Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Hakemliği bırakanlar şov yapmasın

Bir dönemler Türkye'nin en popüler hakemlerinden biri olan ve Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı görevinde de bulunan Mustafa Çulcu, eski hakemlerin art arda yorumcu kervanına katılmasını, Avrupa sahalarında son aylarda maç yöneten hakem sayısının artmasını ve Milli Takımı'mızın Dünya 3.'lüğünün ardından düşüşünü anlattı.

Mustafa BAĞDİKEN, İzmit-DHA
SON GÜNCELLEME

Kendisi de bir ara yorumculuk yapan Mustafa Çulcu'ya son olarak önünde 6 yıllık süresi olmasına rağmen hakemliği erken bırakan Bünyamin Gezer'in de yorumcuğu tercih etmesinin nedeni soruldu. Bünyamin Gezer'in 6 yıl daha hakemlik yapabilecekken erken bıraktığını hatırlatan Çulçu, "Benim MHK başkanı olduğum dönemde onu Süper Lig kadrosuna almıştım. Kocaeli'ndeki bir ikinci lig maçında görmüştüm. O akşam da MHK başkanı oldum. İsabetli bir karar vermişim. MHK başkanı olduğumda direk olarak yukarıya aldık. 5 yıllık bir süre içerisinde çok güzel maçlar yönetti. Hatalı maçları da oldu ama FIFA hakemi olmamasına rağmen pek çok FIFA hakeminden daha fazla derbi ve müsabaka derecesi zorlu maçlar yönetti." diyerek şöyle devam etti:

"BÜNYAMİN GEZER'İN GURURU İNCİNMİŞ"

"Hakemlik ciddi stres yaşatan bir hobi. Günümüzde hobiden de öte neredeyse profesyonel anlayışta yapılan bir meslek halini almış gibi. Erken bırakmasının sebebi bunlar olabilir. Hakemlerin toplantısında basına söylenen hakemler herhangibir yere gittiği zaman, karayolu ile giderse yol ücretleriyle ilgili onaylı bir belge alınması istendi. Bünyamin'de bunu onur yapmış. Seminerde 'ben maçla mı ilgileneceğim yoksa belge toplamakla mı?' deyince, MHK'nin talimatlarına karşı böyle bir söylemde bulununca, biraz MHK başkanıyla aralarında bir çatışma çıkmış. Bu sıkıntıdan dolayı da biraz gururu incinmiş. Biz böyle duyduk. Bu incinmeden sonra da yönettiği Karabükspor-Galatasaray maçında Muslera'nın ihracı tartışma konusu olmasına rağmen, 8.5 not almasına rağmen iki hafta beklemesi ve gurur açısından da incindiği için hakemliği bıraktığı kanısı iyi niyetle düşünülen taraf. Diğer tarafta bunu 'şova dayalı bir hareket kabul edip, bundan sonraki süreçte televizyonlara geçip, hakem yorumculuğu yapmak adına böyle bir eylemde bulundu' diye ifade ediliyor."

ERMAN TOROĞLU İLE BAŞLADI

Hakem yorumculuğunun miladıının Erman Toroğlu'yla birlikte başladığını ve onun ilk olduğunu da hatırlatan Mustafa Çulcu, daha sonra Ahmet Çakar'ın medyaya girdiğini belirterek şöyle devam etti:

"Sonrasında ise hakemliği bırakanların hakem yorumcusu olması gibi bir moda çıktı. Çünkü hakemliği bıraktınız, ciddi bir şöhret var. Türkiye sizi tanıyor. Biraz bu şöhret hastalığına bulaşanlar da var. Medyada bulunup, gündemde kalmak istemeleri söz konusu. Maddi bir destek te alıyorlar. İyi kanal veya iyi programlara atlarlarsa ciddi paralar alıyorlar. Bu da hakemliği bırakan arkadaşlara tatlı geliyor."

Konuşmasında, "Hakem yorumcularını ikiye ayırmamız lazım." diyen Mustafa Çulcu şöyle devam etti:

"Bir, raiting uğruna yapılan hakem yorumları. İki, hakemliğe destek amacıyla eğitsel yapılan yorumlar. Onun için bazı arkadaşlar kendi gelecekleri için şov yapıyorlar. Bazı arkadaşlar da hem şov, hem de onun yanında bilinçli yaklaşımla hakemlerin yaptığı hataları neden ve niçinlerini ortaya koymaya çalışıyorlar. Ama maalesef Türkiye'de tercih edilen şova dayalı yapılan hakem yorumculuğu. Onlar daha çok tuttu. Bir de ülkemize bu kulvarın içine Türkiye'nin dışından Markus Merk getirildi. O da ilk geldiği zamanlarda heralde ülkeyi son derece geri kalmış veya Patagonya ülkesi olarak değerlendirdi. Bazı yorumlarda insanların bu konuya sahip olmadığını düşünerek o günün koşullarına göre yorum yaptı. Pek çok hakemi ve izleyeni yanıltığı yorumları var. Daha sonra kendisi de eleştirilince kendine çeki düzen verdi ve bu sene daha doğru yorumlar yapmaya başladı. Siz bu ülkenin insanına doğru yorum yapmak zorundasınız. Sırf yaptığı hatadan dolayı hakemi kurtaracağım diye değil, madem yorumcusunuz doğruları söylemek zorundasınız. Ama şov yapmadan."

Mustafa Çulcu, MHK başkanlığından ayrıldıktan 2008 yılında kaybettiğimiz Kazım Kanat'ın kendisini arayarak davette bulunduğunu, bir akşamlık diye gittiği programı iki yıl sürdürdüklerini belirterek şunları söyledi:

"Orada yorum yaparken şova dayalı değil, MHK başkanlığı yapmış biri olarak eleştirilerimi net bir şekilde yapıyordum. Pek çoğunda emeğim vardı. Ben de onlara bir ağabey ve bir önceki dönemde başkanları olarak yapıcı bir şekilde eleştirilerde bulundum. Zaman zaman kızdığım kişilerde oldu."

Çulcu, şu anda herhangi bir televizyon ve gazete ile bağlantısı olmadığını, kendisinden kim geriye dönük ve günümüzle ilgili bilgi istiyorsa herkese destek olmaya çalıştığını söyledi. Bunun karşılığında her hangi bir ücret almadığını da söyleyen Çulcu, "Sadece hakemliğe ve Türk futboluna katkıda bulunmaya çalışıyorum." dedi.

AVRUPA KUPALARINA DAHA FAZLA TÜRK HAKEM GİDİYOR

Mustafa Çulcu Son dönemde Avrupa Kupaları'nda Türk hakemlerinin daha fazla görev almaya başlamasını da şöyle değerlendirdi:

"Bunu 2006'da MHK başkanı olduğum zaman UEFA referee convention diye UEFA'ya bağlı bütün ülkelerin UEFA tarafından eğitimlerini ortak olarak tamamlamalarını saylayan bir organizasyon vardı. Bu organizasyona dönemin başkanı olarak imzayı ben atmıştım. O gün atılan temellerin bugün meyvelerini topluyoruz. Bizden sonra göreve gelen Oğuz Sarvan ekibi döneminde UEFA'nın bizim ülkemizden sorumlu eğitmeni ülkemize gelerek, 4 haftada bir eğitim verdi. Gözlemcilere eğitimler verdi. Ortaklaşa UEFA'nın standart eğitimine ulaşmaya başladı. Bu eğitim sırasında da bizden sorumlu UEFA delegesi bizim hakemimizi yakından tanıma fırsatı buldu. Bunun sonucunda da Türkiye'deki yetenekleri gördü. Şu andaki bu yeteneklilerin öncülüğünü Cüneyt Çakır yapıyor. Arkasından Fırat, Bülent Yıldırım, Halis Özkahya geliyor. Bunların devamı gelecektir. Yeterki UEFA ile ilişkilerimizi sıcak tutalım"

MİLLİ TAKIMIN DURUMU ?

Milli Takımımızın Dünya 3.'lüğünden sonraki düşüşünü de değerlendiren Mustafa Çulcu, bunun sebeplerinden birinin de Hiddink seçiminde oluşan boşluk ve Mahmut Özgener dönemindeki o seçicilikte çok zaman kaybedilmesi olduğunu söyledi. "Bu uzun arada milli takım hocasız kaldı. Hiddink geldikten sonra ülkemizde kalmadı. Türk ligini takip etmeyip, Hollanda'dan işleri götürmeye çalıştı. Sonraki süreçte her hafta gelip maçları yerinde izledikten sonra bir toparlanma başladı. Dolayısıyla milli tamda sıkıntılı günler oldu" dedi. Çulcu şansımızı da şöyle değerlendirdi:

KAOTİK ORTAMDAN ULUSLARARASI BİR BAŞARI İLE KURTULURUZ

"Ama gruptan ikinci olarak çıkıp, Play-Off oynama şansını yakaladık. Daha önce karşılaştığımız müsabakada yendiğimiz Hırvatistan ile eşleştik. Bu form durumuyla Hırvatistan'ı geçip finallere gideceğini umuyorum. İnşallah bunu başarırlar. Çünkü Dünya 3.'lüğünden sonra daha büyük başarıları getirmesi lazım. Yaşanan olumsuz bir yaz dönemi var. Şike olaylarından dolayı futbolumuzda kaotik bir ortam oluştu. Bundan kurtulmanın en temel faktörü uluslararası bir başarı yakalamaktır. İnşallah bu başarıyı yakalayıp tekrar eski günlere döneriz diye umuyorum. İnancımda bu doğrultudadır.


Bunları da Beğenebilirsiniz