Halk otobüsü sahiplerinden ihale tepkisi

Hürriyet Haber
24 Ocak 2011 - 13:39Son Güncelleme : 24 Ocak 2011 - 13:42

İstanbul Otobüs, Özel Halk Otobüsü Sahipleri ve İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı İsmail Yüksel, ortalama günlük otobüs başına yolculukların 650-700 olduğu bir sistemde, mevcut 7 bin ticari minibüs, 18 bin taksi, dolmuş, 60 bini aşkın servis aracı fiilen yer alırken, '1500 otobüse ihtiyaç var' iddiasına dayanan 172 otobüslük ihale yapılmasının ilginç olduğunu savundu.

İsmail Yüksel, İstanbul Otobüs, Özel Halk Otobüsü Sahipleri ve İşletmecileri Esnaf Odası Yönetim Kurulu üyeleri, Halk Ulaşım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Kala, Yeni İstanbul Halk Otobüsleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Şirin Varışlı, Öztaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Cemal Soydaş ve Mavi Marmara A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Yılmaz ile birlikte Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Lokali'nde yarın İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. tarafından yapılacak otobüs ihalesine ilişkin basın toplantısı düzenledi.

2006 yılında, 3645 sayılı İETT İşletmeleri kuruluş kanuna getirilen değişikliğe dayanılarak, 2009 yılında Ulaşım Koordinasyon Merkezi teklifi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin oy çokluğu kararıyla 1500 otobüsün 10 yıl süreyle hasılat paylaşımı esasına dayalı sistemle, özel müteşebbislere kiralanmasının uygun görüldüğünü belirten Yüksel, İstanbul'un otobüs taşımacılığı konusunda kanunla yetkilendirilmiş İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü yerine bu hizmet kapsamında 2009 yılına kadar İstanbul Konut Hizmet ve Yönetim İşletmeciliği A.Ş. olarak faaliyet gösteren ve adı İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. olarak değiştirilen bir şirkete 172 adet otobüs hattı işletme imtiyazının devredildiğini, bu hususun yasal mevzuata aykırı olduğunu iddia etti.

Bu imtiyaz devrinin, hangi yasal dayanak altında yapıldığının belirsiz olduğunu öne süren Yüksel, şunları kaydetti:

“Alınan duyumlara göre 1947 yılında çıkarılan bir yönetmeliğe dayandırılarak herhangi bir ihale, ilan ve çağrısı yapılmadan doğrudan davet usulüyle bu tahsisin gerçekleştirildiği düşünülmektedir. İBB-KİPTAŞ-İSTON-İstanbul Ulaşım A.Ş.-İSFALT gibi şirketler bu hizmeti üstlenecek şirketin ortakları arasında yer alırken, yaklaşık 140 yıllık bir ulaşım alt yapısına sahip olan İETT'nin bu şirketin ortakları arasında dahi yer almaması ilginçtir.

İETT kanunundaki değişiklik, özel sektörden hizmet almasını amaçlamakta ise de bunun yöntem ve usullerinin ihalesiz olacağını işaret etmemektedir. Kaldı ki Belediye Meclis kararında da ihale vurgulanmaktadır. Bu yasal değişikliğe dayanarak özel sektörden hizmet alınması işlemi bizzat İETT tarafından yapılabilirken veya yapılabilecekken devreye İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş'nin alınmasının neyi amaçladığını anlamak mümkün değildir.”

Daha önceki yıllarda İETT tarafından yapılan çeşitli ihalelerle bir çok aracın özel halk otobüsü filosuna katıldığını anlatan Yüksel, “İstanbul'da münhasıran uhdesinde bulunan otobüs taşımacılığı yetkisini, İETT hem kendi filosundaki araçlar ile hem de UKOME'nin kabul ettiği bir yönerge marifeti ve ihale yoluyla özel halk otobüslerine yaptırmaktadır. Geçmişte Ayazağa Garajı ve 500 otobüs hattının kiralanması ihalesini kazanan gruba yapısı ve deneyiminin yeterli olmadığı gerekçesiyle onay vermeyen belediye yönetimi, hiç bir otobüs işletme deneyimi olmayan, geçmişi konut hizmetinden devşirme bir şirkete, İstanbul'un otobüs taşımacılığını nasıl bir güven karşılığı emanet etmektedir?” dedi.

“BİLİMSEL DEĞERLENDİRME YOKTUR”

“Ortalama günlük otobüs başına yolculuklarının 650-700 olduğu bir sistemde, mevcut 7 bin ticari minibüs, 18 bin taksi, dolmuş, 60 bini aşkın servis aracı fiilen yer alırken, 1500 otobüse ihtiyaç var iddiasına dayanan 172 otobüslük ihale yapılması ilginçtir. Çünkü bu ihtiyacı ortaya koyan bir arz-talep etüdü, ölçüm, sayım, fizibilite gibi bilimsel bir değerlendirme yoktur” şeklinde konuşan Yüksel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Otobüs A.Ş. tarafından yarın yapılacak ihaleye ilişkin idari-özel-teknik şartnamelerle, sözleşme tasarısı, performans kriterleri gibi dokümanlarda da ilginçlikler ve yetersizlikler olduğu gözlenmektedir. İhaleye katılacaklara verilen hat bilgileri üç yıl öncesine dayanmaktadır. Örneğin buna göre, İETT otobüsünün çalıştığı 26A numaralı hat ihale edilmekte ve bir araç eklenmektedir. Bu hatta iddia edildiği gibi kapasite ve otobüs ihtiyacı varsa İETT niçin burada bir araç çalıştırmaktadır? Bunun yanıtı, kamu hizmeti gereği zarara rağmen çalışmadır. Buraya bir araç daha ilave ettiğinizde mevcut yolcu sayısı ikiye bölünecektir. Bu ihaleyi alan kişi mağduriyet yaşayacak ve kamuyu değişikliğe zorlayacaktır.

Bu ihaleyle, İstanbul'da otobüs taşımacılığının geleceği özelleştirme adına, deneyimi ve yeterliliği tartışmalı olan bir şirket üzerinden geçmişte de bir çok kez yapılan denemeleri çağrıştırır bir şekilde belirli bir kesime paslanmaktadır.”

Yüksel, İstanbul'un ulaşım sisteminde bir kaos ve kargaşa yaratmaya yönelik bu yeni haksız ve yasal dayanağı belirsiz girişime karşı, İstanbullu özel halk otobüsü taşımacısı esnafın, hak ve hukukun korunması, haksız rekabet olarak görünen bu modelin iptali için gerekli siyasal, teknik ve yasal mücadeleye kararlı olduklarını kaydetti.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı