Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hadi Uluengin: Şımarık referandum

Hadi ULUENGİN

N'APALIM sağlık olsun, önceki gün yapılan referandumda Danimarkalılar bu defa da ‘euro’ya hayır dediler.

‘Bu defa’yı bilhassa vurguluyorum, zira 1992 yılındaki halkoylamasıyla da AB'nin temel direğini oluşturan Maastricht Antlaşmasına ‘niet’ çekmişlerdi.

Eh adı üzerinde halk, üstelik egemenlik milletindir, kim ne karışabilir!

Ancak tabii ki dobra dobra fikir beyan edeceğim ve anında da ‘şımarıklar’ damgasını basacağım.

Yalnız şımarıklıkla kalsa yine iyi, aynı zamanda ‘bencillik’ !

* * *

EVET, Danimarka ahalisinin ‘Euroland’ denilen tek para birimi coğrafyasına katılmayı reddetmesi hem şımarıklıktan, hem de bencillikten kaynaklanıyor.

Bunlar şımarık, çünkü bulmuşlar ‘İnayetli Devlet’in bol keseden dağıttığı erken emeklilik, bedava sağlık, dolgun işsizlik sigortalarını, ‘euro’ya dahil olursak artık böyle rahat ense yapamayız korkusuyla ‘hayır’ oyu atıyorlar.

Bunlar bencil, zira, tıpkı aynı Viking sülalesinden inen ve AB üyeliğini bile kabullenmeyen Norveçliler; veya, kerhen üye olsalar dahi yine ‘euro’ya katılmayan İsveçliler gibi, Karun zenginliklerini kimseyle paylaşmadan kendi küçük ve taşralı dünyalarının güvenliğinde yaşamak istiyorlar.

Yaşayın bre !

Soğuk fiyordlarınızda, ruhsuz şehirlerinizde, buzul kadınlarınızda zerre kadar gözüm varsa namerdim...

Hepsini başınıza çalın ve mikrokozmos aleminizde yüz yaşına dek yaşayın!

Fakat benden söylemesi, kendi düşen ağlamaz...

* * *

BAKMAYIN siz, evet bugün gülüyorlar ama bunlar eninde sonunda ağlayacak!

Doğru, Danimarkalılar ‘euro’ sistemini benimsemekle ‘İnayetli Devlet’ten yuttukları lokmayı şimdilik sağlama aldılar. Ancak, sadecene şimdilik!

Bunların ufku Baltık Denizi'nin kesif sisleriyle sınırlı olduğundan yalnız burunlarının ucunu görebiliyorlar ve geleceğe derin perspektifle bakamıyorlar.

Oysa, hesap kitap meydanda, Kopenhag'ın tek para birimi dışında kalması orta vadede krona spekülasyonu; dolayısıyla faiz hadlerinin yükselmesini; dolayısıyla da işsizliğin tırmanmasını ve bütçe açığının artmasını getirecek.

‘Avrupa ütopyası’ndan uzaklaşmak da toplumsal yalnızlıkları pekiştirecek.

Mehel olsun, Dimyat'a pirince gidenler evdeki bulgurdan olacak...

* * *

ÖTE yandan, nüfusu dört milyoncuk falan ama Danimarka'nın ‘euro’ya ‘hayır’ demesinin AB bütünü üzerinde genel etki yapmasını beklemek gerekiyor.

Büyük ihtimalle gelecekteki İsveç referandumu da aynı sonucu vereceğinden, daha şimdiden tahminde bulunabiliriz ki, Ortak Pazar bundan sonra ‘çok vitesli’ tabir edilen parkura doğru gayet ciddi bir kavis çizecektir.

Yani, parasından ordusuna, siyasetinden ekonomisine hemen her alanda içiçe geçmiş ve sınırlı sayıdaki ülkeler grubunun oluşturacağı bir ‘çekirdek nüve’; onun etrafında da, karınca kararınca ilerleyecek başkentlerin yer alacağı ve ‘serbest mübadele birliği’ özelliği ön plana çıkacak daha bir geniş halka...

Bana sorarsanız böyle bir gelişme Türkiye'nin muhtemel üyeliği açısından olumludur ve Danimarka'nın ‘hayır’ında bizim açımızdan hayır vardır.

Bu konuyu başka bir yazıda işleyeceğim...

X