Gündem Haberleri

    Hahambaşılık, gerçeğin tamamını söylemiyor

    Hürriyet Haber
    05.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Ünlü işadamı İshak Alaton, "Salkım Hanım'ın Taneleri" filminin sinagogda ve Yahudi mezarlığında geçen bölümlerine çekim izni verilmesi için aracı olduğunu açıkladı. Alaton, "Musevi cemaatinin önde gelen isimleriyle görüştüm, ancak işin dışında kalmak istediler" dedi.Salkım Hanım'ın Taneleri filmi ile ilgili olarak Türkiye Musevileri Hahambaşılığı'ndan yapılan ‘‘Sözkonusu filmin çevrildiği dönemde ilgililer Türkiye Hahambaşılığı'na yazılı bir müracaatta bulunmamışlardır’’ açıklaması, tartışmaları yeni bir zemine taşıdı. Yönetmeni Tomris Giritlioğlu, bizzat kendisinin iki kez Hahambaşı Yardımcısı ile görüştüğünü söyledi. Etyen Mahçupyan ise ‘‘Bu görüşmelerin inkár edilmesi halinde, yalancı olduğumu kabul edeceğim’’ dedi. Yahudi cemaatinin önde gelen isimlerinden İshak Alaton da gerek Giritlioğlu'nun, gerekse Mahçupyan'ın sözlerini doğruladı.Aslında her şey, ‘‘Salkım Hanım'ın Taneleri’’ filminin senaryosunu yazan Etyen Mahçupyan'ın, romandaki Yahudi karakterleri neden Ermeni kahramanlar haline getirdiğini açıklamasıyla başladı. Mahçupyan, bunun bir zorunluluktan kaynaklandığını söylemiş ve ‘‘Yahudi cemaati, sinagog ve mezarlık çekimlerine izin vermediği için’’ bu değişikliği yaptıklarını ifade etmişti. İşte, Türkiye Musevileri Hahambaşılığı'ndan önceki gün yapılan açıklamada bu sözlere cevap veriliyor ve arkasından da kendilerine böyle bir ‘‘yazılı’’ başvuru yapılmadığı vurgulanıyordu. Bu sözlerin hedeflerinden biri olan Etyen Mahçupyan, Hahambaşılık tarafından yapılan açıklamanın anlaşılır psikolojik nedenleri bulunmakla birlikte, gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Filmin yönetmeni Tomris Giritlioğlu'nun Hahambaşı Yardımcısı ile görüştüğünü, arkasından da başta İshak Alaton olmak üzere Musevi cemaatinin ileri gelenlerinden yardım istediğini belirten Mahçupyan , bunların aksi iddia edildiği takdirde kendisinin yalancı olmayı kabul edeceğini söyledi. Medyada yapılan tartışmalara ‘‘gizli bir milliyetçilik’’ anlayışının egemen olduğunu da vurgulayan Mahçupyan, isminin Etyen Mahçupyan değil de başka bir şey olması halinde bu tür tartışmaların gündem teşkil etmeyeceğini de ifade etti.İki kez bizzat görüştümBen Hahambaşı Yardımcısı’yla iki defa görüşerek projeyi anlattım. Bize kesin bir dille sinagoglara ve mezarlıklara kamera sokulmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Bunun üzerine Musevi cemaatinin önde gelen isimlerinden bazılarıyla temas kurdum. İshak Alaton bize yardımcı olmak için çok uğraştı ama aynı olumsuz yanıt kendisine de bildirildi. Bu kadar konuşmadan sonra bir de yazılı başvuru yapmak, doğrusu aklımıza gelmedi.Gerçek yurtseverlik, hatalarımızla yüzleşebilmektir. Ben filmi bu duyguyla çektim. Bu nedenle, isimlerin değiştirilmesinde hiçbir sakınca görmedim. Benim Türkiye'deki gayrı-müslimlere yakınlığım veya uzaklığım aynı mesafededir. Dolayısıyla, filmin kahramanının Ermeni veya Yahudi olması benim için hiç farketmiyor. Bunun Mahçupyan'ın kişisel tercihi olmadığı, benim ısrarımla yapılmış bir değişiklik olduğu o kadar ortada ki, daha fazla söz söylemeyi bile tuhaf karşılıyorum. Cemaat razı olmadıTomris Giritlioğlu aradı beni. Filmde bir sinagog ve Musevi mezarlığı sahnesi bulunduğunu söyledi ve çekim için izin almasına yardımcı olup olamayacağımı sordu. Ben de Hahambaşılığın ve cemaatin önde gelenlerinin telefonlarını verdim. Bir müddet sonra Tomris Hanım tekrar aradı ve izin alamadığını söyleyerek benden aracı olmamı istedi. Ben de cemaatin önde gelen isimleriyle görüştüm. Onlar, ‘‘Biz Yahudi cemaati olarak bu işe bulaşmayalım. Bu işin dışında kalalım,’’ dediler. Hahambaşılığın açıklamasında, ‘‘yazılı başvuru’’ yapılmadığı belirtiliyor. Bu doğru ama ne Tomris Giritlioğlu, ne de Etyen Mahçupyan ‘‘yazılı başvuru yaptık’’ demiyorlar ki. Cemaat, bu işlerin dışında kalmak istiyor. Bütün çaba bu. Ama benim gönlüm, Etyen Mahçupyan'a yapılan saldırılar karşısında susmaya razı olmadı.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı