« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Haftanın Sohbeti: Amerikalı ailenin Antalya sevdası

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Adı; David - İncil'de adını gördüğü Antalya'yı, uçak gemisinde yüzbaşı iken yakından tanıyıp yerleşmeye karar verdi.

Adı; Pamela - Amerika'da bir Türk kızından duydukları onu görmeden Antalya aşığı yaptı.

Ve, bu iki gencin Antalya sevdası onları Amerika'da biraraya getirdi. Şimdi, evliler ve iki çocuklarıyla çok sevdikleri Antalya'da yaşıyorlar.

HERKES gider Mersin'e o gider tersine derler ya... Amerikalı Meeks Ailesi'nin durumu da o hesap... Türkiye'de milyonlarca insan, Amerika'ya gitmenin, orada yaşamanın hayalini kurarken, sen kalk Antalya'ya gel, yerleş...

David ile Pamela Meeks'in hikayesi, aslında bir film gibi... David, İncil'de adını gördüğü Antalya'yı, yüzbaşı iken bir uçak gemisiyle gelip yakından tanıyınca daha çok sevmiş. Ve, yerleşme kararını vermiş. Pamela'yı, önce Türkiye, sonra Antalya sevdalısı yapan ise Amerika'da ingilizce öğrettiği Adanalı bir Türk kızı... David ile Pamela'yı evliliğe kadar götüren arkadaşlığın temelinde de Antalya aşkı yatıyor. Çünkü, her ikisinin Antalya'ya olan sevgilerini bilen ortak arkadaşları onları buluşturup tanıştırmış. Onun için, evlendikten sonra Antalya'ya yerleşme fikrine ikisi de deyim yerindeyse balıklama atlamış.

5 YILDIR ANTALYA'DALAR

Meeks Ailesi, 5 yıldır Antalya'da yaşıyor. Daha ne kadar süre yaşayacaklarını onlar bile bilmiyor. Antalya'da dünyaya gelen biri 4, diğeri 2 yaşındaki kızları ile mutlu mu, mutlu bir yaşamları var. Ailelerini ziyaret için gittikleri Amerika'da, iki kız çocuğunun birbiri ardına kaçırılıp öldürülmeleri, akıllarına kendi çocuklarını getirmiş ve ‘‘Çok güvenli’’ dedikleri Antalya'ya daha çok bağlanmışlar.

Amerikan yemeklerini özleseler de Türk yemeklerini çok seviyorlar. Mesala David, işkembeye bayılıyor. Pamela ise evinde kuru fasülye ve börek yapmaktan mutlu.

Pamela, postacılara ve kaldırımdaki çukurlara kızıyor. David'in yakındığı konu pek yok. O, ‘‘Bizim, kendi ülkemizi eleştirme hakkımız var. Ama, misafir olarak yaşadığımız Türkiye'yi eleştirmek istemiyoruz’’ diyecek kadar duyarlı.

Antalya'da yaşamak nereden aklınıza geldi?

DAVİD; İncil'de Antalya'dan Atalia diye bahsediliyor. Kafamın bir yerinde hep o kalmıştır. Acaba oraya bir gün gidebilir miyim diye... 1989'da bahriyeli iken, uçak gemisi Theodore Roosevelt ile Antalya'ya gelme fırsatını yakaladım. Burada bir hafta kaldım. İşte, Antalya'yı o zaman sevdim. Beydağları ve denizin birleşimi beni cezbetti. Phaselis'e gittim. Kumsala hayran oldum. Antalya'da bir İngilizce öğretmeni ile tanıştım. O bana Türkleri sevdirdi. O zaman yüreğimde Antalya'ya yerleşme isteği doğdu.

Peki, eşiniz Pamela'yı nasıl razı edebildiniz?

PAMELA; Buna ben cevap vermek isterim. Amerika'da İngilizce öğretmeniydim. Evlenip, iki çocuk, bir araba, bir ev gibi düşüncelere dalıp monoton bir hayat yaşamak istemedim. Maceralı bir yaşam istiyordum. Onun için arayış vardı. O dönemler, Amerika'da İlkay adında Adanalı bir Türk'le karşılaştım. Ona İngilizce öğretiyordum. Üniversite öğrencisiydi. Bana Türkiye'yi anlattı. Bir arkadaşım, benim bu Türkiye sevgimi duyunca, aynı sevgiyle yaşayan David ile tanıştırdı. Ortak arkadaşımızmış. Onun için Antalya'ya gelmek benim için zor olmadı. İsteğimle, seve seve geldim.

ÇOCUKLARIM ANTALYA'DA DOĞDU

Çocuklarınız Amerika'da mı doğdu ?

PAMELA; İkiside Antalya'da doğdu. Büyük kızımız Brianna 1996'da, Tara ise 1998'de dünyaya geldi. 1997'de Amerika'ya ailemizi ziyarete gittiğimizde Brianna bir yaşındaydı. O sıralarda Washington'da bir ay içinde iki çocuk kaçırıldı ve öldürüldü. Brianna gözümüzün önüne geldi. Her an onu kaçırabilirler korkusu aklımızdan hiç çıkmadı. Çünkü, Amerika'da çok deli var. Ve, Antalya'da kalmamızın en büyük nedeni bizdeki o korkudur. Bazı olayları gövrünce ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıkıyor. Mesela, bir annenin Lara'dan küçük çocuğunu taksiye bindirip Işıklar'da onu bekleyen birine gönderebiliyor. Amerika'da bu mümkün değil. Aile güvenip taksiciye çocuğunu teslim edemez.

Amerika'daki aileniz burada yaşamınıza ne diyor?

DAVİD; Amerika'da bireyler ailelerden biraz kopuk yaşar. Bizim Antalya'da yaşamaktan mutlu olduğumuzu biliyorlar. Onun için hep, ‘Siz nasıl isterseniz öyle yaşayın’ derler. Pamela'nın annesi ziyaretimize geldi ve çok mutlu oldu. Uçak bileti pahalı ve herkes çalıştığı için diğer aile biriyleri gelemiyor.

Antalya'nın eleştirilecek bir yanı vardır herhalde?

DAVİD; Bizim, kendi ülkemizi eleştirme hakkımız var. Ama, misafir olarak yaşadığımız Türkiye'yi eleştirmek istemiyoruz. Sadece bazı isteklerimiz ve beklentilerimiz olabilir o kadar.

Ne gibi?

Keşke, burada Amerika'daki gibi daha büyük kütüphaneler olsaydı.

YEMEK ÖZLEMİ

Yiyeceklerinizi özlüyor musunuz?

PAMELA; Özlüyoruz. İstanbul'da, Mc Donalds gibi ün yapmış Dunkın Dounts var. Burada tarçınlı, simit gibi bir tatlı olan donut satıyorlar. Onu çok arıyorum. Ama Antalya'da yok. Olmayan bir de Meksika yemekleri...

Türk yemekleriyle aranız nasıl?

DAVİD; Tüm yemekleri seviyoruz. En çok da, iskender, beyti... Pamela evde kurufasülye, börek de yapar. Mesela ben işkembe çorbasını çok seviyorum. İçinde ne var, ne yok bakmadan yiyorum.

Kokoreç yediniz mi?

Yedim, fazla beğenmedim. İlginç gelmedi.

En çok neye kızıyorsunuz?

PAMELA; Postacı geliyor, postaları açık bir yere bırakıp gidiyor. Herhangi bir kişi gelir, bizim mektuplarımızı açıp okuyabilir. Amerika'da bu olmaz. Mektup çok değerlidir. Eğer, biri başkasının mektubunu açarsa, çok büyük ceza alır. Burada nasıl oluyor diye şaşkınım. Bir de kaldırımlardaki çukurlara kızıyorum.

TRAFİĞE ALIŞMAK GEREKİYOR

Trafikle aranız nasıl?

DAVİD; O konuya biraz alışmamız gerekiyor. Amerika'da trafik polislerinden korkuyoruz. Çünkü, cezalar çok ağır.

Hiç ceza yediniz mi?

Yok yemedim. Araba kullanırken cep telefonu ile konuşuyordum. Trafik polisi uyardı.

Akşamları komşu ziyaretlerine gider misiniz?

Genelde evde oturuyoruz. Bale ve sinemaya gidiyoruz. Türk ve yabancı arkadaşlarımızla buluşuyoruz. Türk arkadaşlarımızdaki sıcaklığı Amerika'daki arkadaşlarımızda zor görüyoruz. Türkiye'de arkadaşlıklara önem veriliyor.

Başınıza bir iş geldiğinde ilk kimi ararsınız?

Aytekin Keskin adında bir arkadaşım var. Bağlama hocasıdır. Ondan bağlama dersi bile aldım. Onu ararım herhalde...

ÇOCUKLARIN EĞİTİM SORUNU

Çocukların eğitimi konusunda ne yapacaksınız?

Amerika'da ev okul sistemi var. Herkes çocuklarını okula göndermek zorunda değil. Bazı ders programları var. O programlar anne, baba veya bir özel öğretmenle evde öğretiliyor. Devlet, bu eğitimi denetliyor. Bizde başlangıçta bu sistemi düşünüyoruz. Amerika'dan eğitim programları getireceğiz. Sonrasını bilemiyorum.

Amerika'ya dönmeyi düşünüyor musunuz?

Bir gün döneceğiz ama ne zaman bilmiyoruz. Zaman gösterecek.

Kim ? Kimdir ?

1963 yılında California'da doğdu. Deniz Harp Okulu'na gitti. 1985'de mezun oldu. Amerikan subayı olarak 8.5 yıl görev yaptı. 1993'de evlendikten sonra, aynı yıl yüzbaşı iken bahriyelikten ayrıldı. 1994'te İstanbul'a geldi. Bir yıl sonra ise Antalya'ya yerleşti. Su arıtma sistemleriyle ilgili danışmanlık ve mühendislik hizmeti veren Amerikan şirketi Wenck'in Türkiye müdürü olarak görev yapıyor. Evli, iki kız babası.


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler