"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Halep oradaysa, Guinness burada!

Bugüne kadar bildiğim bir rekor kırmış değilim. Fakat içimde kırılmaz bir rekortmen ruhuyla doğdum.

Ön planda yer almayı sevmeyenlerdenim, bu hep hep böyleydi.

Fakat her çocuk gibi bir şekilde çok mühim bir şey yapacağımı, bir rekor kıracağımı, insanlık tarihine geçecek bir hareket yapacağımı düşünürdüm.

Çizgi romanlar başta olmak üzere okuduklarım da bu konuda ufkumu epeyce açmıştı.

*

Ay’a zaten gidildiği, Türkiye’nin düşmandan temizlendiği, Çelik Blek’in stajiyer kahraman kadrosunun Rodi tarafından doldurulmuş olduğu düşünülürse, epeyce umutsuz ve amacını yitirmiş bir çocuk olarak büyüdüm.

Bu dönem aynı zamanda atletik açıdan Galatasaray futbol ve basketbol takımlarının kaptanı olamayacağımı, bir Mark Spitz gibi yüzemeyeceğimi ve ne bileyim işte bir Veli Ballı gibi koşamayacağımı anladığım dönemdi.

Mahalledeki yarışları bile en iyi ihtimalle üçüncü veya ikinci bitiren birinden 100 metre rekoru çıkmayacağı aşikardı.

Ama denemeyi sürdürdüm...

"Şişli 19 Mayıs İlkokulu’nun bahçesinde, dip noktasından huk-şat’la deliksiz basket atan tek kişi" idim mesela. Umarım benden sonra kimse denememiştir...

*

Guinness Rekorlar Kitabı’nı ilk olarak o zamanlar duymuş olmalıyım. Dünyada benimle aynı ruha sahip ve fakat biraz abartan başka insanlar da vardı.

Ağzına sigara sokuşturan adam vardı mesela. Sonra hep Hürriyet’te Detektif Nik’in sayfasında su tankının içinden el sallarken hatırladığım rekortmen var.

Onun rekor kesin kırılmıştır...

Guinness’in gözümde Birleşmiş Milletler gibi ciddi bir kurum olduğunu düşündüğüm yıllar geçti; yerine Guinness dendiğinde "Oh ne ála! İrlanda birası!" dediğim zamanlara geldik.

*

Kala kala kendi kendime oynadığım rekor oyunları kaldı.

Uçak yolculuklarında hálá haritayı açıp kendi rekorlarıma bakarım: "Gittiğim en kuzey nokta... Gittiğim en güney nokta... Gittiğim en uzak nokta..."

Bir de rekor haberi gördüğümde muhakkak okurum. Olimpiyatta rekor kırıldığında takımım gol atmış gibi sevinirim. Bu kadar...

Unutmadan, bir de yıllarca temel başvuru kaynağım olan, internet sürecinde emekliye ayırdığım "Guinness Book of Answers" var.

Çok yardımını gördüğüm, pratik bir referans kitabıydı.

*

Geçen hafta postadan çıkan "Guinness World Records 2009" kitabına önce "önemsiz evrak" muamelesi yaptım, öteledim...

Akşam olmadan, fosforlu yeşil kapaklı ve kısmen üç boyutlu fotoğraflarla dolu (gözlük var içinde) kitaba gömülmüştüm.

Klasik rekorlarla başlıyor yolculuk.

ABD’li Don Lippincott, 1912’de 100 metrede dünya rekorunu kırmış: 10.6 saniye.

Jamaikalı Usain Bolt 2008’de 100 metrede dünya rekorunu kırdı: 9.69 saniye.

Neredeyse 100 yılda 1 saniye kazanmış insanlık!

*

Rekortmen hayvanlarda pek değişiklik yok!

En büyük etobur hálá kutup ayısı, en enerjik beyne sahip canlı halen Afrika hortum balığı!..

Meraklısı için söyleyeyim, beyni beden kütlesinin yüzde 3,1’ine denk geliyor ve vücuttaki oksijenin yüzde 50’sini kullanıyor.

İnsan ise oksijenin sadece yüzde 20’sini beyinde değerlendiriyor.

Zaten savaşan, tecavüz eden, para için ruhunu satan, alçak bir hortum balığına hiç rastlanmamış bugüne kadar.

Neyse...

*

Tabii kitapta yeni rekorlar, yeni rekortmenler, yeni acayiplikler de var.

Mesela 104 desibel şiddetinde -çok affedersiniz- geğirebilen iki insan var. Jodie Parks Hanımefendi ve Paul Hunn Beyefendi.

Göğüs ölçüsü 153 küsur santimetre olan Stephen Grady Hanımefendi’yi gördüm, irkildim. Bildiğin küçümen insan boyunda göğüs ölçüsü var teyzenin...

New York’taki Serendipity Restoran’da 25 bin dolara satılan dondurmaya; 60 kilo olan ve 350 dolara satılan en büyük burgere "Oharey dostlar!" çektim. Kitapta "3 kişi yiyor burgeri" diyor. Adam başı 20 kilo?..

İnsanoğlunun maceracı, gözüpek, matrak yanlarını gösteren, yaşadığımız dünyaya güzelleme niteliğinde pek çok rekor, pek çok hikaye...

Elimde olsa her çocuğun karıştırabilmesini isterdim...

*

MÜHİM NOT: Ey arkadaşlar! Kıymetli okur! Kitabı inceledim hálá kırılmaya müsait rekorlar var. Mesela "En Büyük Pilav Günü"nde rekor 3 bin 299 kişinin katılımıyla Tacoma, Washington’a ait. Galatasaray veya Kabataş Liseleri zorlasa bu rekoru kırar bence.

Halep oradaysa, Guinness burada!
X