Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hakemin bakiresi

Bakirelik yalnız bayanda mı olur? Mesela, ‘‘hakemin bakiresi olmaz mı?’’ Yani bozulmamış bir hakem. Tabii ki, olur. Hakemi kim bozar? Kendi camiası. Ben hep şunu söyledim; ‘‘önce futbolcu, sonra hakemim.’’

Mecliste tartışma var... Bakirelik konusu ele alınmış... Bazı milletvekilleri diyorlar ki, siz bakmayın, her ne kadar öyle böyle dense de bakirelik önemli bir olaydır...

Peki ben de diyorum ki, ‘‘bakirelik yalnız bayanda mı olur?’’

Mesela ‘‘hakemin bakiresi olmaz mı?’’ Yani bozulmamış bir hakem... Tabii ki, olur...

Hakemi kim bozar... Kendi camiası...

Futbolcuydum, hakem oldum... Ama hep şunu söyledim; ‘‘ben önce futbolcu, sonra hakemim.’’ Çünkü sahada yaşadığım inanılmaz haksızlıklar yüzünden hakem olmaya karar verdim.

Hakemlikte bir yere geldikten sonra da içeride çok mücadele yaptım. Zaten bir gün bunları kitapta yazacağım.

Bu camia nasıl düzelir?

Yalnız, iki camiada da yaşadığım için, bazı köşe notlarını yazmadan geçemem.

Hakem hala, hem sosyal, hem de ekonomik yönden futbolcunun gerisinde.

Futbol kültürü olarak zaten geriside...

Çok net söylüyorum...

MHK'nin başına kimi getirirseniz, getirin... Futbol Federasyonu Başkanı'nı düzeltemediğiniz müddetçe bu işler böyle gider. Yıllarca da böyle gitti.

Türkiye'de bir adalet mekanizması var. Namuslu insanlar, bu mekanizmadan korkuyorlar. Namussuzlar ise çok iyi inceliyor ve incelettiriyor, sonra da açık buldukları yolda her haltı yiyorlar.

Bir gün mahkemelik de olsalar, zaten kılıf hazır...

Şimdi ben çıkıp desem ki... Bakın desem ki, diyorum...

Futbol Federasyonu Başkanı, MHK Başkanı'na hakem tayin ettiriyor... Bu olaylar yıllar önce de vardı, hala devam ediyor... Desem yani...

Federasyon Başkanı da çıkıp diyecek ki, ‘‘İspat et kardeşim..’’

Ne olacak... Buyur burdan yak..

Bu sefer ısrar etsem, mahkemeye verip kazanacak.

Hakemliğim dönemimde içeride bu şike olayından dolayı çok kelle uçurdum... Sonrasında yazdım ve konuştum...

İlkinde hiçbir şey yapamadılar... Ama ikinci kademede beni mahkemeye verdiler ve kazandılar. Yani teleferik gibi hem ondan, hem benden aldılar.

Parasıyla değil mi?

Kimse aptal değil. Olay nereden kaynaklanıyor, biliyor musunuz?

Futbol camiasında herkes, herkesi tanıyor. Kim, hangi hakeme kaç para vermiş, bir gün içki masasında dubleyi fazla kaçırınca şevke gelip anlatıyoruz. Araştırıyorsunuz, yöneticilerin anlattıklarıyla olaylar öpüşüyor. Fakat aylar, yıllar geçiyor, bu sefer aynı hakemi veya maç dağıtan MHK üyesini başkaları kullanıyor. İşte o zaman kızmayacaksınız. Hayat kadınını sen de kullanacaksın, öteki de kullanacak. Sen kullandın mı iyi, öteki kullandı mı kötü. Parasıyla değil mi? Yok öyle şey.

Bakın... Satın alınan hakem var da, satın alınan futbolcu, satın alınan teknik adam olmadı mı? Oldu ve hala da var. Bunlar kulüp düzeyinde de var. Milli takımlar düzeyinde de. Herkes bir şeyler oynuyor. Düdük hakemde olduğu için o göze daha fazla batıyor.

Bu işi tek kişi engeller

Ama ben yıllarca ne oyuncular, ne kaleciler gördüm.

Yalnız, hakem camiası enteresan bir camiadır. İçine fazla giremezsiniz, sokmazlar. Her türlü yetki onlardadır. Bunu iyi de kullanırlar, kötü de. Fazla sesinizi çıkartamazsınız. Hiçkimse alınmasın ve kızmasın. Hakem camiası için her türlü, her renkten kişiler lazımdır. Sert erkek, yumuşak erkek, hayat kadını, bakire... Yani ne ararsan. Çünkü hepsinin kullanılacak yeri vardır...

Yıllarca edindiğim futbolculuk ve hakemlik tecrübelerime göre bu işi bir tek kişi engeller. Ama bir tek kişi. Futbol Federasyonu Başkanı... O ne derse o olur. Gerisi lafı güzaf...

Toz kaldırmayacaksın

NOT
: Basında bazı arkadaşlarımız var. Tüyler ürperten cümleler kullanıyorlar. ‘‘Hasan'ın anlattığı olay çok eski, Hüseyin 6-7 evvelden bahsediyor ama’’ diye başlıyor... ‘‘Geçmişte kalmış’’ diye devam ediyor. Sizce geçmişte yapılan olaylar şimdilere sarkmaz mı akıllı kardeşlerim benim? Geçmişte 20 yıl hakemlik yapan bazı çürük vatandaşlar, sonra gözlemci ve hatta MHK üyesi oluyorlar. Başkanlıklar bile yapabiliyorlar. İşte esas tehlike bu ya...

Eğer bütün hakemler bakire olsun istiyorsanız, o bozulmuş olanları aralarından atmak gerekir... Ve bunu kapalı devre yapıp, toz kaldırmayacaksın. Çünkü toz kaldırırsan, bakireler de lekelenir.


Dinlesinler kardeşim!

HAKEMLER telefonlar dinleniyor diye korkuyorlarmış..

Dinlensin kardeşim... Ne olacak yani...

Neden çekiniyorsunuz...



HORTUMMESELESİ

SADIK İlhan konuşmalarından çark etmiş... Aziz Yıldırım, bir gün evvel konuştuklarını, ‘‘Böyle bir şey konuşuldu ama grup kalabalıktı ben söylemedim’’ demiş...

Sevgili okuyucular, iki türlü hortum vardır. Birinde suyu çekersiniz, boşaltırsınız... İkincisinde hortumu uzatır, sularsınız...

Bu sulamayı hayatta değişik biçimlerde düşünebilirsiniz...

Sevgili Kamer Genç gibi çiçek sulanır, araba da sulanır, daha başka şeyler de sulanır...

İşine geldi mi sularsın, işine geldi mi döndürür çekersin...

Hortum elinde

değil mi?



Stada gelmeyin


GEÇEN hafta Hüsnü Güreli'ye bir grup Beşiktaşlı küfür etmiş...

Beşiktaş takımını kulüp yapma yolunda hızla yürüyen bir yönetici...

Camia için faydalı ama bu tribün terörüyle göbekten bağlı şahıslar için, yani parasını şiddet yoluyla tribünlerden kazananlar için zararlı bir adam...

Sistem oturdu mu bu sülükler kaybolacaklar.

Bu gruplar böyle yazıp, konuştuğum için bana da küfür ediyorlar... Canları sağolsun, geçen hafta benim takımım Ankaragücü'nden bazı taraftarlar da aynı şekilde küfür etmişler... Onların da canı sağolsun... Yalnız onlar Ankaragüçlü olamazlar...

Yıllardır, küçük bir grup da olsa rakip taraftarı, futbolcuyu dövme, hakemin üstüne yürüme eylemleri oldu. Onun için de çok seyirci G.Birliği'ne kaçtı. Bunlar nasıl Ankaragüçlü, anlamak mümkün değil.

Küfür edeceklerse, adam döveceklerse stada gelmesinler, Ankaragüçlü olmasınlar...


Keyif almak gerek

GALATASARAY
maçı oldu mu, Olimpiyat Stadı bir gangster cenneti oluyor... Bıçaklayanlar, çarpanlar, çalanlar ortada cirit atıyor...

Aslında ismi üzerinde Olimpiyat Stadı... Arkada bıçaklı bir adam, sen can havliyle önden koşuyorsun... Dünya rekorunu kıramasan bile kesin dereceye girersin...

Aslında hiç direnç göstermeyeceksin...

Ne demiş büyüklerimiz, ‘‘Tecavüz edilirken, keyif almaya bakacaksın...’’

Ben gitmeme kararı aldığım için gidenler düşünsün...


Biletsiz yolcular


NE kadar inek varsa, o kadar sinek vardır derler...

Geçen hafta perşembe akşamı saat 20.00 uçağıyla Esenboğa'dan Trabzon'a gidiyorum... Uçak havalandı, içerideki sinek adedi yolcu adedinden fazla. Yani yukarıdaki yazdığımız prensibin haricinde bir olay.

Genellikle Ankara'dan kalkan uçaklar bol sinekli oluyor...

Çünkü Esenboğa'nın etrafında fazla ahır var...

Gelen uçaklar yalnız temizleniyor, bu sineklere bir türlü önlem alınmıyor.

Ve bu muhterem yaratıklar yolculardan evvel uçaktaki yerlerini de alıyor.

THY de, bunlara iki fıs fıs yapmadığı için onlar, gittikleri ilk şehirde iniyorlar mı, yollarına devam ediyorlar mı bilemem. Ama bilet almadan avantadan yolculuk yaptıkları belli.


İnce bir ayrıntı

BODRUM'
da gündüz havalimanına gidecekseniz, vereceğiniz taksi ücreti 80 milyon... Bu, gece 120 milyon oluyor...

Bodrum-İstanbul uçağı ise 162 milyon...

Bodrumlu taksiciler, bu yıl zam yapılmasın diye dilekçe vermeye hazırlanıyorlarmış...

Bence kabul görmez. Çünkü dernek başkanları dolmuşçu...

Taksiye ne kadar zam yapılırsa, yabancı turistler dahil herkes can hıraş şekilde tıka basa dolmuşa kaçıyor...

Ne ince bir ayrıntı değil mi?

Erman Toroglu'na sorular
BİR oyuncu, rakibinin orta yuvarlak içinde topu eliyle oynaması sonucu takımının kazanmış olduğu bir direkt serbest vuruşu kendi kalecisine pas olarak kullanıyor.

A) Top kimseye değmeden kendi kalesine giriyor.

Cevap: Köşe vuruşu

B) Top kaleci tarafından kendi ceza alanı dışında rakip oyuncunun topa yetişmemesi için eliyle tutuluyor.

Cevap: Hücum eden takım lehine direkt serbest vuruşun yanı sıra pozisyonun durumuna göre ihtar veya bariz gol şansından dolayı ihraç.

C) Top kaleci tarafından kendi ceza alanı içinde elle tutuluyor.

Cevap: Hücum eden takım lehine endirekt serbest vuruş.

D) Top kaleye girmek üzere iken kaleci elleriyle topa dokunmasına rağmen topun kaleye girmesini engelleyemiyor.

Cevap: Gol.

E) Top kaleye girmek üzere iken bir başka savunma oyuncusu topa ayağıyla dokunmasına rağmen topun kaleye girmesini engelleyemiyor.

Cevap: Gol.

F) Ofsayt pozisyonunda bulunan hücum oyuncusu topu kaparak bir gol atıyor.

Cevap: Gol.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI