Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    "Haksızlığa uğradım"

    Elif KALELİ
    20.07.2007 - 16:18 | Son Güncelleme:

    Tekirdağ ferhadanlı köyünden Yabancı Dil Birincisi olan Sedef Nur Yaman isyan ediyor.

    “Tekirdağ Merkez Ferhadanlı köyünde ikamet eden bir aileyiz. İsmim Bilal Yaman. İki çocuğum var. Büyük çocuğumun bu başarısı beni çok onurlandırdı. Bu başarı da emeği geçen herkese çok teşekkür ederim... Bu sevincimiz biraz buruk oldu. Çünkü birinci açıklanan öğrenci alan dışından, aldığı puanla hangi üniversiteyi tercih edecek merak ediyorum... Bizim köyümüzde karpuz yetiştiriciliği yapılmaktadır. Yazın hafta sonları karpuz ekiminde ve çapalamada aile ekonomisine katkıda bulunan bir öğrencidir kızım.Bu başarının gölgelenmesi bizlerde biraz burukluk yarattı. Yine de yerleştirmede Türkiye birinciliğini kazandığı için mutluyuz...”

    Yukardaki satırlar kızı Türkiye derecesi yapan, kafası karışık bir babaya ait. ÖSS sonuçlarının açıklanmasıyla beraber ortaya çıkan ‘şampiyon patlaması’ sadece adayları değil velileri de şaşırttı. Toplam 27 aday Türkiye birincisi oldu. Ortada bir gariplik olduğunu anlamak için ille de ÖSS uzmanı olmak gerekmiyor. Zira olup biteni takip eden çoğu kişi, ‘Bir sınavdan  kaç kişi birinci çıkabilir?’ sorusuna cevap arıyor. Daha da ilginci ÖSYM tarafından birinci olarak açıklanan bir aday nasıl olur da ‘yerleştirme puanında’ ilk 10’a giremez? Birinci açıklandığı alanda üniversiteyi kazanamayan ÖSS şampiyonu olur mu? İşte ÖSS’nin  ‘esas’ şampiyonlardan, Tekirdağ’ın Ferhadanlı köyünden Y-ÖSS DİL birincisi Sedef Nur Yaman’la hem ‘şampiyonluk’ meselesini hem de taşrada ÖSS hazırlığı konuştuk.

    ÖSS ve YDS’ye hazırlanırken birincilik hedefin var mıydı?
    Açıkçası böyle bir şey hedeften çok hayaldi. Lisedeyken bizi Boğaziçi Üniversitesi’ne geziye götürmüşlerdi. Bana bu üniversite o kadar uzak görünmüştü ki. Sanki mucizevi bir şey gibi. Oraya girmek imkansız gibi. Ama çok çalışmıştım ve iyi bir sonuç bekliyordum. Köyden şehir merkezine araba belli saatlerde olduğu için ben lise2’de dershaneye gidememiştim. Ben de geçen seneyi okula ağırlık vererek geçirdim ve okul birincisi oldum. Lise son sınıftaysa, ailem kardeşimle bana bir ev tutmak zorunda kaldı. Böylece dershaneye gidebildim. Ders çalışırken hep gelecekte her şeyin daha güzel olacağını düşünerek, kendimi sınava hazırladım.

    1800 nüfuslu, 350 haneli bir köyden Türkiye birincisi olarak çıkmak nasıl bir duygu? Koşulların yetersiz olduğunu düşünüp umutsuzluğa kapıldığın zamanlar oldu mu?    

    Ben ‘yapamam’ düşüncesini hiç aklıma getirmemeye çalıştım. Zaman zaman umutsuzluğa kapıldığım, çok yorulduğum anlar oldu. Ama hemen bu düşünceleri aklımdan çıkardım. Kendimi çalışmaya verdim. Sınava hazırlanan arkadaşlara da bunu tavsiye ediyorum. Sonuçta ben sınava annem babam yanımda yokken hazırlandım. Duygusal olarak da zor bir durumdu. Evinden dershaneye gitme lüksüm yoktu. Şehirde yaşasaydım farklı olanaklarım olurdu herhalde. Ama şehirlerde yaşayan gençlerin sosyal alanı çok fazla, bu nedenle ders çalışmak belki daha zor onlar için. Çünkü bir sürü şey var yapabilecekleri. Bizim köyde ineklerimiz, tavuklarımız, bahçelerimiz var ama  ben iş bile yapmadan ders çalıştım.


    EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ YOK

    Sen aynı zamanda Ferhadanlı köyünün muhtarının kızsın. Köydeki gençler için senin birinciliğin ne ifade ediyor sence?

    Burada okumaktan başka çareniz yok. Çalışmanın sizin kurtuluşunuz olduğuna inanıyorsunuz. Okumayan kızlar, evde babalarının yanında oturuyorlar. Ben böyle bir hayat istemedim. İdealim, faydalı bir insan olmak. Bizim köyümüz belediye olmayı kıl payı kaçırdı. Belki gelecekte köyümde İngilizce öğretmeni olurum. Buradaki gençler için en azından bazı şeylerin hayal olmadığını gösterdim diye düşünüyorum. Ama köydeki öğrenciler için dershaneye gitmek zor. En azından ÖSS’de şartların eşitlenmesi lazım. Böyle yerlere belki sözleşmeli öğretmenler gönderilip maddi durumu kötü olan öğrencilere ders çalıştırabilirler. Bence eğitimde fırsat eşitliği yok. Doğuyla Batı, köyle şehir arasında eğitimde fırsat eşitliği olduğuna inanmıyorum. Bence en büyük sorun da bu. Mesela Doğu’nun koşullarını biliyoruz. Daha da zor. Birincilerden biri Diyarbakır’dan çıktı bu sene. Gerçekten çok sevindim.  

    Sen YDS İngilizce puan türünde dil alanı öğrencisi olarak, kendi alanında ve Anadolu öğretmen lisesi olarak ek puanda Türkiye birincisi oldun. Ama televizyonda Dil birincisi olarak, aynı zamanda Sayısal alan birincisi olan öğrencinin adı açıklandı.
     
    Ben birinci olduğumu İngilizce öğretmenim Yalçın Ceylani’den öğrendim. Kendisi bana telefon etti. İnanamadım. Ağlamaya başladım. Çok garip bir duyguydu. Babam, annem hepimiz sevinçten ağladık. Televizyonda adımın açıklanmasını bekledim. İstanbul’dan sayısal birincisi olan arkadaşım, YDS’ye girmiş ve Fen netleri yüksek olduğu için ham puanda beni geçmişti. Ama bu arkadaş, dil alanı öğrencisi değil. Dilden tercih yapmayacak. Niye yabancı dil sınavına giriyor anlamıyorum. Bence reklam için kasıtlı sokuyorlar. Haksızlığa uğradığımı düşündüm. Hem okulum adına, hem de dershanem adına. Bundan çıkan anlam şu, yabancı dil alanı öğrencilerinin birinci olma şansı bu sınav sisteminde yok. Madem sistem dil alanı öğrencilerine matematik ve fen çözdürüyor. O zaman tüm adaylar da İngilizce çözsünler. Böylece dil alanı öğrencilerinin hakkı yenmemiş olur. Ben sayısal seçip Tıp da okuyabilirdim. Ama ben dil okumayı istiyordum ve dil seçtim. Neden yabancı dil alanına üvey evlat muamelesi yapıyorlar anlamıyorum.Okullarda dil alanı açmak istemiyorlar. Bence eşitlik için ÖSS’de de İngilizce çıkmalı.

    İngilizce öğretmenlerin Yalçın Ceylani ve Mehmet Altuntaş’ın senin için yazdığı mektubu Milliyet Gazetesi yazarı Abbas Güçlü köşesinde yayınladı. Küçük bir ilin küçük bir köyünden senin elde ettiğin bu başarının Yüzlerce Sedef  Nur’a umut ışığı olacağını yazmışlar. Öğretmenlerin mektubu şöyle bitirmişti: ‘Taşralı olmanın kenara itilmek anlamına gelmeyeceğini ve bu öğrencilerin de kendi birikimlerinin de değer göreceğine inanmak istiyoruz. Umarız ÖSYM bu yanlışını gelecek yıllarda yinelemeyecektir.’ Senin koşullarında ÖSS’ye hazırlanan arkadaşlarına tavsiyelerin neler?

    Marmara Büyük Dershane’deki İngilizce öğretmenlerim, mezun olduğum Anadolu Öğretmen Lisesi, yayınlarıyla hazırlandığım Dilko YDS ve tabii ki ailemin desteği bana yardımcı oldu. Okulum ve dershanem geçen yılda Türkiye ikincisi çıkartmıştı. Bu yıl sadece ben değil 6. olan, 17. olan ilk 1000’de tüm alanlardan arkadaşlarım var. Önceleri üzülmüştüm. Ama artık adımın açıklanıp açıklanmaması önemli değil. Biz bu başarıları elde ettik. Bu başarılar bizim köyümüzden, ilimizden ve öğretmenlerimizden çıktı. Arkadaşlara tavsiyem; oturup saatlerce ÖSS sistemini eleştirebilirler. Ama ÖSS orada, durduğu yerde duruyor. Hazırlık sınıfları ve süper liselerin kalkması da bundan sonra dil seçecek öğrenciler için çok kötü oldu. Ama ben kendime şunu öğrettim; sorgulama çalış! Yılmadan çalışmak, koşullar bana bunu öğretti.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı