"Melike Karakartal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melike Karakartal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melike Karakartal

Hadise’nin İstiklal Marşı oldu mu?

Oldu tabii! Neden olmasın?

Tamam, marşın bazı bölümleri hassas müzik kulağına sahip olanları biraz rahatsız edebilir ancak “kepazelik” kısmını anlamakta zorlanıyorum.

Bangır bangır yankı yapan koca stadyumda, şarkıcı adamakıllı kendini duymazken, üstelik arkasında orkestra olmadan ondan kusursuz performans bekliyorsanız imkansızı istiyorsunuz demektir.

Maçlardan önce ünlü bir müzisyene marş söyletme geleneğinin anavatanı Amerika Birleşik Devletleri’nde bulabileceğimiz binlerce “kepazelik” örneğinden birkaçını dinledim.
Benzer bir yorum -hatta “cover” diyelim, ama çok, çok fenası- Jessica Simpson’dan gelmiş bir vakit.
Çok kaydırma yapmış, haykırmış, tutturamamış, vs. ancak sadece “kötü” yorumu almış, mesele kapanmış.
Kimsenin olayı “saygısızlık” boyutuna indirgediği yok.
Sahi, neden saygısızlık olsun ki?
Aynı marş, yıllar önce bir maç öncesi stadyumda, orkestra eşliğinde Whitney Houston tarafından seslendirilmiş. Kesinlikle dinlemelisiniz, müthiş.
Hadise’nin de orkestra desteği olsaydı, eminim performans açısından ondan aşağı kalmazdı...
Yalnız Hadise’nin bir türlü düzeltemediği “tüm e’leri kapalı e sesiyle okumak” konusuna biraz kafa yorması gerekiyor.
şarkılarında kulağa zaten yeterince batıyordu, marşta daha da fena geliyor o “iieee” sesi.

Amerikan Milli Marşı’nın “rock hisli” versiyonu ise Aerosmith’in solisti Steven Tyler’dan gelmiş.
Bakınız, yıllardan beri bağırıp sesini cazırdatmaktan boğazı tahriş olmuş bir arkadaştır Steven kardeşim.
Kendisinin, 2002’de hayır amacıyla oynanan bir hokey maçı öncesinde, sesini çatlata çatlata Amerikan milli marşını söylediğini görüyoruz:
Önce düz, süslemesiz, cazırdamasız, ouu yeeeaaa’siz söylüyor ancak sonra öyle bir coşuyor, bağırıyor ki durdurabilene aşk olsun.
Salonun nasıl delirdiğini siz tahmin edin.

Düşünüyorum da, bizim marşımızı Teoman söylese, aynen Tyler gibi coşturmayı becerse, eminim müzik eleştirmenlerinin ve medyanın içine atom bombası atılmış gibi olur.
Bir de sözleri unutursa tamam. Yüz yirmi gün bunu konuşuruz artık.

Bu işlere biraz geniş bir perspektifte bakmak lazım galiba.
Ne var Allah aşkına Hadise’nin yorumunda?
Hem İstiklal Marşı söylemek birilerinin tekelinde mi, söyleyecek tabii!
Hatta diyorum ki, bu maç öncesi marş meselesi onunla kalmasın, Ajda Pekkan da söylesin, Mor ve Ötesi de söylesin, Sertab Erener de söylesin, Orhan Gencebay da söylesin...

Ha, yok, ıstiklal Marşı’nı sadece korolar, büyük kalabalıklar, pazartesi sabahları okullarda öğrenci grupları ve Hakan Aysev söylemelidir diyorsanız, ben orasını bilmem.

Kapat memelerini, kimse görmesin...

Demet Akalın’dan fotoğrafta memelerini photoshop’la kapatması istendi biliyorsunuz. O da havalimanının reklam işlerini alan şirketin isteği doğrultusunda nispeten “usturuplu” olan fotoğraflar hazırlattı.
Sebebi de fotoğrafın Ramazan ayında da orada duracak olması.
Pardon da, havaalanında bulunan erkek yolcular “memeli” olan fotoğrafı görünce erekte mi olacaklarmış?
Yoksa bu fotoğraf dayatılmaya çalışılan “ahlak”a uygunsuz mu kaçmış?
O görüntü ayıp mı sayılırmış?
Yoksa toplumun yapısına aykırı mıymış? Hangisi gerçek sebep?
Kadın bedeni çevresinde dönen bir ahlak mekanizmamız var ya, işte ben en çok buna deli oluyorum...
Üstü çıplak erkek için de aynı muameleyi yapacaklar mı, sormak lazım.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI