Halktan kopmanın basit yolları

Hürriyet Haber
17 Mart 1998 - 00:00Son Güncelleme : 17 Mart 1998 - 00:01

Yavuz GÖKMEN

Dün sabah önce Genelkurmay kaynaklı haberleri okudum. Belirgin bir kızgınlık ve kırgınlık bileşkesi bu haberlerde ortaya çıkıyordu. Sanırım zaten gizlenmek istendiği de yoktu.

Askerin kesinlikle sivil otoriteye bağlı olması gerektiğine inanan bir kişi olduğum halde, Genelkurmay'ı anlayabiliyordum. Onlar kendilerince iyi şeyler yaptıklarını düşünüyor ve bunlara karşı çıkılmasına hayret ediyorlardı. İyi niyetli ancak yanlış düşünüyorlardı.

Ne var ki Genelkurmay kaynaklı haberlerin özünde Türkiye'deki sistem bozukluğu yatıyor, halktan kopuk demokrasinin saçmalığı sırıtıyordu.

Halksız demokrasi yapmaya kalkarsanız sonuç, ‘‘askerli demokrasi’’ye varıyordu.

Zaten genelinde 1960'tan beri süregelen, özelinde 28 Şubat'la ortaya çıkan çarpıklığın temel nedeni halktan kopmuş yönetim tablosuydu.

Halktan kopanlar, bu kopuş sonrasında halkı tanıyamıyor, kopmaktan öte bir de halktan korkuyorlardı.

* * *

Yılların biriktirdiği halksız ya da halk karşıtı süreç, belirli birimlerin kendi içine kapanmasına yol açmıştı. İçlerine kapananlar dışarıyı görmüyor ve her şeye kendi dar perspektifleriyle çözüm arıyorlardı, oysa çözüm dışa açılmak, halkla iç içe geçmekten ibaretti.

Halktan kopmanın en basit yolu, asker ya da sivil olsun hemen tüm yöneticilerin çok özel olanaklarla donatılmalarıydı. Başta bulunanlar özel yerlerde oturuyor, özel uçaklara biniyor, özel olanaklarla donatılıyorlardı. Bırakınız askeri, siyasiler bile halkı sadece zaman zaman, o da uzun aralıklarla çıktıkları meydanlarda uzaktan görüyor, birkaç nasihat verip oy istedikten sonra çekip gidiyorlardı.

Aslına bakarsanız Türkiye'de genel seçim anlamında seçim yapılmadığı için demokrasi bir yana ‘‘cumhuriyet’’ bile yoktu. Yönetenlerin seçimle işbaşına geldikleri rejimin adı olan cumhuriyet, yönetenleri seçimle değil atama ile işbaşına getiriyordu. Çarpıklığın özü buradan kaynaklanıyordu.

Eğer siz, tüm listelerinizi merkez yoklamasıyla halkın önüne dayayıp oy isterseniz bunun adına seçim değil, atama denirdi. Bu uygulamanın tek partili seçim sisteminden farkını bulmak oldukça zordu.

* * *

O halde ‘‘cumhuriyeti koruma ve kollama’’ serbest seçimleri engellemek değil, bilakis seçim istemek anlamına geliyordu. Gerçek anlamda seçimin olmadığı bir ülkede cumhuriyet de olmadığından korunup kollanacak şey ancak resmi ideoloji oluyor, bu da ‘‘laik cumhuriyet’’ adı altında halka sunuluyordu.

Demek ki sisteminizin özünde çarpıklık varsa ne kadar iyi niyetle çırpınırsanız çırpının bu çaba, çarpıklığı daha da büyütmekten başka hiçbir işe yaramıyordu.

Çözüm halktan kopmaktan değil, halka gitmekten geçiyordu.













Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı