"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

‘Halkla ilişkiler’ bir sanattır

<B>HALKLA İLİŞKİLER,</B> günümüzün gözde mesleklerinden biri. Önemli bir işlevi var; bir kurumla, holdingle, şirketle; kamuoyu, medya arasındaki bağlantıyı o kuruyor.

Söz konusu kurumun vitrini, halkla ilişkiler şirketi ve onun temsilcileridir.

Son zamanlarda halkla ilişkiler şirketlerinin çalışmalarından doğan bazı kabalıklar, bilgisizlikler yüzünden bu kuruluşları gündeme getirmek zorunda kaldım.

Kurumunuz, şirketiniz, holdinginiz üzerine bilgi edinecek kimseler, sizi onların çalışmaları, kişilikleri aracılığıyla tanıyor.

Seçerken çok dikkatli olmalısınız, iyi bir araştırma yapmalısınız.

Çünkü firmanızı tanıtmak, çalışmalarınızın medyada yer almasını istediğinize göre, aracıların niteliği, kişiliği üzerinde hassasiyetle durmalısınız.

Ben bu dalın iki uzmanının, duayeninin meslekteki başarılarının, gözlemleyebildiğim sırlarını yazmalıyım önce.

Betül Mardin ile Aláeddin Asna nereye çağırırlarsa, giderim. Bilirim ki, gidilmesi gereken bir davettir.

Her ikisi de, halkla ilişkilerin, ancak kültürlü, bilgili, birikimli, insanları tanıyan, psikolojiden anlayan, hitap etmesini, konuşmasını bilen insanlarla yürüyeceğini bize öğretmişlerdir.

Onların seslerindeki ton, bir davetin yumuşaklığını taşır, kimileri de davetiyeyi mahkeme celbine dönüştürür.

Öyle bir hava çıkar ki, eğer gelmezseniz sizi polis marifetiyle getirtiriz.

Ben incelikten yoksun davetleri hemen reddediyorum, firmanın kusuru olmasa da.

ANIMSADIĞIM iki cehalet örneğini buraya aktaracağım. Amacım, o halkla ilişkiler şirketlerinin kendilerini toparlamaları, diğerlerinin de bu hataya düşmelerini önlemektir.

Son günlerde fona devredilen bir bankanın resim sergisi açılmıştı. Serginin halkla ilişkilerini yapan temsilci, haberi gönderdi, ardından sanat editörümüzü telefonla aradı, o yetmedi, beni de haberin çıkması konusunda uyardı. Haber yayınlandı.

Bir pazar sabahı gazetede çalışırken, gene o şirketten biri, habere teşekkür edeceğine, biz büyük bir röportaj sözü verdik bankaya, onu bekliyoruz, dedi.

Cevabım şu oldu: O zaman banka bir gazete çıkaracak, röportajı yayınlayacak. İstekler, emredici bir tondaydı. İki üç gün önce de gene konuşmaktan aciz biri, bir adada film festivali yapılacağını, bu haberin Hürriyet'te çıkmasını istediklerini, önce masum bir dille anlattı. Daha sonra da kimin bu konuda yazacağını sordu. Kızcağız öylesine her şeyden habersizdi ki, yazarların isimlerini bile telefonda doğru telaffuz edemiyordu. Kimsiniz dedim, bir stajyermiş, asıl görevli izindeymiş.

O zaman bu festival önemliyse belediye başkanının görevli arkadaşımızı araması tavsiyesinde bulundum ve telefonu kapattım. Dilerim bu ona bir ders olmuştur.

* * *

FİRMA, banka, şirket, kurum, holding yöneticilerinden rica ediyorum.

Kamuoyuna, medyaya, kendi imajlarını, faaliyetlerini, özellikle sanat için yaptıklarını iletebilmek için bilgili, yukardaki özellikleri taşıyan halkla ilişkiler mensuplarını seçsinler.

Bilsinler, yanlış seçimden onlar zararlı çıkıyor.
X