Ege Haberleri

EGE

    Haftalık Panorama: Afife Jale’ye teşekkür ediyoruz

    Hürriyet Haber
    16.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 16.12.2000 - 00:01

    ÇARESİZ, bitkin ve yapayalnız yaşama gözlerini kapadığında 39 yaşındaydı. Tiyatromuzun temel taşlarındandı. Uzun ve aydınlık bir yol açmış, ancak pek çok öncü gibi ardından çok az iz bırakmıştı. Tiyatro sahnesine çıkan ilk müslüman Türk kadınıydı. Müslüman kadınların sahneye çıkabilmesi için hiç çekinmeden, kendisini büyük bir mücadelenin ortasına atmıştı. Çok mu güzeldi? Çok mu inceydi? Çok mu iyi oyuncuydu? Bilmiyorum. Bunları hiç merak da etmiyorum. Bildiğim tek şey Afife Jale’nin çok cesur olduğu ve cesaretinin Türk kadınına çok şey kazandırdığı.

    ORTAOKUL yıllarımızda bize sahneye çıkan ilk müslüman Türk kadınının Bediha Muvahhit olduğu öğretildi. Lise çağına geldiğimde o dönemin tek televizyonu olan TRT’de Türk Tiyatrosu ile ilgili bir belgesel izledim ve Afife Jale adını ilk kez duydum. Öyküsü, tiyatro aşkı, sahneye çıkma mücadelesi beni büyüledi. Bu gizemli, sisler arasındaki kadına büyük yakınlık duydum.

    İZMİR Devlet Opera ve Balesi’nin yeni sezon programında, 'Afife'yi görmek heyecanlandırdı beni. Afife, kadınlar adına büyük bir cesaretin simgesiydi. Tümüyle klasik kökenli bir topluluğun modern dans için yaratılmış bir eseri repertuarına alması da gerçekten cesaret isteyen işti.

    Her şey olağanüstü

    AFİFE'yi 12 Aralık gecesi izledim. Ve kelimenin tam anlamıyla, hayran oldum, çarpıldım, büyülendim. Benzer anlam taşıyan bunca sözcüğü duygularımı tam olarak ifade edememe korkusuyla sıraladığımı söylemeliyim. Size biraz iddialı gelebilir ama, bence 'Afife' İzmir Balesi’nin sergilediği en iyi yapım.

    AFİFELER, altın dönemde Burcu Sürmeli’yi, olgun dönemde- kırmızı dönem- Gamze Ertan’ı, sıkıntılı melankolik, mor dönemde Koza İpek’i, düşüş-gri döneminde İldem Kocakuş’u izledik. Dört sanatçının da danstaki hünerleri bir yana, tiyatral yetenekleri şaşırttı beni. Afife’nin iç dünyasını canlandıran Yasemin Altınel en başarılı performansını sergiledi bence. Eserde rol alan tüm sanatçılar için aynı şeyi söylemeliyim. Bu kadarını beklemediğimi itiraf etmeliyim.

    TURGAY Erdener’in müziği için söyleyebileceğim tek şey var. Olağanüstüydü. Bu yargılara kuşkusuz bir müzik eleştirmeni olarak değil, iyi bir izleyici olarak varıyorum. Özellikle keman sololar ve ikinci bölümde Bülent Evcil’in kanun solosuna dikkat çekmek isterim. Erdener, 'Yaşadığım çevre, onun geçmişi, ülkem, yerellik ilgimi çekiyor' diyor. Genç sanatçı yerelliği, ülkesinin özgün seslerini başarıyla taşımış müziğine. İnsanın içinden tekrar tekrar dinlemek geliyor.

    Alkışlayalım yeter

    BAHAR Korçan, moda dünyasının büyük isimlerinden. Son yıllarda dünyaca ünlü modacıların, sinema, tiyatro ve bale kostümleri yapması bu sanat dallarına çok şey katıyor. Korçan’ın giysileri, kullandığı kumaşlar son derece etkileyici. Renkler kusursuz. Alabildiğine çalkantılı, karanlıklar içinde kalmış bir yaşam, naif, kırılgan bir kadının ölümüne mücadelesi için çok isabetle seçilmiş.

    SAVAŞ Camgöz’ün sahnede yok gibi duran, ama çok şey ifade eden, büyük işlev gören dekoru için ne söylenebilir? ‘Ancak bu kadarı olabilirdi’ den başka. Koreografi için söz söylemeye kendimi yetkili görmüyorum. Ama Beyhan Murphy’nin hayalimdeki Afife’yi canlandırdığını söylemeliyim. Rengim Gökmen yönetimindeki orkestra sanırım en iyi günlerinden birindeydi. Gökmen’in özel bir büyüsü olduğuna inanırım hep, o gece bunu yine hissetmek çok hoştu.

    AFİFE, programda bale başlığı altında geçiyor ama sanırım 'Dans Tiyatrosu' demek daha doğru. Siz ne derseniz deyin. Ama mutlak izleyin. Son derece güzel ve özenle hazırlanmış program kitapçığında Haldun Dormen, Afife Jale’ye söyle sesleniyor:

    ‘‘Siz ve sizin gibilerin cesareti olmasaydı, belki de bunların hiç birini yapamayacak, bir takım karanlık düşüncelerin baskısında 'belki bir gün' diye düşler kuracaktık. Bizlere yol açmak için kendinizi hiç düşünmeden harcamanız, her şeyi göze alarak savaşmanız, bu gün binlerce Türk kadın oyuncusuna kendini kanıtlama olanağı sağladı. Bu yüzden size ne kadar teşekkür etsek, sizin için ne yapsak, yine de azdır. Sevgi ve saygılarımla. Bir hayranınız.’’

    EVET, ne yapsak az. Ama gidip ‘‘Afife’’yi izleyebilir, onu tekrar yaşatabiliriz. Biz alkışlarken o sahnenin gerisinden buğulu gözlerle bakacak ve istediği yere geldiğini görecek.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı