« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Hakan'dan müjde vare

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Galatasaray'da arkadaşlık dört dörtlük. Her şey mükemmel. Elele, gönül gönüle, içiçeyiz. Birlik ve beraberliğimiz G.Saray'ı şampiyonluğa götürecek. Bunu buradan taraftara müjdeliyorum...

Huylu huyundan vazgeçer mi... Sevgili Hakan servisimize adeta koşar adımlarla girdi. Saatine baktı: ‘‘Tam zamanında geldim’’ dedi. Ne birkaç dakika erken gelmişti, ne de birkaç saniye geç... İşte Hakan buydu. Söz verdiği yere tam zamanında ulaşan bir asker gibi... -Sevgili Hakan, nedir bu Aylin meselesi? ‘‘Evet, bir yıl önce tanıdım. Ve her şey bir yıl öncesinde kaldı. İyi bir arkadaştık, hepsi bu. Şimdi tekrar bunu gündeme getirmenin bir anlamı yok ki. Herhalde reklam niyetine konuşuyor.’’

ARTIK PROFESYONELİM

- Sezon sonu sözleşmen bitiyor. Yine her gün gündemdesin.

‘‘Şimdi benim gündemimde G.Saray var. Yalnız şunu da söyleyeyim. Artık bu konularda daha olgunum, daha profesyonelim. Elbette önce G.Saray gelir. Ama bizim meslek kısa. Elbette geleceği de düşünmek zorundayım.’’

-Peki, kaç yıl daha forma giyersin?

‘‘Yaş 27'ye geliyor. Ama 35'den önce bırakmam. İşte bu dönem için geleceğimi, yaşamımı garanti altına almam gerekiyor. Ben de bunu düşünerek davranmak zorundayım. Biraz önce söylediğim gibi, artık daha olgun ve profesyonelim.’’

HER ŞEYİMİ VERİRİM

- Hakan, çok koşuyor, çok çalışıyorsun...

‘‘ Evet, her şeyimi maçta tüketiyorum. Maç sonrasına hiçbir enerji saklamıyorum.’’

Ve Hakan şöyle devam ediyordu: ‘‘Kimse bilmez. Ben bir de maçtan önce soyunma odası koridorlarında yaklaşık yarım saat ısınırım. Bunu daha sonra takımla birlikte sahaya çıkar sürdürürüm. Yani, benim koşmam maçtan yarım saat önce başlar. Hakemin düdüğü ile biter.’’

- Sahada sana çok küfür eden oluyor mu?

‘‘Hayır, şimdiye kadar böyle bir şey olmadı. Çünkü ben çıkar sadece mücadele ederim. Karşımdaki de bunu bilir. Yani, kötü bir düşüncem olmadığını hemen hisseder.’’

TEKME TOKAT DAYAK

Konu, küfür ve tekmeden açılmışken, Hakan bir anısını anlattı...

‘‘Adapazarı'nda aramızda oynarken, bir anda babam sahaya girdi ve beni bir köşeye sıkıştırıp, tekmelemeye başladı. Herkes hayret içindeydi. İnanın, bu birkaç dakika sürdü. Sonra bana dönüp sordu. Artık tekmeden korkmana gerek yok. Seni hırpalayacak adam, bundan fazla canını yakabilir mi? O halde, artık tekmeden hiç korkma...’’

- Şu günlerde tribünle aran nasıl?

‘‘Benim tribünle aram hep iyi olmuştur. Çünkü ben de oradan geldim. İyi bir G.Saray taraftarıydım ve onların arasında otururdum.’’

HAKAN'DAN DOBRA DOBRA

Gol Krallığı yarışında rakipleri ile arasındaki farkı açan ve emin adımlarla hedefe doğru ilerleyen Hakan Şükür dün servisimizi ziyaret etti. Attığı gollerle Galatasaray'ı ligde zirveye, kupada da finale taşıyan yıldız futbolcu arkadaşlarımız Korkut Göze, Ruşen Güven ve İlhan Söyler'e her konuda ilginç açıklamalarda bulundu.

ÖNCE GALATASARAY

Bizim mesleğimizin ömrü kısa. Geleceğimi düşünmek zorundayım’’ diyen Hakan Şükür, transferi konusunda da şunları söyledi: ‘‘Elbette önce Galatasaray gelir. Ancak bu konularda artık eskisi gibi duygusal değilim. Daha profesyonelim.’’

Ve burada tekrar bir anısını anlatıyor Hakan: ‘‘Benim tribün dönemimde Tanju ağabey oynuyordu. Gol attıkça, tribüne gelmesini isterdim. Bu, onunla bütünleşmek gibi bir şeydi. Şimdi ben de gol atınca önce tribüne koşarım. Çünkü o tribünün isteğini içlerinden gelen biri olarak herkesten iyi bilirim. Dikkat ederseniz, attığım her golden sonra önce tribüne, arkadan da arkadaşlarıma giderim.’’

STRESİ YENDİM

- Gol atmak nasıl bir duygu?

‘‘Elbette iyi bir şey. Her şeyden önce biliyorum ki, ben gol attıkça varım. Eskiden iyi oynamak, gol atmak için kendimi yer bitirirdim. Ama şimdi öyle değil. Bu stresi üzerimden attım. Sahaya iyi oynamak ve gol atmak düşüncesi ile çıkmıyorum. Bu da beni rahatlatıyor ve daha verimli olmamı sağlıyor. Çünkü yine biliyorum ki, oynadığım mevkiye göre, bir fırsat kaçırırsam, bir sonraki pozisyonda bunu telafi etmek şansım var.’’

- Bizlere biraz Hagi'yi anlatır mısın?

‘‘Her hareketi ile bir eğitmen. İdmana herkesten önce gelir. Kramponlarını boyar. Sakatlığı varsa, örneğin buz tedavisini kendisi yapar. Ve maçta da her şeyi ile kendini oyuna verir.’’

HAGİ'NİN ÖĞRETTİKLERİ

Ve Hakan, Hagi'nin Türk futbolcusuna bakış açısını da şöyle dile getiriyordu...

‘‘Her fırsatta Türk futbolcusunun olağanüstü yetenekli olduğunu söyler. Ama der ki, bu futbolcu sahaya çıktığı zaman burnu bir karış havadadır. Halbuki, futbol bir ekip oyunudur. Türk futbolcusu böyle düşünse, dünyada yenemeyeceği takım yoktur. Hagi, büyüdükçe küçülmesini bilen bir insandır. Fırsatını buldu mu, gençlerin yanına sokulur ve yanlışlarını anlatır. Bir özelliği de bir maç bittikten sonra onun için hemen bir hafta sonraki maç gündeme gelir ve bizleri kendi gibi o maça hazırlamaya özen gösterir. Ben de ondan öğrendiğimi zaman zaman Fatih ve Emre'ye tekrarlarım. Örneğin, her ikisi de idmanlara son anda yetişir ve sahaya çıkarlar. İşte bu yanlışı onlara defalarca anlattım, şimdi düzeldiler.’’

PİONTEK VE FATİH HOCA

- Ve Hakan gider ayak nasıl Hakan olduğunu şu cümlelerle dile getiriyordu...

‘‘Benim çıkışım Piontek döneminde başladı, Fatih hocamla devam etti. Piontek, sadece kendini düşünüp, sadece o günün aslarından oluşan bir milli takım düşünseydi, işim zorlaşırdı. Yani, başarıyı yakalamak için hemen hazır adama yönelseydi, belki de bir Hakan yoktu. Tabii, bu arada Fatih Terim'in beni adım adım izleyip, Piontek'e lanse etmesi de benim başarımda bir başka nedendir.’’

- Peki, G.Saray'daki arkadaşlık nasıl?

‘‘Dört dörtlük. Allah bozmasın içiçe gönül gönüleyiz. Zaten bir aile gibi, her gün birlikteyiz. İşte, bu beraberlik de bizi bir kez daha şampiyonluğa götürecek. Bu da benden G.Saraylı taraftarlara bir müjde olsun.’’






CANLI SKOR CEBİNDE!

Cep telefonunuza Spor Arena uygulamasını gönderelim.

SMS GÖNDERİLDİ!

Cihazınıza özel bağlantı linki sms ile gönderildi. Lütfen smslerinize bakınız.

Bunları da Beğenebilirsiniz