« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Halterde azmin adı olimpiyat oldu

2012 Londra Olimpiyatları'nda Türkiye'yi temsil edecek Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtsporlu 3 milli halterci, kariyerlerinin çeşitli dönemlerinde geçirdikleri sakatlıklardan sonra “spor hayatı bitti” denilirken, gönül verdiği spora sarılarak, olimpiyatlara girmeyi başardılar.

AA
SON GÜNCELLEME
2010 yılında Büyükler Avrupa Halter Şampiyonasına 10 gün kala kolundan sakatlanarak müsabakalara katılamayan ve 3 kez ameliyat olan Nurdan Karagöz, “sporculuk yaşamı bitti” denildiği bir dönemde azimle çalışıp rekorlar kırması dolayısıyla Türkiye'yi 2012 Londra Olimpiyatları'nda temsil etmeye hak kazandı. Milli Halterci Karagöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, haltere antrenörü Şule Şahbaz'ın tavsiyeleri üzerine başladığını belirterek, o dönemde Şahbaz'ın elde ettiği başarılar sonucunda kendisinin de aynı başarılara ulaşmak için çalışmalar yürüttüğünü söyledi.

Haltere başladığı dönemden itibaren antrenmanları severek yaptığını ifade eden Karagöz, haltere başladıktan 1 yıl sonra 2004 yılında Avrupa Yıldızlar Halter Şampiyonası'nda altın madalya kazandığını kaydetti.
Karagöz, 2009 yılında Büyük Bayanlar Avrupa Halter Şampiyonası'na 10 gün kala, kolundaki bağların kopması sonucu sakatlandığını anlatarak, “Ağırlık kaldırırken bağcık kullanıyordum, bağcık açılmadı. Daha sonra 3 kez ameliyat oldum. Kolum çok kötü durumdaydı, parmaklarım o kadar şişmişti ki doktorlarım, 'Spora dönemezsin, artık halteri yapamazsın' dedi. 3 ay sonra haltere geri döndüm. Sakatlığım sonrasında katıldığım Akdeniz Kupası Şampiyonası'nda ise altın madalya kazandım ve yarışmanın en iyi bayan sporcusu seçildim” diye konuştu.

Daha sonra katıldığı birçok yarışmada dereceler elde ettiğini ifade eden Karagöz, şu anda 2012 Londra Olimpiyatları için çalışmalar sürdürdüğünü ifade ederek, diğer yarışlarda ve antrenmanlarda kaldırdıkları ağırlıklara bakıldığında madalya alabileceğini belirtti.

Karagöz, kendisini sürekli hazır tuttuğunu ve haftanın 4 günü 6 saat boyunca ağır, diğer günlerde de hafif antrenmanlar yaparak olimpiyatlara hazırlandığını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Çünkü antrenmanlarda vücudumuz çok yoruluyor ama olimpiyatlar mücadele etmek çok farklı bir duygu. Sakatlığım sonrasında Avrupa Şampiyonası'nda bile mücadele edebileceğimi düşünemezken, şimdi olimpiyatlara gidip madalya almak istiyorum. O günden bu güne hedeflerim çok değişti. Çünkü, sakatlandığımda parmaklarımı bile hareket ettiremeyecek seviyedeydim. O seviyeden gelip, olimpiyatlarda mücadele edecek olmam tarif edilemeyecek bir duygu. İlk kez katılacağım. Olimpiyatlarda da en kötü üçüncü olmak istiyorum. Çünkü derecelerim bunu gösteriyor.”

Karagöz, olimpiyatlarda mücadele etmenin sporcularda çok farklı duygular oluşmasına neden olduğunu vurgulayarak, kendisinin de ilk mindere çıktığı anı sabırsızlıkla beklediğini bildirdi.
Olimpiyatlarda mücadele edeceği günlerin arkadaşlarının rüyalarına girdiğini belirten Karagöz, “Arkadaşlarım bana diyorlar, 'Olimpiyatlarda mücadele ederken gördüm seni, 2. olacaksın.' Belki çok istediğimden veya yaptığı derecelerden dolayı böyle oluyor. Yaptığım dereceleri Londra Olimpiyatları'nda da sergilediğimde madalya alacağıma inanıyorum” dedi.

Haltere geri döndü, rekorlar kırdı

Kocaeli'de 1998 yılında sakatlanınca halteri bırakan ve antrenörlerinin ısrarı üzerine 2 yıl sonra yeniden haltere başlayan Aylin Daşdelen ise bugüne kadar çok sayıda Avrupa Şampiyonluğunu elde ettiğini anlatarak, Ankara'daki Mamak İlköğretim Okulu'nda okurken 10 yaşında başladığı halteri tutkuyla bugüne kadar sürdürdüğünü söyledi.

Spordaki azmi ve heyecanını hiçbir zaman kaybetmediğini ifade eden Daşdelen, 1997 yılında Genç Bayanlar Dünya Halter Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandığını belirterek, “1998 yılında sakatlandım ve halteri tamamen bıraktım. Daha sonra Şule Şahbaz ve Nurcihan Gönül ile görüştükten sonra haltere yeniden başladım. Daha sonra katıldığım 2002-2003-2004 yıllarındaki şampiyonalarda Avrupa Şampiyonu oldum. Dünya ikinciliği ve üçüncülüğünü elde ettim. Rekorlar kırdım. Daha sonra 2008 yılında boyun fıtığı ameliyatı geçirdim. Doktorlarım 'halter yapma' demesine rağmen yaklaşık 4 yıldır da olimpiyat aşkı için haltere devam ediyorum” şeklinde konuştu.

Olimpiyatlara gidebilmek için çok çalıştığını ve verdiği emeğin boşa gitmeyeceğini bildiğini dile getiren Daşdelen, son katıldığı Avrupa Şampiyonası'ndan sonra tüm zamanını olimpiyatlar için harcadığını söyledi.
Daşdelen, antrenmanlarda ve diğer müsabakalarda kaldırdığı derecelere bakıldığında, olimpiyatlarda sorun olmaması halinde madalya kazanacağına inandığını bildirerek, olimpiyatlarda ilk 3 arasında yer almak istediğini kaydetti.

Daşdelen, “Kazak rakibim var. Gönlümden altın madalya almak geçiyor. Olimpiyatlarda ilk 2 arasında yer alacağıma inanıyorum” dedi.

“Rüyamda, Olimpiyat rekoru olan ağırlığı kaldırıyordum”

Olimpiyatlara katılmanın her profesyonel sporcunun hayali arasında yer aldığını belirten Daşdelen, olimpiyatlarda yapacağı mücadelenin rüyalarına girdiğini söyledi. Daşdelen, “Kendimi koparmayı bitirmişim, silkmede 129 kiloyu kaldırıyorum ki o ağırlık olimpiyat rekorudur. Rakibim, Kazak sporcuyu da belinde sakatlanırken gördüm. Ondan sonra uyandım. Birincilik ve ikincilik arasındayım. Kesin sonucu göremedim. Ona bağlıydı her şey orada uyandım. Rüyamın orada kalması beni olimpiyatlarda elde edeceğim derece için daha da heyecanlandırıyor. Sonucu görseydim belki onun rahatlığıyla antrenmanlarımı askıya alabilirdim. Görmediğim daha iyi oldu” ifadesini kullandı.

Şu an çok çalıştığını ve olimpiyatlarda birinci olduğunu bazen hayal ettiğini kaydeden Daşdelen, “O anı hayal ettiğimde konuşmayıp sadece çığlık atmak geliyor içimden. 2004 yılında olimpiyatlarda 4. oldum. 2008'de ameliyat olduğum için gidemedim. 30 yaşındayım ve yaşım itibariyle halteri bırakma aşamasına geldim. Kariyerimde sadece olimpiyat şampiyonluğu kaldı, onu da elde edip kariyerimi sonlandırmak istiyorum.”

“Zayıf ve çelimsiz” diye almamışlardı

Milli Halterci Sibel Şimşek de 1994 yılında Ankara'da ilköğretim okulunda okuduğu sırada, şu an antrenörü olan Şule Şahbaz'ın halter çalışmalarını hayranlıkla izlediğini söyledi. Daha sonra bu sporu yapmaya karar verdiğini ancak okulun halter takımına, “zayıf ve çelimsiz” olduğu gerekçesiyle alınmadığını ifade eden Şimşek, söz konusu durumun kendisini çok üzdüğünü fakat ancak yıldırmadığını kaydetti. Halter takımına girmek için 2 yıl boyunca aralıklarla başvuruda bulunduğunu, ancak her defasında geri çevrildiğini dile getiren Şimşek, evde kendi başına yaptığı çalışmalarla biraz mesafe alınca okulun halter takımına girmeyi başardığını dile getirdi.

Şimşek, ilk uluslararası başarısını 1999 yılında kazandığını belirterek, “O yıl yapılan Yıldızlar Avrupa Şampiyonası'nda ikinci, Gençler Avrupa Şampiyonası'nda ise üçüncü oldum” dedi. Halter kariyerinde sayısız derece ve madalyalara sahip olduğunu ifade eden Şimşek, olimpiyatlara katılacağı söylendiğinde bile heyecanlandığını, uzun süredir olimpiyatlar için hazırlandıklarını söyledi.

Şimşek, daha önce katıldığı olimpiyatta istediği başarıyı elde edemediğini dile getirerek, şimdi ise tecrübeli bir sporcu olduğunu ve sorunlara karşı daha mantıklı çözümler üretebildiğini kaydetti. Şimdiye kadar yaptığı dereceleri olimpiyatlarda da yaptığında ilk 3 arasında yer alabileceğini ifade eden Şimşek, her sporcunun hayalinin olimpiyatlarda altın madalya kazanmak olduğunu dile getirdi.

Şimşek, yapılan çalışmaların karşılığının alınacağı yerin müsabaka alanı olduğunu belirterek, “Barı tuttuğum zaman işte bunu yapmalıyım diyorum. Çünkü bizim bir kaldırışımız 30 saniye. O sürede kaldırdın, kaldırdın, başaramazsan arkana bakarak geri dönersin. Ben bunu başarmak istiyorum. Antrenörlerimiz Nurcihan Şahbaz ve Şule Gönül'ün yardımlarıyla bizler en iyi şekilde hazırlıklarımız sürdürüyoruz. Ben Londra Olimpiyatları'nda bu işi yarıda bırakmayacağım. Londra Olimpiyatları'nda kürsüye çıktığım zaman İstiklal Marşı'nı dinlerken hüngür hüngür ağlamak istiyorum.

Dizindeki kırıkla mücadele etti

Şimşek, 2011 Avrupa Halter Şampiyonası'nda dizinde kırık oluştuğunu, kendisinin bu duruma rağmen müsabakalardan çekilmediğini belirterek, müsabakalardan çekilmesi halinde Londra Olimpiyatları'na katılacak halterci sayısında azalma meydana gelebileceğini söyledi. Takımını düşündüğü için kırık diziyle ağırlıkları kaldırdığını ifade eden Şimşek, şöyle konuştu:

“Orada bir sporcunun yarışmaması veya sıfır çekmesi bütün takımı etkiliyor. O gün kendimi müsabakalardan çekseydim bugün 4 kişi değil de 3 kişi olimpiyatlara gidiyor olacaktık. Orada acılara göğüs gerdim, çıktım kaldırışlarımı yaptım. Yarışma bitti, ben Avrupa üçüncüsü oldum. Türkiye'ye döndüm hemen ameliyata aldılar beni. 2 ay yürüyemedim. Altı doktora gittim, altısı da 'spor hayatını bitir' dedi ameliyat oldum ve tekrar spora döndüm. Peşinden Antalya'da düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda 3 altın madalya kazandım.”

Milli Takım Antrenörü Şule Şahbaz da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Nurcihan Gönül, Talat Ünlü ile 3 sporcunun olimpiyatlara en iyi şekilde hazırlanmaları için çalıştıklarını ifade ederek, 3 sporcunun da olimpiyatlarda madalya kazanacağına inandıklarını söyledi.

Sporcuların ağır antrenmanlar yaptığını ve zamanla bazı yılgınlıkların oluşabildiğine işaret eden Şahbaz, “Keşke dememek için ağrınızı daha az düşünün' diyorum. Sporcularımız tecrübeliler, ne yapmalarını biliyorlar. Bizler onlara moral ve deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Sporcuyken yaptığım yanlışları onlara anlatıyorum. Keşke dememek için daha fazla antrenman yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler