Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hafif Bir Otistiğim. Imza: Celal Şengör

Bugün biraz ezber bozalım

Otistik spektrumdaki çocukların toplumsal tehdit olarak algılanmasını eleştirdiğim yazımın ardından çok sayıda mail aldım. Ancak bir tanesini beni çok şaşırttı. Öyle ki maili ve gönderen kısmını bir kaç kez okumak istedim.

Gönderen 1999 depreminde tanıdığımız jeoloji profesörlerinden Celel Şengör. Şaşırmayın sebebi mailin konu kısmındaki hafif otistik tanımıyla kendisini bir anda bağdaştıramamış olmam sanırım. Aynen şöyle diyordu Celal Hoca:

" Aylin Hanım, Otizm tehdit olmamakla kalmaz, bazı hallerde büyük bir avantaj olur. Temple Grandin adı her otizmli insanın bilmesi gereken bir isimdir. Ben bir isim daha ekleyeyim: kendim. Ben de hafif Aschberger ile teşhis edilmiş bir insanım. Ve bu özelliğime şükran borçluyum. Otistik olmasaydım bilimde elde ettiğim başarıları elde edemezdim. "

Bir dakika, bir dakika Asperger Sendromu teşhisi mi? Yani otistik spektrumdaki en şanslı gruptan mı bahsediyoruz? Evet. Şanslı ve akademik başarıları yüksek, özel gereksinimli insanlardan bahsediyoruz.

Önce belirtilerine bakalım: Asperger Sendromu Belirtileri

- Göz temasının az olması, hiç olmaması ya da kalitesiz olması..Göz temasından kaçınma.

- İletişimin sözel ve sözsüz mesajlarını değerlendirmede güçlük.

- Arkadaş edinemede ve/veya arkadaşlığı sürdürmede güçlükler..arkadaş gruplarına girememe.

- Anlam ve bağlam dışı konuşma (Örneğin: + bugün piknik yapalım mı? - (AS'li birey): Anatosaurus, 60 milyon yıl önce yaşamış bir dinazor türü.

-Sınırlı ilgi alanı, aynı konuda yıllarca süren bitmek bilmeyen merak, takıntı derecesinde ilgilenilen konular..

- 5 duyu ile ilgili (ışık,ses,koku,tat ve dokunma) hassasiyetler ve/veya 5 duyu ile ilgili uyaranlara düşkünlük.

- Yüz ifadesinde, vücut duruşu ve tavırlarda uygunsuz/garip haller. Birisiyle konuşurken yan durması

- Fantastik hayal dünyası.


- Tekrarlayan hareket ve jestler, stereotipiler.. (Bir nesne ya da kendi etrafında dönmek, sallanmak,el - parmak hareketleri,yandan bakışlar,vb.)


- Ortamın/topluluğun ortak duygusunu/ruhunu hissetmede, sezmede güçlükler ve buna bağlı davranış problemleri..(Örneğin cenaze evinde şarkı söylemek)


- Literal algı (Mecazi anlamları algılayamamaya dair bir diyalog: + bugün çalışmaktan kafam patladı. - (AS'li çocuk karşısındakinin başına bakarak:) ama kafan patlamamış!?)


- Tekdüze ve monoton konuşma kitaptan pasajlar okur gibi ezber konuşma.

- Ergenlik çağında sıkça karşılaşılan depresyon.

- Matematik, Fizik,Kimya vb.kapalı uçlu bilimsel konulara eğilim

- Bazı objelere,nesnelere,eşyalara aşırı düşkünlük... Nesneyi yanından ayıramama, dışarı çıkarken dahi yanında bulunmasını isteme...

Kaynak: ASPERDER Asperger Derneği

Bu belirtilerinin en az %70'inin görülmesi dahilinde Asperger Sendromu' ndan bahsedilebilir. Ancak iş teşhisle kalmıyor. Kabulleniş sürecinin ardından dikkatli ve yoğun bir eğitim ile Asperger Sendromlu bireyler pek çok özelliği deengeleyerek çok rahat toplumsallaşabiliyor, akademik başarılar elde edebiliyor.

Tıpkı Prof.Dr. Celal Şengör gibi... Kendisi de özelliğine şükrediyor.

Maile devam edelim.

Türkiye'deki çok ciddi sorunlardan birine yani "kendini keşfetme ve meslek seçimine" işaret eden cümleler var.

" Otizm bir hastalık değil, bir yapılanma değişikliğidir vücut içinde. Bu değişiklik bazı becerileri bastırırken, değerlerini arttırır. Her otistik kişi, bastırılan becerilerine üzülmek yerine, arttırılan becerilerinden yararlanmayı öğrenmelidir."

"Toplumun otistik kişilere tepkisini de normal karşılamak gerekir. Neden? Çünkü toplumun ekseriyeti çok sıradan insanlardan oluşur."

Sevgi ve saygıyla

Celal

Kendisine bu samiyeti için, çok özel ve önemli paylaşımı için buradan teşekkür etmek istiyorum.

Asperger Sendromu'nun doğru eğitim ve yönlendirmeyle ne gibi güzel sonuçlar yaratacağı yukarıdaki cümlelerle ortada. Yalnız son cümlelere başka bir yorum getirmek gerekiyor. Toplumun genelinin ne düşündüğü benim için çok önemli değil. En azından eğitimcilerin, gazetecilerin ve devlet yetkililerinin bu konuda bir aydınlanma yaşaması şart.

Yıl olmuş 2014, koskoca kolejler otizmli çocukları kabul etmiyor. Sorsan vizyonumuz çağın ötesinde derler. Medya sıradan bir dil kullanıyor. Özel eğitimden sorumlu genel müdür "ben bu işten anlamam, ben matematikçiyim" diyebiliyor.

Yıl olmuş 2014 insanlar ezbere yaşamaya devam ediyor.

Celal Şengör gibi iç dünyası ve akademik hayatı başarılarla dolu insanları tanımaya çok ihtiyacımız var. Ezberleri bozmak için!

X