Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Haftanın Sohbeti

    Hürriyet Haber
    13 Şubat 2000 - 00:00Son Güncelleme : 13 Şubat 2000 - 00:01

    Özledim seni Antalya

    Öger Tours, bu yıl 700 bin Almandan 500 binini Antalya'ya getirmeye hazırlanıyor

    URAL Öger, ‘‘Bu yıl Türkiye'yi hangi sloganla tanıtacağız’’ sorusuna şu cevabı veriyor; ‘‘Bu Sene Türkiye’’

    Bir Alman kadın, kocasına, ‘‘Bu sene tatil için nereye gidelim?’’ diye soruyor. Ve, sorusuna o slogan cevabı alıyor; ‘‘Bu Sene Türkiye’’...

    Hepsi o kadar...

    Kısa ve öz... Ama, çarpıcı, etkileyici, akılda kalıcı...

    DEĞİŞTİRELİM

    Bence, bu sloganı iki şekilde değiştirmek de mümkün... Eğer, Almanların geçen yıl, terörist başı Apo'nun yakalanması sonrası gelişen olaylar ve deprem yüzünden gelmemelerini, ‘‘Ara verme’’ veya, ‘‘Erteleme’’ olarak algılarsak, sloganı şöyle değiştirebiliriz; ‘‘Özledim Seni Türkiye’’...

    Tabi, birde işin rakamsal yönü var. Öger Tours, 700 bin Alman'dan 500 binini Antalya'ya getirme hazırlığında... Yani, Antalya ağırlıkta... Bu durumda, slogan şöyle de olabilir; ‘‘Bu Sene Antalya’’...

    KARDEŞ 2 KENT

    Antalya'nın kardeş şehri Nürnberg ve ardından Frankfurt'ta düzenlenen, ‘‘Türkiye Geceleri’’ne katılıp döndük. Öger Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Vural Öger ile bu sohbeti, Nürnberg'deki Grand Otel ve Frankfurt'taki Arabella Sheraton'da iki bölüm halinde yapabildik.

    Bu yıl turizmden oldukça umutlu görünüyor Öger ve, ‘‘2001 ise çok çok iyi olacak’’ diyor... Turizmin duayeni, getirdiği her 7-8 turistten 5-6'sının Antalya'nın payına düşmesinden de oldukça mutlu... İşte, bu yüzden de sohbetin konusu hep Antalya oluyor.

    n Antalya'ya bu yıl kaç turist getirmeyi hedefliyorsunuz?

    Bu yıl Türkiye'ye getireceğimiz turist 700 bin olacak ise 500 bini Antalya'yadır. Göstergeler gayet iyi... 1997-98'in göstergeleri diyebiliriz. Bütün yaz için uçakları ayarladık. Herşeyimizle hazırız. 2000 yılı gayet iyi görünüyor. 2001 ise çok çok daha iyi olacak. Mutfağı, sahilleri ve insanları olarak Türkiye'nin yerine hiçbir yer tutamaz. Ayrıca, heryer açık hava müzesi gibi. Alman acentecilere birde şunu söylüyorum; ‘Dünyanın en cana yakın insanlarının bulunduğu yer Türkiye’dir. Türkiye'nin en büyük kapitali insanıdır.'

    OTEL ÖNÜ İNEK

    n Turiste ucuz oda satıldığı ve tesislerin kapılarına kilit vurmamak için tur operatörlerine bu konuda taviz vermek zorunda kaldıkları iddiasına ne diyorsunuz?

    Önce siz turiste ne veriyorsunuz ona bakın. Side'deki Asteria Otel'i örnek verecek olursak, otelden dışarı çıkıp etrafı bir gözleyin. Ne göreceksiniz biliyor musunuz?.. Otelin önünde otlayan inekleri... Oteli 5 yıldızlı yapıyoruz ama çevresi 2 yıldız. Bu durumda müşteri kaçıyor. Oysa, etrafında palmiye ağaçları olan geniş cadde ve bulvarlar, kafeteryalar, alış-veriş merkezleri yapmamız lazım. Side'nin heryeri kebapçı dükkanı. İnsan sabah akşam kebap yer mi?.. Nerede İtalyan mutfağı, Fransız şarabı satan restoranlar?.. Bu olumsuzluklara trafiği de dahil edersek, bu yüzden 5 yıldızlı, yani zengin turisti neden getiremediğimizi gayet iyi anlarsınız. İyi bir fiyata mal satmak istiyorsan, ambalajını da iyi yapmak zorundasın. Turist iyi para verirse kaliteyi de ister.

    Cannes gİbİ

    n Diğer bölgelerimizde durum nedir?

    Mesela Alanya hızla betonlaşıyor. Elden gitti sayılır. Bugün Antalya, son 10 sene içinde güzel bir Anadolu şehrinden yüksek yüksek binaları olan karakteri belli olmayan bir şehir haline geldi. Yeşilleri kesip bina yapıyorlar. Eski belediye reisi ile kaç defa konuştum. Konyaaltı'nı Kemer'e bağlayan yolu Cannes gibi bir yer yapmayı önerdim. ‘Deniz kenarındaki yolu içeri alın, oraları yürüyüş yolu yapın’ dedim. Araba sokulmasın, plajın genişliği 150 metre olsun, 100 metre genişliğinde bulvar yapılsın, sağına soluna palmiyeler dikilsin istedim. İnsanların yürüyeceği şık kaldırımlar yapılmasını önerdim. Burası tüm Akdeniz'in gezip tozacağı, alış-veriş edeceği, eğlenebileceği bir merkez olsa kötü mü olurdu?.. 5 kilometre uzunluğundaki bu sahilde 2 kattan yüksek binaya müsade edilmemeliydi. Yüksek binaların arka taraflara yapılması laflarım da boşa gitti.

    Peki, başkan ne dedi?

    Bunları önerdiğim başkan çıkıp bana, ‘Burası göç alıyor, ben bunları yapmaya mecburum’ dedi. Antalya göç alıyorsa, yapılaşmayı Isparta yolu üzerine çekersin. Çünkü, Avrupalı böyle bir Konyaaltı istemiyor. Serik denilen bir hilkat garibesi oluştu. Manavgat, ondan da çirkin... Tam ortasından şehirlerarası yol geçiyor. Oraya Osmanlı tipi evler yapılamaz mıydı?.. Evlerin önünde ağaçlar olamaz mıydı?..

    Kesin çözüm nedir?

    Bu durumu Turizm Bakanlığı'ndaki yetkililere söylüyorum. ‘Engel olamaz mısınız?’ diyorum. Bana, ‘Belediyeler karışıyor’ diyorlar. Antalya-Alanya yolunda her sene trafik kazalarında kaç kişi ölüyor. Bu trafik sorununu nasıl halledeceğimizi soruyorum. Turizm Bakanlığı, ‘Ona, Ulaştırma ve İçişleri bakanlıkları karışır’ diyor. Hastanelerin durumu berbat diyoruz, onu da Sağlık Bakanlığı'nın ilgilendirdiğini söylüyorlar. Turizm Bakanlığı'nın kaynağı, bakanın da sorunları çözmede yetkisi yok. Onun için de bakan çıkıp, ‘Bu bakanlığı lağvedin’ diyor. Onun sebebi de budur. Çaresizliğin isyanıdır.

    RANT PEŞİNDE

    Başka çare yok mu?

    Turizmin geleceği belediyelerin elinde kalamaz. Rant peşinde koşan, particilik yapan belediye reislerinin eline teslim ederseniz bu hale gelirsiniz. Kuşadası'nı katlettik, Alanya'yı kaybettik. Ayvalık'tan Alanya'ya kadar olan bölge bir mega imar planı içine alınabilir. Ankara'da planlama yapılır. Bu iş için uluslararası şehir plancıları getirilir.

    Turizm Bakanı olsaydınız ne yapardınız?

    Kaynak, yani para olmaz ise o görevi kabul etmezdim. Dediğim şartlar oluşunca da, Dışişleri ve Kültür bakanlıklarına, ‘Gelin elele verelim’ derdim. Devletin lobisini oluştururdum.

    Antalya'daki vakıf ve derneklerin tanıtımda ortak hareket etme kararı almasına ne diyorsunuz?

    Tanıtım bir ülke sorunudur. Kemer'in veya Side'nin kendisini tanıtması ile bu iş olmaz. Kültür, Dışişleri ve Turizm bakanlıklarının elele vermesi lazım. Ankara'da veya Antalya'da oturduğun yerden tanıtım yapamazsın. Aynı tanıtım kalıbını başka dillere çevirip çevirip veremezsin. Çünkü, her milletin mantalitesi farklı.

    UCUZ İFTİRALAR

    Tur operatörlüğünün yanısıra tesis alıyor, yapıyor ve işletiyorsunuz. Bazı tesis sahipleri, turistleri kendi otellerinize kaydırmaktan şikayetçi

    Biz turistin yüzde 80'ini başka otallere gönderiyoruz. 11 bin 500 satış noktamız var. Bunlardan hiçbirini bu konuda etkilememiz mümkün değil. Ben kimin nereye gittiğini ancak bilgisayardan görüyorum. Ucuz iftiralarla bir yere varılmaz. Başarıyı taktir etmiyor, kıskanıyorlar.

    Antalya'da ödemelerle ilgili problem yaşıyor musunuz?

    Geç ödeme yaptığımız ve 2 yıldır sıkıntı yaşadığımız doğru. Vadeleri uzatıyoruz. Ama, bu yıl sıkıntı biter. Bu tür sıkıntıları karşılıklı anlayışla çözmek gerek. Bu anlayışı da gördük.

    Antalya'ya bir turistik tesis yatırımınız var. Arazi konusunda size kolaylık sağlandı mı?

    Müteahhitlere çok kolay veriyorlar. Ama turizmin içinde olanlar ancak üçüncü elden alabiliyor. Adana'da bakanın tanıdığı kebapçı tahsis alıyor da, bu memlekete turist getiren, döviz kazandıran alamıyor.

    20 MİLYON MARK

    İnanç turizmine nasıl bakıyorsunuz?

    İnanç turizmi fazla abartıldı. Alman turist kilise falan değil, tatil yapmak istiyor. Kimseyi, Selçuklu eserlerini kiliseyi gez diye zorlayamazsın.

    Nasıl bir tanıtım kampanyası düzenliyorsunuz?

    Öger Tours olarak 20 milyon mark tanıtım için para ayırdık. 500 otelin tanıtıldığı 435 sayfalık bir milyon adet katalog bastık. Almanya'daki 11 bin 500 bin acentemize bunları gönderdik. Televizyon, radyo ve gazetelerde reklam ve afiş reklamları başladı. 1300 Alman satış elemanı 2000 yılı Haziran ayına kadar Türkiye'ye getirilecek. Bu kişilere İstanbul ve Antalya havalimanları gezdirilecek. Türkiye'deki genel altyapı ile ilgili bilgiler verilecek. Önce Türkiye'yi onlar tanıyacak ki, bizi Almanlara tanıtsınlar. Ayrıca, Almanya'nın 13 şehrinde ağırlığı Alman satış sorumluları olmak üzere toplam 15 bin kişinin katılacağı, ‘Türkiye Geceleri’ başlatıldı. 35 kişilik gruplar halinde toplam 500 Alman basın mensubunu, ‘Gelin, görün, yazın’ adı altında Türkiye'ye getireceğiz. Gezdireceğimiz yerlerin başında Akdeniz geliyor. Almanya'nın ünlü film yıldızları, kitap yazarları Türkiye'ye davet edilecek.

    KİM

    942 yılının Şubat ayında Ankara'da doğdu. 1969'da Kuzey Almanya'da yaşayan Türklerin anavatanlarına uçması için Öger adıyla bir seyahat acentesi kurup charter seferlerine başladı. 1972 yılında Öger Tur Limited Şirketi'nin, daha sonra da Öger Şirketler Grubu olarak anılan grubun yönetim kurulu başkanlığını yapmaktadır. Şirketin 1997-98 toplam cirosu 916 milyon marktır. Aynı dönemde 887 bin 336 yolcu getiren tur operatörü Öger, Almanya'nın dev turizm şirketleri içinde 5'nci sıraya yükselip, ‘‘10'lar Kulübü’’ne girmeyi başardı.

    KİMDİR

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı