"Yonca Tokbaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş

Hakh tüüü!

“Tükürmek” ve “Yalamak” iki adet fiil.

“Tükürdüğünü yaladın mı, sen artık annesin demektir” de bir adet cümle.

 

Ben yazdım.

 

Benim cümlem.

 

Hatta en sevdiğim cümlem.

 

Siz hala, tükürdüğünüzü hiç yalamadınız mı?

 

Hayatta inanmam! Burnunuz uzar.

 

Tükürmeyen, tükürdüğünü de yalamayan yok ki etrafta, anneler yapmasın.

 

Bekar Yonca, Evli Yonca, Anne Yonca, 2 kere Anne Yonca (ya da anlı şanlı dönek Yonca:) arasında ışık hızında bir değişim söz konusu.

 

Bekar Yonca: Radikal, kararlı, bilmiş disiplinli, yine deli dolu, hep çenesi düşük; ama dediğini yapan inatçı biriydi.

 

Sonra bu Yonca’ nın başına şu haller eklendi:

 

Evli Yonca: “Hmm bu iş ciddi; Sevgi ve emek istiyor” dedi. Hayat eşini çok önemsedi.

 

“Kavga etmek çok kolay, sıkıysa iyi geçin!” sloganını benimsedi. (Bu başka bir yazı konusu, burda dalma konuyu dağıtma sakın Yonca!)

 

Anne Yonca: Resmen ayvayı yedi. Geçmişteki o “büyük sözlerini” hatırlayan yoktur inşallah diye, bolca dua etti.

 

2 kere Anne Yonca: “Ne dediysem dedim, dün dündür, bugün de bugün!” J deyip, her işine burnunu sokana, nazikçe: “Sana ne!” dedi.

 

Ve çok rahat etti.

 

Şimdi,

 

Sağı, solu, etrafı boşverip, içsesimi ve içgüdülerimi sonuna kadar dinliyorum.

 

Asla gocunmuyorum.

 

“Dedimdi; ama olmadı, pardon!” diyorum.

 

Tükürüp tükürüp yalıyorum.

 

OH çok şükür!

 

***

 

Şimdi ben karaktersiz miyim?

 

Yok! DE-Ğİ-LİM!

 

İnsanım.

 

Ne bilsin bekar ben, bir çocuğun uykusu varken üzerine gidilmediğini. Çocuğun o sırada kısa devre yapmış bir yaratık olduğunu, türlü şekillere girip ortamı duman ettiğini! Tabi kalkar, ona buna ahkam kesip: “Benim çocuğum olsa asla yapmam!” naraları atarım.

 

Bekara koca boşamak kolay.

 

İnsanın başına gelmeden yani diyorum, konuşmak kolay.

 

Bir de hakikaten çocuksuzken insanın başı gürültü götürmüyor; uçakta ağlayan çocuğu ve hatta “susturucu takmakta beceriksiz” gördüğü anneyi insan boğuvermek istiyor. (Haklı da oluyorJ, ben de öyleydim)

 

Ne zaman olay başına geliyor, işte insan o zaman dumur oluyor.

 

Başlanıyor yan çizilmeye:

 

“Ay çocuk evde böyle değil şekerim aslında, hasta bugünlerde de ıvır kıvır falan filan...”

 

Zırva bunlar zırva.

 

Korkma, rahat rahat kabul et sen de, tükürdüğünü yala J

 

Hiç ayıp değil. Kimler yıllardır neleri tükürüp de gocunmadan yalıyor. Biz yapınca mı ayıp?

 

İnsan asla ön yargılı bilmiş olmamalı.

 

Yeri gelince, öğrendiği iyi şeyler adına, tükürdüğünü yalamaktan da kaçınmamalı.

 

Tadı nasıl kötü olabilir ki, yanlış gördüğün düşüncenin yerini, doğrusunun alması.

 

Çok seviyorum ben hatalarımla yaşarken hem tükürmeyi, hem de yalamayı!

 

Yonca

“Yalama”

 

Kehanetli dip not: Hayatta asla çok büyük konuşmayacaksın. İlahi adalet çarpar mazallah. Büyük sözün çocuğunu sıyırsa, torununda çıkar karşına... Aman haaaa...

 

Hıncı alınamamış hala içimde ukte kalmış örnekli dip not: Bir gün uçakta delirmek üzereyim, oğlum ağlıyor. Ne yaptıysam olmadı. Susmadı. Perişanım. Emzirmeye çalışıyorum istemiyor. Adamın biri sen kalk gel yanıma: “Hanımefendi, emziriversenize! Uyuyamıyorum gürültüden” de!

 

Bir nevrim dönmüş! (“Lohusa kadının cinneti” adında kitap mı yazsam acaba??)

 

“Alın!” dedim, uzattım oğlumu: “Madem çok biliyorsunuz BEYEFENDİcim, siz emzirin!”.

 

Bu koşturmada dalıp da unutanlar için “Yaşasın!” diyerek hatırlatan dip not: Hafta sonu geldiiiii J

X