"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

'Hafriyatçı babalar' götürüyor

"BEN, RP kökenli bir müteahhidim. Bu iktidarın yaptıklarını anlayamıyorum. Tayyip Bey neler söylüyor, ama gerçekler böyle değil. Bizlere karşı bile iş verirken ayrımcılık yapılıyor.

İstiklal Caddesi, Bağdat Caddesi ve Eyüp’teki kaldırım ihalelerinde büyük haksızlıklar ve yanlışlar yapılıyor. Bunları gazetelerde okuyamıyoruz, ihalelerin arkasında kimler var bilinmiyor. Ceremesini gariban taşeronlar çekiyor.

Bu ayrı da, İstanbul’da hafriyatçılık yapanların neler götürdüklerini biliyor musunuz?

Şile, İhsaniye (Habipler) ve Kemerburgaz'da Büyükşehir'in belirlediği hafriyat sahalarına bir bakar mısınız?

Kaç kamyon toprak ve inşaat artığı atılıyor; kim ne alıyor, kim ne veriyor?

Kıraç ve Esenyurt belediye sınırlarının olduğu Haramidere bölgesini özellikle incelemenizi rica ederim. Doğa cinayeti işleniyor.

Bütün dereler inşaat atıkları ile dolduruldu. Burası deprem bölgesi; yazıktır...

Belediyeden yeri, kamyonu 25 YTL’ye kirala, sen de kalk 120-130 YTL'ye buraya hafriyat döktür.

Bu yerler toprak döküm yerleri olarak ruhsatlı mıdır? Emin olun değil; Büyükşehir eliyle belirlenip yandaşlara dağıtılıyor bu alanlar. ‘Büyük adamların’ çocukları da bu rantın içinde olduğunu bilin.

Bu rezaletin hesabını kim görecek; İstanbul elden gidiyor.”

 

Hemşin'e santral kurdurmayacağız

 

"HEMŞİN'de (Rize) yapılması tasarlanan ve ihalesi yapılan santral ihalesinin iptali için imza kampanyası düzenledik. Çünkü Hemşin Deresi bugüne kadar gürleyerek akıyordu, artık mahzun akıyor, ağlıyor, eğer bu santral gerçekleşirse artık akmayacak. Santralın acaba Hemşin veya Türkiye’nin enerji sorununa ne derece faydası olacak merak ediyoruz? Atalarımız 'Attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değsin' derler. Bu proje bu manada ürkütülecek kurbağa kadar değildir. Bu santral projesi Hemşin’in üzerinde oynanan bir oyundur. Böylece, dünyada 1-2 ülkede ancak var olan kırmızı benekli alabalıkların yetiştiği deremiz kuruyacak ve ilçemiz köy özelliği kazandırılarak mevcut idari durumu elinden alınacaktır. Biz bu oyunlara gelmeyeceğiz ve deremizi, çevremizi ve ilçemizi sonuna kadar sahipleneceğiz."

'Bal ve Turizm Festivali'nde Hemşinliler böyle diyordu.

Hidroelektrik santral ihalesinin iptali için her yolu deneyeceklerini söylüyorlardı.

Hemşin Belediye Başkanı Başar Cumhur, "Hemşin'de santral yaptırmamak için ben kendimi feda etmeye, siper etmeye hazırım. Siz de benim yanımda olun, arkamda olun" diyordu.

İlçenin Gito Yaylası'nın eteklerinden süzülerek gelip Kantarlı Köyü sınırları içerisinde Çüper mevkiinde Turçor mezrasından gelen dereyle birleştiği yerden 7 kilometrelik tünelle bu baraja aktarılmak istenen su ile deremizin kurumasını istemiyoruz.

Dursun Ali YILMAZ

www.pazarhemsin.com

 

 

Emekliye ilaç tasarrufu

 

Bu vebal öbür dünyada taşınamaz

 

SAYIN Tayyip Erdoğan'a müjde... 'Emeklileri toptan imha' programınız başarıyla yürürlüğe girdi.

Bir yasa çıkardınız, açlık sınırında yaşayan emeklilerin ilaçlarını da keserek onları tez elden yok etmenin yolunu buldunuz; tebrikler! Sağlık Bakanınızın kurduğu uzman (!) heyetin hazırladığı 'Ücreti Ödenmeyecek İlaçlar Listesi' genişletilerek ağustos ayında sessiz sedasız yürürlüğe kondu. Buna göre kalsiyum, grip ilaçları, beyin damarı açıcılar (Tebokan-Seromax vb.), vitaminler ve daha birçok ilacı artık devlet karşılamıyor!

Ben bir 'kalsiyum hastası'yım, günde 3 adet kalsiyum ve D vitamini almam gerekiyor. Ayrıca nörolojik hastalığım nedeniyle, ayda iki kutu Tebokan türü beyin damarı açıcı ilaç kullanmam gerekiyor. Tebokan Special'in kutusu 37 YTL, kalsiyumun kutusu 38YTL, aldığım maaş 500 küsur YTL.

Her ay maaşımın ne kadarının ilaca gittiğini yazmama gerek var mı?

Vergi iadelerimizi kestiniz, yıllık % 6 zam yaptınız, daha şimdiden enflasyon % 10'ların üstünde, şimdi de bu maaşların içinde zorunlu ilaçlarımızı ödemeye başladık. Bu yaşlıya, emekliye gerçek bir zulümdür. Hatta daha ötesi hasta, yaşlı, yoksul insanları yok etme projesidir. Bu zulümden dönülmesi için lütfen adım atınız, yoksa bu dünyada ve çok inandığınız öbür dünyada bu insanların vebalini boynunuz taşıyamayacak!

Kemalettin ÖNDER

 

Biliyor musunuz

 

CHP İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek'in, AKP Diyarbakır Milletvekili Aziz Akgül'ün kurucusu ve halen mütevelli heyeti başkanlığını yürüttüğü 'Türkiye İsrafı Önleme Vakfı'nın (TİSVA) kurulduğu tarihten bugüne kadar hangi tarihlerde teftiş edildiğini, teftiş edilmediyse bunun gerekçesinin ne olduğunu, Devlet Bakanı M. Ali Şahin'e bir önerge ile sorduğunu...

 

Gürültü'yü duyan yok mu

 

SOĞUKKUYU'nun 1 km yakınında DO Clup adında bir kulüp açıldı. Açıldığından beri sabahın erken saatlerine kadar sabah çok yüksek sesli müzik yapılıyor. Geceleri uyku uyuyamıyoruz, müzik sesinden çok rahatsız oluyoruz, sesten evimizin camlarının sallandığını hissediyoruz. Uyumak mümkün değil. Osmangazi'ye bağlı Hürriyet Karakolu'na ve Bursa Emniyet Müdürlüğü'ne durumu bildirdik; ama müzik yayını devam ediyor. Bu müzikli eğlence yerlerinin bir tüzüğü yok mu? Herkes istediği kadar gürültü çıkarıp semt sakinlerini rahatsız edebilir mi? Bursa İl Çevre Müdürlüğü bu sesleri hiç duymaz mı?

F.D.-BURSA

 

Televizyonlara bir öneri

 

İZMİR, Karşıyaka Yalı Caddesi, Tersane girişindeki Pizza-Pizza'nın önünden karşı yola kadar yapılmış olan (caddeyi boydan boya) demir ızgaralar yerlerinden oynamış ve tam 6 aydır her vasıta geçişinde demirden bir bidona balyozla vurur gibi ses çıkarmakta. Defalarca telefonla belediye yetkililerine bildirmemize rağmen bu konuda hiçbir şey yapılmamıştır. Medyaya sesleniyorum, oraya lütfen mikrofonunuzu tutun ve her vasıta geçişteki o ızgaralardan çıkan sesleri TV'den yayınlayın.

Gürkan ÜNVERİCİ

gurkanecz@hotmail.com

 

Yap-boz

 

UNKAPANI-Bozdoğan Kemeri arasındaki yolun ortasında bulunan yolu ayıran yeşil alan bundan iki hafta önce kaldırıldı. Bordür ve parke taşları döşendi; şimdi de parke taşlarını kaldırıyorlar.

Yap-bozla sarf edilen emek ve malzemeye yazık değil mi?

Ahmet S.

 

Mesaj Panosu

 

- DANIŞTAY saldırganının ilköğretim müfettişi (eğitimci!) babası İdris Arslan'ın sözleri, ilköğretim kurumunda görevli bir eğitici olarak beni çok daha farklı bir şekilde kaygılandırıyor. Sizce bu müfettiş, öğretmenleri değerlendirirken ne tür kriterler kullanıyordu?

Işıl KÜÇÜK

- 21 Ağustos'a kadar sürecek "3. Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali" çerçevesinde UNICEF işbirliğiyle yardım konseri düzenleniyor. Eklisia Müzik Merkezi'nde 17 Ağustos 21.30'da yapılacak ücretsiz konser sonrasında Lübnan'daki çocuklara ulaştırılmak üzere UNICEF'in gönderdiği bağış sandıkları bulunacak.

- HAZNEDAR Mahallesi, Bağcılar Caddesi üzerinde bulunan parkecilerden  bıktık. Sokak babalarının malı imiş gibi araçlarıyla tüm sokakları işgal ediyorlar. Kapılarımızın önüne 'park edilmez' levhaları koyuyorlar. Aracımızı park edecek yer bulamıyoruz.

Mahalle sakinleri

- EMEKLİ polis memurları kimliklerini gösterip tüm toplu taşıma araçlarından ücretsiz faydalanıyorlar. Şayet emekli 'güvenlik' mensuplarına böyle bir hak tanınmışsa, biz asker emeklilerine neden böyle bir hak tanınmıyor?

Nevzat ACAR

 

Müdürümüzü istiyoruz

 

1974 yılında Profilo Barış İlkokulu adı ile eğitim öğretime açılan okulumuz, 1999-2000 eğitim öğretim yılından bu yana Türkiye çapında sayıları 14’ü bulan Etüt ve Beslenme İlköğretim okullarından biri olarak Atatürk İlke ve İnkılapları, Türk Milli Eğitimi’nin temel ilke ve amaçları doğrultusunda geleceğimiz olan çocuklarımızı çağın gereklerine uygun olarak yetiştirmek ve hazırlamak üzere tüm kadrosu ile en başarılı hizmeti verme yarışındadır. Bu yarışta, paydaşlarının arasında en ön saflarda yer almaktadır.

Takdir edersiniz ki, başarının en önemli ayaklarından en başta geleni yaşanılan ortamda rahat, mutlu ve huzurlu olmaktır. Hele bunu çocuklar açısından düşündüğünüzde huzurlu ortamın önemi daha bir önemli olur.

Okulumuz 20 derslikli şirin bir okuldur. Fiziki koşullarının arzu edilen seviyede olmamasına karşın, bahçesinden dersliğine, öğretmenler ve yönetim odalarına kadar huzur ve güven doludur. Zira, şirin okulumuzda asıl unsur olan insana çok önem verilir, saygı duyulur. Okula gelen herkes önem, saygı ve sevgi görür. Hiçbir sorunuz cevapsız kalmaz. Hele çocuklarımız orada el üstünde tutulurlar. İlgi, yetenek ve becerilerinin öne çıkarılması ve geliştirilmesi en temel ilke ve amaçlar arasındadır.

Bir anne-baba okuldan başka ne ister ki!

Fiziki mekanı istenilen ölçüde olmayan bu şirin okulda eldeki tüm araç, gereç, malzeme, mekanlar en verimli şekilde kullanılır.

Gelişme ve büyüme, mevcut koşulları en verimli şekilde ve maksimum derecede değerlendirmekle başlar. Geleceği iyi görmek ve geleceğe hazırlanmak uzun vadeli strateji ve bu stratejiyi hayata geçirmek için doğru taktikler uygulamayı gerektirir. Bu vizyon demektir.

Okulumuzda her sınıfımızda televizyon, DVD/ VCD ve bilgisayarlardan yararlanılmaktadır. Kısa zamanda her dersliğimiz birer bilgi teknolojisi sınıfına dönüştürülmüştür. Hatta daha ileri gidilerek, okulumuzun web sayfası üzerinden çocuklarımıza Milli Eğitim Bakanlığı eğitim müfredatına uygun olarak kesintisiz 24 saat eğitim desteği verilmektedir. Daha ileri eğitim teknolojileri kurulması ve çocuklarımızın hizmetine sunulması planlanmıştır, uygulamaya konulmayı beklemektedir. Bu planlamanın ertelenmesinin nedenini son paragrafta bulacaksınız.

Yukarıdaki amaçları gerçekleştirmeyi başarmak doğru liderlikle mümkündür. Bu da Okul Müdürünün sahip olduğu geniş vizyonla, yaşama bakış açısıyla, teknoloji ile eğitim öğretimi buluşturması, sürekli yenilik yaratması, öğrenci, öğretmen, okul personeli hatta biz anne ve babalara sunduğu inanılmaz imkanlarla mümkün olmuştur.

Pek çok proje üzerinde çalışmalar yapan Okul Müdürümüzün tam da beklenen noktaya gelindiği şu aşamada 5 yılını doldurmuş olmasın gerekçesi ile görev yerinin değiştirilmek istenmesi belki de görevden alınmak istenmesi her şeyi olumsuz yönde etkileyecektir. Okulumuz, varılan noktadan geriye gidecek, bu durumdan en çok çocuklarımız zarar görecektir.

Okul Müdürümüzün yerine gelecek kişi kim olursa olsun yapılan yenilikleri ve kazanımları, hedeflenen noktayı asla yakalayamayacaktır.

Bizler biliyoruz ki ;başarmak sevgi, hoşgörü ve ileriyi görmekle mümkündür.

Sevgi emek ister!

Ama bu emeğin 5 yıllık bir süreyle kısıtlanması da haksızlıktır.

Profilo Barış İlköğretim Okulu velileri olarak diğer okul velilerinin de aynı düşünceyi paylaştığına inanıyoruz. Okul Müdürümüze sahip çıkmak istiyoruz. Sesimizi duyurmak, yanlış verilecek çok önemli bir kararın önünü kesmek istiyoruz.

Sayın Köşe Yazarları, lütfen bu konuyu köşelerinizde işleyin!

Sayın Sivil Toplum Örgütleri, biliyoruz ki bu konuya sizler de duyarsız kalamazsınız!

Çocuklar bizim geleceğimiz. Geleceğimizi teminat altına almak istiyoruz.

Hedefimiz belli!

Ulaşmak zor değil…

Desteklerinizi bekliyoruz.

Profilo Barış İlköğretim Okulu Velileri

 

Ataşehir projesi neden rafa kaldırıldı

 

TOKİ'den şu konular hakkında açıklama bekliyoruz:

- 3 yıl önce İstanbul'daki öğretmenlere Ataşehir'de ucuz konut yapacağız diye talep listesi toplandı. Ne oldu da vazgeçildi? Ataşehir rant yeri diye proje niçin rafa kaldırıldı?

- İstanbul halkının %45'i kiracı, ev sahibi olmak için imkanı yok. TOKİ, Ağaoğlu, Simpaş gibi müteahhitlik firmaları ile kaynak geliştirme bahanesiyle

yarışıyor. Alt ve orta tabaka unutuluyor. 3000 konut yapmakla milleti kandıramazsınız. İşte Paşaköy'de (Kartal) 1,5 milyon m2 arazi, Ağaoğlu lüks konut için arsa satıyor? Lüks konutu tüm müteahhitler yapıyor, TOKİ niçin garibanı unutup zenginlere hizmet ediyor? Zengin her yerden daire, villa alır. Arsası devletten bedava, zenginlere konutlar...

- Yaptığınız ucuz konutlar niçin dökülüyor? Ehli olmayanlara mı iş veriliyor?

- Anadolu'da nüfusu hiç artmayan ilçelere konut yapılıyor da niçin gerçek ihtiyacı olan İstanbul'a yapılmıyor?

Nihat BAYSU

toroslu21@yahoo.com

 

THY'den yakınmalar sürüyor

 

- İKİ senedir THY' de neler oluyor dedik... Vatan'ın pazar günkü ekinde okuduk. Bu nasıl iştir? Uçağı kaldıracak adamı, harekatçıyı terzi kalfasından seçmişler. Şirket batıran adamı Genel Müdür Yardımcısı yapmışlar. Uluslararası kargo taşıma kurallarına (dangerous goods materials) uymuyorlar. Eksik kadro uçuyorlar. Tecrübeli insanları çıkartıp, tecrübesiz adam alıyorlar, mesleki bilgiye önem vermiyorlar. 5 sene üniversitede konusu ile ilgili dirsek çürütün gençler yerinemeslek lisesi mezunlarını alıyorlar. Yakında bunlar oto tamircilerini de uçak teknisyeni alıp uçak tamir ettirirler. Kendi köylüleri de hosteslik yapar uçaklarda

uçaklarda artık...

Uluslararası Sivil Havacılık Kuralları’na göre ayda maksimum 110 saat uçurulabilir bir uçuş personeli; Kaptan-pilot-kabin memuru/amiri... İsteyen şirket 50 saat de uçuş verebilirpersoneline ama bu asla 110 saati geçmez. olamaz. Ve bu 110 saatlik uçuş süresi uçağın motor açıp-motor kapatma arasındaki, yani sadece uçuş sürelerini kapsar. Evden çıkış (serviste-yolda

gecen süre) süreleri buna dahil değildir, havaalanında bekleme sürelerini de kapsamaz.

1 aylık eğitim yerine 3 günlük eğitim verip çocukları göreve gönderiyorlar. Kabin ekibinin 1 numaralı görevi hizmet değildir, güvenliktir. Herhangi bir acil durumda müdahale edebilmektir. Hizmet rekabetten doğan ek bir hizmettir. ‘Hangi içki hangi bardakla servis edilir’in dışında uluslararası bazda ilk yardım eğitimi almış olup, kalp masajının ve suni teneffüsün nasıl yapıldığını da bilen, doğum olayına bile hazırlıklı yetişen personeldir kabin personeli... Tabi ki 3 günlük eğitimle değil.

Pınar BENER

 

- GEÇEN hafta İstanbul aktarmalı İngiltere-Ankara uçağına bindim. Pilotun gecikmesinden dolayı uçağa geç bindik. Ankara'ya geldiğimizde çoğumuzun bavulları gelmemişti. Sabaha kadar bavullarım bulunamadı. Geldiğinde ise eşyalarım eksik, kırık ve patlamış olarak çıktı. Eeee ne de olsa burası Türkiye; bu da THY...

Özlem ŞENEL

X