa bu Ankara’nın başarısı olacaktır.

Çünkü bunlar, İsrail, ABD ve Avrupa Birliği’nin Hamas ile ilişki kurulabilmesi için üzerinde görüş birliğine vardığı üç koşul.

Gerçi İsrail gazeteleri, Dışişleri Bakan Abdullah Gül’ün, pazartesi günü İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni ile telefonda görüştüğünü ve Türkiye’nin bu koşulların arkasında durduğuna dair güvence verdiğini yazdılar.

Ama böyle kritik dönemlerde arabuluculuk rolü zor bir iştir.

İç siyaset kaygılarını öne çıkartır ve seçmeninize şirin görünmek için dengelerde ayarı kaçırırsanız ülkenizin itibarını zedelersiniz.

* * *

AKP
Hükümeti, kendi dönemlerinde Türkiye’nin dış politikada itibarının arttığını, özellikle de Ortadoğu’da ve İslam alemi ile Batı arasında her iki tarafın da güvendiği bir kanal haline geldiğini savunuyor.

AKP’nin dış politikasını oluşturanlardan bir yetkili, "Bizim şeffaf davrandığımız ve her iki tarafa da aynı şeyleri söylediğimizi herkes biliyor" sözleriyle açıklıyor bu durumu.

Bu ziyarette de aynı şeffaflığın gösterildiğini umalım. Hamas’ı müzakere masasına getirmek için uğraşan müttefiklerimizin kaldırabileceği, Hamas’ın da koşullara uyacağı işareti alındıktan sonra gerçekleşen bir ziyaret olsun.

Bu noktada değilsek, Filistin halkı üzerindeki baskıların kaldırılması, barış sürecine geri dönülmesinde çabalarında Türkiye’nin etkisi kalmaz.

Evet eğer bu noktada değilsek, Türkiye olarak değil ama AKP, yani bir siyasi parti olarak Hamas ile görüşme formülü de Irak savaşı öncesi gidip Saddam ile anlaşmalar yapmaya benzer. Kimseye faydası olmaz, hele Ortadoğu barışına hiç olmaz.
X